|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 675 Hüküm no: 479 Orijinal metin no: [112b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ahmed Kapudan’ın varislerinin, vekil Ramazan Çelebi’yle esir bahaları ve terekeye dair diğer hususlarda açtıkları davada sulh yoluyla anlaştıkları
Mahmiye-i Galata hâricinde Dibek mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Ahmed Kapudan b. Sipâhîzâde Kapudan nâm kimesnenin verâseti zevce-i metrûkesi Gevher bt. Fethullah ve sagīr oğlu Mehmed ve sagīre kızı Hadiceˈye münhasıra olup kableˈl-kısme mezbûr Mehmed dahi fevt olup verâseti anası mezbûre Gevher ile li-ebeveyn kız karındaşı merkūme Hadiceˈye münhasıra oldukdan sonra mezbûre Gevher ile merkūme Hadîce meclis-i şer‘de mahmiye-i mezbûre hâricinde Şahkulu mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Kaymak Mehmed Kapudan b. Rıdvan Kapudanˈın verâseti zevce-i metrûkesi Âişe Hanım bt. Mehmed ile anası Hadîce bt. Hasanˈa münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra mezbûretânın vekîl-i müseccelleri olan Ramazan Çelebi b. Yusuf mahzarında her biri ikrâr ve takrîr-i kelâm [kelâm] edip müteveffâ-yı mezbûr Kaymak Kapudan mukaddemâ mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûr Kapudanˈın bi-gayr-ı vech-i şer‘î evsâfı ma‘lûme yedi nefer gulâmı ile üç yüz esedî guruşunu alıp kableˈl-ahz veˈl-istifâ fevt olup verâseti bize münhasıra olmağla sâlifüˈz-zikr gulâm ve meblağ-ı mezbûr vekîl-i merkūmdan da‘vâ ve taleb eylediğimizde ol dahi inkâr etmekle beynimizde münâza‘ât vâkıʻa olmuş idi elhâletü hâzihî tavassut-ı muslihîn ile vekîl-i mezbûr benimle an-inkâr iki yüz yetmiş esedî guruş üzerinde inşâ’-i akd-i sulh eylediklerinde biz dahi sulh-ı mezbûru kabûl ve bedel-i sulhmeblağ-ı mezbûr iken altmış beş esedî guruşa vekîl-i merkūm Ramazan Çelebi yedinden biˈt-tamam ahz u kabz edip mâ‘adâsı da‘vâsından müvekkiletân-ı mezbûretânın zimmetlerini ibrâ-i âm ile ibrâ ve ıskāt eylediği min-ba‘d müvekkiletân-ı mezbûretân ile zikrolunan yedi nefer gulâm ile meblağ-ı mezbûra müte‘allika vechen mineˈl-vücûh da‘vâ ve nizâ‘ım kalmadı dediklerinde gıbbeˈt-tasdîkiˈş-şer‘î mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈs-sâbi‘ min-Saferiˈl-hayr li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: Hasan Efendi b. Abdülgaffar, Hasan Beşe b. Mehmed, el-Hâc Ali b. Mehmed, Küçük Mehmed Beşe b. Mustafa, Ömer Efendi b. Ali, Ali Bey b. Halil, Hüseyin b. Ali
Üzerine inşâ-i akd-i sulh eylediklerinde biz dahi sulh-ı mezbûru kabûl ve bedel-i sulh-ı meblağ mezbûr sah
|