|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 669 Hüküm no: 472 Orijinal metin no: [111a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ali Ağa b. Rıdvan’ın, merhum Mehmed Kapudan’ın varislerine vekil olup, varislere intikal eden akçeleri ilgililerden tahsil ettiği
Hâlâ medîne-i Rodosˈda icrâ-yı ahkâm-ı şer‘iye eden zahrüˈl-kuzât Sâdık Mehmed Efendi b. Ziyaeddin b. Hızır kıbelinden imzâsıyla mümzâ ve hatmiyle mahtûm ve târih-i kitâb senesi şehr-i Muharremiˈl-harâmıˈnın onuncu günü târihle müverrah kitâb-ı naklî vârid olup mazmûnu medîne-i Rodos mahallâtından Hüdâî mahallesi sâkinelerinden Âişe bt. Mehmed ve Sâliha ve Saime bt. Yusuf Kapudan ve Hadîce ve Hacer binten Mehmed ve binten Mehmed nâm hatunlardan meşhûretü aniˈl-beyân vechi üzre da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iye ile mesbûk ve istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-ı Müslimînˈden olup biz menzil-i mezbûre sâkinlerinden Sunullah b. Yusuf Ağa b. Abdullah ve İvaz b. Muharrem b. Receb ve el-Hâc Abdi b. el-Hâc Mehmed b. Abdi nâm kimesneler nakl ve tahvîl içün mahâll-i harc u ta‘dîle hâzırûn olup bundan akdem Karadenizˈde fevt olup muhallefâtı İstanbulˈda mahmiye-i Galata muzâfâtından Kasımpaşaˈda sâkine zevcesi yedine mazbût olan Mehmed Kapudan b. Yusuf Kapudan nâm müteveffânın merkūme Âişe vâlidesidir ve mezbûre Sâliha li-ebeveyn karındaşıdır babaları ismi Yusuf Kapudan ve anaları mezbûre Âişeˈdir ve mezbûre Sayme li-eb karındaşıdır babaları ismi Yusuf Kapudan ve mezbûretân Hadîce ve Hacer ve gāibe aniˈl-meclis hâlâ İstanbulˈda olan İvaz ile li-üm karındaşlarıdır anaları ismi mezbûre Âişe ve maskat-ı re’sleri medîne-i mersûmedir müteveffâ-yı mezbûrun verâseti müsteşhedât-ı merkūmâta münhasıra olup bunlardan gayrı vâris olduğu ma‘lûmumuz değildir muhallefâtına vâzi‘uˈl-yed olanlardan bunlar içün hak vardır biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinden sonra ba‘de ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâki‘ oldukdan sonra müsteşhidât-ı merkūmân meclis-i şer‘-i hatîr ve lâzımüˈt-tevkīrde ve bâ‘isüˈl-hurûf medîne-i mezbûre sâkinlerinden fahrüˈl-akrân Ali Ağa b. Rıdvan nâm kimesneyi her biri müstehak oldukları hisse-i şer‘iyelerin da‘vâ ve taleb ve ahz u kabz ve îsâle mütevakkıf olan umûrun cümlesine vekîl ve nâib-i menâb nasb eylediklerinde ol dahi vekâlet-i merkūmeyi kabûl ve mûcibi ile edâyata‘ahhüd eylediğini hâvî bulunmak vekîl-i mezbûr Ali Ağa meclis-i şer‘de müteveffâ-yı mezbûrun ber-vech-i metrûkesi olup terekesine vâzi‘uˈl-yed olan [111b] Âişe bt. Elvan Kapudanˈın vekîl-i müsecceli Ahmed Ağa b. Ali Ağa mahzarında biˈl-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müvekkilelerim mezkûrânın ve ber-mûceb-i defter-i kassâm-ı askerî hisse-i şer‘iyelerine vekîl-i merkūm Ahmed Ağaˈdan taleb ederin deyü târih-i mezbûr ile müverrah ve mûmâ-ileyh Sâdık Mehmed Efendi imzâsıyla mümzâ ve hatmiyle mahtûm kitâb-ı şerîfle ibrâz ve vekîl-i merkūm Ahmed Ağa muvâcehesinde feth ü kırâet ve istintâk olundukda vekîl-i mezbûr Ahmed Ağa da‘vâsında müvekkilesi mezbûre Âişeˈnin zevci müteveffâ-yı mezbûrun terekesine vâzi‘uˈl-yedini ikrâr lâkin kitâb-ı mezbûrun müşârün-ileyh Sâdık Mehmed Efendi kıbelinden vürûdunu inkâr edicek vekîl-i merkūm Ali Ağaˈdan kitâb-ı mezbûrun merkūm Sâdık Efendi kıbelinden vürûduna beyyine taleb olundukda şuhûd-ı tarîkden Hüseyin Kapudan b. Şa‘bân ve Zülfikar b. Abdülmennan nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-hakīka kitâb-ı mezbûr müşârün-ileyh Sâdık Mehmed Efendi kıbelinden vârid olup ve bizim huzûrumuzda imzâ ve mühürlenüp imzâ ve hatimle bizi işhâd etmekle hâlâ biz dahi kitâb-ı mezkûrun mûmâ-ileyh Sâdık Mehmed Efendi kıbelinden vürûduna şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde isre-ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle ba‘deˈl-hükm vekîl-i mezbûr Ali Ağa vekîl-i merkūm Ahmed Ağa mahzarında biˈl-vekâle ikrâr ve takrîr-i kelâm edip ma‘rifetleriyle mezkûrânın ber-mûceb-i defter-i kassâm-ı askerî hisse-i şer‘iyeleri olan cem‘an doksan iki bin akçeyi vekâletim hasebiyle vekîl-i mezbûr Ahmed Ağa yedinden biˈt-tamam veˈl-kemâl alıp kabz edip defter-i kassâmda olan hakları müvekkilelerimin bir akçe ve bir habbe hakları bâkī kalmadı dedikde gıbbeˈt-tasdîkiˈş-şer‘î mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fî-gurreti Saferiˈl-hayr li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: Rodoslu Mustafa Ağa b. Ahmed Ağa müteferrika-i dergâh-ı âlî çorbacı, Cafer Bey b. Ahmed Bey, el-Hâc Pîrî b. İbrahim, İbrahim Efendi tevâbi‘i kassâm, İsa b. Halil ve Hüseyin Çelebi b. ( ).
|