|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 745 Hüküm no: 545 Orijinal metin no: [126b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şâkire bt. Abdullah’ın, varissiz ölen Hasan Kapudan’ın azatlı kölesi olduğundan beytülmal emininin kölelik iddiasının reddedildiği
İşbu uzun boylu, sarışın, Rusiyyüˈl-asl râfi‘atüˈl-vesîka Şâkire bt. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîfde mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Kasımpaşaˈda Çatma Mescid mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât [eden] Hasan Kapudan b. Hüseyinˈin zâhirde vâris-i ma‘rûfu olmamak ile muhallefâtı cânib-i beytü’l-mâle râci‘ olmağla hâlâ mahmiye-i mezbûre ve tevâbi‘inde emîn-i beytü’l-mâl olup hâlâ tereke-i müteveffâ-yı mezbûre vâzi‘uˈl-yed olan Mehmed Ağa b. Ali mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip ben müteveffâ-yı mezbûrun câriye-i memlûkesi olup mülkünde olduğum hâlde bir buçuk sene mukaddem beni hasbeten lillâh-i te‘âlâ huzûr-ı Müslimînˈde tedbîr-i mutlak ile müdebbere ve ikrâr ve Müslimînˈi işhâd edip hâlâ vefât etmekle ve terekesinin sülüsü kıymetime müsâ‘id olmağla ben hürre olmuş iken emîn-i mezbûr bana rık olmak üzere vaz‘-ı yed murâd eder suâl olunup sebîlim tahliye murâdımdır yed-i âdiyesi nez‘ olunmak matlûbumdur gıbbeˈs-suâl akībeˈl-inkâr müdebbere Şâkireˈden müdde‘âsını müsbite beyyine taleb olundukda udûl-ı ricâlden Câmi‘-i Kebîr müezzini Ramazan Çelebi b. el-Hâc Abdullah ve el-Hâc Hasan b. Zülfikar ve Mehmed Çelebi b. İbrahim ve Osman b. Hasan nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup isreˈl-istişhâd [127a] fiˈl-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr bir buçuk sene mukaddem hasbeten lillâh-i te‘âlâ câriye-i memlûkesi olan câriye-i mezbûre Şâkireˈyi bizim huzûrumuzda tedbîr-i mutlak ile müdebbere edip her biri işhâd eyledikden sonra hâlâ vefât edip ve terekesinin sülüsü dahi mezbûre Şâkireˈnin kıymetine müsâ‘id olmağla mezbûre Şâkire sâir hurrât-ı asliyât gibi hürre olmuşdur biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle ba‘deˈl-hükm mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈl-yevmiˈs-sânî-i aşer min-şehri Rebî‘iˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: es-Sâbıkūn
|