.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 710
Hüküm no: 515
Orijinal metin no: [120a-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Yusuf b. Abdullah’ın, merhum Mustafa Kapudan’ın azatlı kölesi olduğu, varislerin kölelik iddialarının reddedildiği

İşbu orta boylu, açık kaşlı, Rusiyyüˈl-asl râfi‘üˈl-vesîka Yusuf b. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîfde mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Kasımpaşaˈda el-Hâc Hasan mahallesinden olup bundan akdem tarîk-i hâcc-ı şerîfde vefât eden el-Hâc Mustafa Kapudan b. İbrahimˈin verâseti zevce-i metrûkesi Rahime bt. Veli ile sulbî sagīr oğlu Mustafa ve sulbiye sagīre kızı Âişeˈye münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra sagīrân-ı mezbûrân Mustafa ve Âişeˈnin vasî-i muhtârları olup terekesine biˈl-vesâye vâzi‘uˈl-yed olan İsmail Çelebi b. Veli mahzarlarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip ben müteveffâ-yı mezbûrun abd-i memlûku olup mülkünde olduğum? hâlde işbu sene-i mübârekede hâcc-ı şerîfe giderken hasbeten lillâh-i te‘âlâ huzûr-ı Müslimînˈde tedbîr-i mutlak ile müdebber ve Müslimînˈi işhâd edip hâlâ vefât etmekle ve terekesinin sülüsü kıymete müsâ‘id olmağla ben hür olmuş iken vasî-i mezbûr bana rık olmak üzere vaz‘-ı yed murâd eder suâl olunup sebîlim tahliye ve üzerimden yed-i âdiyesi nez‘ olunması matlûbumdur dedikde gıbbeˈs-suâl ve akībeˈl-inkâr mezkûr Yusufˈdan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-ı ricâlden Müslimînˈden Mustafa Çelebi b. el-Hâc Hüseyin ve Abdi Çelebi b. Hüseyin li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr işbu sene-i mübârekede hâcc-ı şerîfe teveccüh ve azîmet ettikde hasbeten lillâh-i te‘âlâ gulâm-ı mezkûr Yusufˈu huzûrumuzda tedbîr-i mutlak ile müdebber edip ve bizi işhâd ettikden sonra hâlâ vefât edip ve terekesinin sülüsü mezbûr Yusuf kıymetine müsâ‘id olmağla mezbûr sâir ahrâr gibi hür olmuşdur biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle hüküm birle mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈs-sânî-i aşer min-şehri Rebî‘iˈl-evvel li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Zahr-ı erbâbüˈt-tahrîr veˈl-kalem Mehmed Efendi b. ( ) halîfe-i muhâsebe, Fahrüˈl-eşbâh Mehmed Ağa b. Behram, Süleyman Efendi el-imâm, Ömer Çavuş Çavuşbaşı, Memi Usta b. Abdullah, Mefharüˈl-ümerâ İsmail Bey b. Memi Paşa, el-Hâc İbrahim Kapudan tâbi‘-i Ferruhzâde, Bekir Kapudan b. Ömer, Mehmed Çelebi b. Şa‘bân, el-Hâc Şa‘bân b. Hızır, el-Hâc Ali Gürcü, Halil Çelebi b. Mehmed, el-Hâc Hüseyin b. Hasan, Ali Yazıcı b. Mustafa, el-Hâc İslâm b. Abdullah, el-Hâc İbrahim b. Ali, Mehmed Çelebi b. Ömer, el-Hâc Veli b. Ramazan