.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 713
Hüküm no: 519
Orijinal metin no: [121a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


İsmail Çelebi’nin, merhum Mustafa Kapudan’ın çocuklarına vasî tayin edildiği

Mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Tophâne mahallâtından Kuloğlu mahallesinde sâkin işbu bâ‘isüˈl-kitâb İsmail Çelebi b. Veli meclis-i şer‘-i şerîfde kasaba-i Kasımpaşaˈda el-Hâc Hasan mahallesinden olup bundan akdem tarîk-i hâcc-ı şerîfde âzim-i dâr-ı bekā olan el-Hâc Mustafa Kapudan b. İbrahimˈin verâseti zevce-i metrûkesi Rahime bt. Veli ile sulbî sagīr oğlu Mustafa ve sagīre kızı Âişeˈye münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzi‘atüˈl-yed olan mezbûre Rahime mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr hâcc-ı şerîfe gider oldukda iken bi-emrillâh-i te‘âlâ işbu tarîk-i hâcc-ı şerîfde vefât edersem muhallefâtımdan oğlu sagīr-i mezbûra ve kızı sagīre-i mezkûreye intikāl eden mal-ı mevrûslarını hıfz ve hâllerini zabta vesâir umûruma benim için vasî-i muhtârım olsun deyü huzûr-ı Müslimînˈde vasiyyet ikrâr ve işhâd ve musırratan alâ-ikrârihî vefât etmekle hâlâ tereke müteveffâ-yı mezbûrdan sagīrân-ı mezbûrânın hisse-i şer‘iyelerini merkūm Rahimeˈden taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl mezbûre Rahime cevâbında tereke-i mezkûreye vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin mezbûr İsmail Çelebiˈnin vech-i meşrûh üzere vesâyetini inkâr edicek merkūm İsmail Çelebiˈden vesâyetini beyyine taleb olundukda udûl-ı ricâl-i Müslimînˈden fahrüˈl-eşbâh el-Hâc Ahmed Ağa b. Mustafa ve el-Hâc Hüseyin Çelebi b. Hasan ve el-Hâc Şa‘bân b. Receb li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup istişhâd olunduklarında fiˈl-hakīka müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Mustafa Kapudan işbu sene-i mübârekede hâcc-ı şerîfe azîmet ettikde iken bi-emrillâhi te‘âlâ vefât edersem bâlâda tafsîli mürûr ettiği vech üzere işbu İsmail Çelebi vasî-i muhtârım olsun huzûrumuzda vasiyet ve ikrâr ve bizi işhâd ve musırratan alâ-ikrârihî vefât eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde isre-ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle ba‘deˈl-hükm mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈl-âşir min-şehri Rebî‘iˈl-evvel li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Zahr-ı erbâbüˈt-tahrîr veˈl-kalem Mehmed Efendi b. ( ) halîfe-i muhâsebe, Fahrüˈl-eşbâh Mehmed Bey b. Behram, Fahrüˈl-ümerâ İsmail Bey b. Memi Paşa, Bekir Kapudan b. Ömer, Süleyman Efendi el-imâm, el-Hâc İbrahim Kapudan tâbi‘-i kapudan, Kürkçü el-Hâc Ali, Ömer Çavuş Çavuşbaşı, el-Hâc Veli, Memi Usta b. Hüseyin, Ali Yazıcı, Mehmed Çelebi b. Şa‘bân, el-Hâc İslâm b. Abdullah, Mehmed Çelebi b. Ömer