.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 682
Hüküm no: 486
Orijinal metin no: [113b-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mehmed Baki’nin oğluna vasî olan Hasan Efendi’nin, merhum Kaymak Kapudan’ın zimmetindeki alacağını varislerden talep ettiği

Mahmiye-i İstanbulˈda Soğan Ağa mahallesi sükkânından iken bundan akdem vefât eden Mehmed Baki nâm kimesnenin sulbî oğlu Ömer nâm sagīrin vasî-i muhtârı fahrüˈl-eşbâh el-Hâc Hasan Efendi b. Zülfikar meclis-i şer‘de mahmiye-i Galata hâricinde Şahkulu mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Kaymak Kapudan bt. Rıdvanˈın verâseti zevce-i metrûkesi Âişe Hanım bt. Mehmed ile vâlidesi Hadîce Hanım bt. Hasanˈa münhasıra olduğu şer‘an zâhir oldukdan sonra mezbûrenin [114a] vekîl-i müseccelleri olup merkūm Kaymakˈın terekesine biˈl-vekâle vâzi‘uˈl-yed olan Ramazan Çelebi b. Yusuf mahzarında biˈl-vesâye üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip vasîsi olduğum sagīr-i mezbûrun mâlından müteveffâ-yı merkūm Kaymak Kapudan biˈl-vesâye beş yüz yetmiş esedî guruş ikrâz ve teslîm ol dahi istikrâz ve kabz ettikden sonra eşyâ-i memlûkesinden yüz elli zirâ‘ dîbâ ve hâre ve iki yüz elli zirâ‘ atlasını rehn vaz‘ ve teslîm ve ben dahi ba‘deˈl-irhân veˈl-kabz hâl-i hayatında vech-i muharrer üzere sagīr-i mezbûrun mâlından benim yedimden meblağ-ı mezbûru istikrâz ve kabzını huzûr-ı Müslimînˈde ikrâr ve işhâd dahi etmekle hâlâ terekesinden olmak üzere vekîl-i mezbûrdan meblağ-ı mezbûru biˈl-vesâye taleb ederim suâl olunsun gıbbeˈs-suâl veˈl-inkâr ve gıbbeˈt-talebiˈl-beyyine udûl-ı ricâlden Küçük Mehmed Beşe b. Mehmed ve Halil b. Hasan nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-hakīka müteveffâ-yı merkūm Mehmed Kapudan hayatında sagīr-i mezbûrun mâlından vasî-i mezbûr el-Hâc Hasan Efendi yedinden meblağ-ı mezbûr beş yüz yetmiş esedî guruş istikrâz ve kabz edip mârrüˈz-zikr dibâ ve hâre ve atlasımı vasî-i mezbûr yedine rehn vaz‘ ve teslîm ol dahi irhân ve kabz etmişdi deyü huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde isre-ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra vasî-i mezbûr ba‘deˈt-tahlîfiˈl-mu‘teber mûcebiyle hüküm birle mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Hurrire fiˈl-yevmiˈs-sâbi‘ min-Saferiˈl-hayr li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: el-Hâc İsmail Ağa b. el-Hâc Hasan, Mustafa Ağa b. el-Hâc Osman, Mehmed Ağa b. el-Hâc İsrâfil, el-Hâc Mehmed b. Ali, el-Hâc Hasan b. Süleyman, es-Seyyid Mehmed Çelebi b. es-Seyyid Abdurrahman, Mehmed Kapudan b. Ahmed, Hasan Çelebi b. Abdullah, Halil Çelebi b. Mehmed