|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 712 Hüküm no: 517 Orijinal metin no: [120b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ali b. Abdullah’ın, merhum Mustafa Kapudan’ın azatlı kölesi olduğu, varislerin kölelik iddialarının reddedildiği
İşbu orta boylu, sarı bıyıklı, açık kaşlı, Rusiyyüˈl-asl bâ‘is-i hâzeˈl-kitâb Ali b. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîfde mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Kasımpaşaˈda el-Hâc Hasan mahallesinde olup bundan akdem vefât [eden]el-Hâc Mustafa Kapudan [b.] İbrahimˈin verâseti zevce-i metrûkesi Rahime bt. Veliˈye ve sulbiye kızı sagīre Âişe ve sagīr oğlu Mustafaˈya münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra sagīrân-ı mezbûrânın vasî-i muhtârları olan İsmail Çelebi b. Veli mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm ben müteveffâ-yı mezbûrun abd-i memlûku iken hâcc-ı şerîfe teveccüh ve azîmet ettikde hasbeten lillâhi te‘âlâ beni huzûr-ı Müslimînˈde tedbîr-i mutlak ile müdebber edip hâlâ vefât etmekle ve terekesinin sülüsü kıymetime müsâ‘id olmağla ben hür olmuş iken vasî-i mezbûr bana rık olmak üzere vaz‘-ı yed murâd eder suâl olunup üzerimden yed-i âdiyesi nez‘ ve sebîlim tahliye olunması matlûbumdur dedikde gıbbeˈs-suâl ve akībeˈl-inkâr müdde‘î-i mezbûr Aliˈden müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimînˈden Mustafa Çelebi b. Hüseyin ve Abdullah Çelebi b. Hüseyin li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup eserüˈl-işhâd fiˈl-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr işbu sene-i mübârekede hâcc-ı şerîfe azîmet ettikde hasbeten lillâhi te‘âlâ gulâm-ı mezkûr Aliˈyi huzûrumuzda tedbîr mutlak ile müdebber edip ve bizi işhâd ettikden sonra ve hâlâ vefât edip ve terekesinin sülüsü mezbûr Aliˈnin kıymetine müsâ‘id olmağla mezbûr Ali sâir ahrâr gibi hür olmuşdur biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe ri‘âyet-i şerâ‘itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle hüküm birle mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈs-sânî-i aşer min-Rebî‘iˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: es-Sâbıkūn
|