|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 756 Hüküm no: 554 Orijinal metin no: [128b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mustafa Çelebi ile kardeşi Ahmed Çelebi’nin baba ve annelerinde intikal eden tereke hisselerine dair davalarından anlaşarak vazgeçtikleri
Mahmiye-i Galata tevâbi‘inde kasaba-i Tophâneˈde Tomtom mahallesinde sâkin Mustafa Çelebi b. Ali Ağa meclis-i şer‘-i hatîrde li-ebeveyn er karındaşı Ahmed Çelebi mahzarında ikrâr ve takrîr-i kelâm edip bundan akdem babamız merkūm mezbûr Ali Ağa vefât ettikde ben sagīr olmağla babamızın defter-i kassâmdan hâric hudûd ve müştemilâtları beynimizde ilm-i şer‘î ile ma‘lûm emlâk-ı müte‘adideden ve kezâlik mikdârı beynimizde ilm-i şer‘î ile ma‘lûm menkūl ve nükūddan hisse-i şer‘iyelerimizi ve babamdan müntakil vakf ve akārâtımın on yedi senede müctemi‘ olan icârât-ı ma‘lûmesini karındaşım mezbûr Ahmed Çelebi vasî‘-i şer‘îm olmağla biˈl-vesâye kabz ettikden gayrı ve hâlâ vefât eden anamız Râbia bt. Yusuf nâm hatun dahi mülk-i menzil ile vesâir terekesine karındaşım merkūm Ahmed Çelebi vâzi‘atüˈl-yed olmağın ben dahi babam merhûm-ı mezbûru emlâk ve nükūdundan ve anam mezbûrenin menzil vesâire terekesinden hisse-i şer‘iyelerimize ve sinîn-i mezkûrede müctemi‘ olan icârât-ı mezkûreyi mezkûr Ahmed Çelebiˈden da‘vâ ve taleb eylediğimde ol dahi cevâb ile babam merhûm-ı merkūmun düyûnu terekesini müstağrak olmağla kassâm-ı defterden hâric-i makbûzum olan nükūdu ve âhara bey‘ ettiğim emlâk-ı ma‘lûme semenlerini ashâb-ı hukūka edâ edip ve anam müteveffât-ı mezbûrenin tereke-i menkūlesi hâlâ mevcûd olup ve menzil-i mezbûreyni hayatında mahalle-i mezbûrede saray-ı sultânîde vâki‘ Ferhad Ağa Vakfıˈna olan iki yüz on iki buçuk esedî guruşa deyni mukābelesinde mütevellîsi yedine rehn vaz‘ ve teslîm etmişdir deyü icârât-ı mezkûreyi kabzını dahi inkâr edicek beynimizde münâza‘ât-ı kesîre vâkı‘a olmuş idi elhâletü hâzihî beynimize muslihûn tavassut edip mezkûr Ahmed Çelebi benimle elli esedî guruş ile mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan hâletemiz Ümmühani bt. Mehmed mülküne ve iki tarafdan yine mezbûr Ahmed Çelebi mülküne ve bir tarafdan tarîk-i âmma müntehî bir bâb fevkānî oda ve bir sofayı ve bir matbah ve iki bâb tahtânî odaları ve hâletemiz merkūme Ümmühani ile müşterek olan su kuyusunu müştemil mülk menzil üzerlerine ve anamız müteveffât-ı merkūmenin vakf-ı mezbûra olan meblağ-ı mezbûr deyni dahi kendi mâlından şer‘an vakf-ı mezkûra edâ etmek üzere inşâ’-i akd-i sulh eyledikde ben dahi sulh-ı mezbûru kabûl ve bedel-i sulh olan meblağ-ı mezbûr elli esedî guruş ile menzil-i mahdûd-ı mezkûru mezbûr Ahmed Çelebi yedinden alıp kabz edip mâ‘adâ müteveffâ-yı mezbûr ile anamız müteveffâ-yı mezbûrenin defter-i kassâma dâhil ve hâric emlâk ve nükūd guruş ve biˈl-cümle ism-i mâl ıtlâk olunur terek-i ma‘lûme ve mechûlelerinden hisse-i şer‘iyelerin ile icârât-ı mezkûre da‘vâlarından karındaşım merkūm Ahmed Çelebiˈnin zimmetini ibrâ’-i âm ve kātıʻuˈn-nizâ‘la ibrâ’ ve ıskāt eyledim dedikde gıbbeˈt-tasdîk mezkûr Ahmed Çelebi dahi merkūm Mustafa Çelebi mahzarında ikrâr ve takrîr-i kelâm edip babamız müteveffâ-yı mezbûr ile anamız müteveffât-ı merkūmenin terekelerinden beynimizde ma‘lûm ba‘zı eşyâ ketm ve ihfâ etmişidi deyü karındaşım mezbûr Mustafa Çelebiˈden da‘vâ ve taleb etmişidim elhâletü hâzihî ben dahi husûs-ı mirasa müte‘allika da‘vâdan karındaşım mezbûr Mustafa Çelebiˈnin zimmetini ibrâ’-i âm ile ibrâ’ ve ıskāt edip her birinin âhar ile vechen mineˈl-vücûh ve sebeben mineˈl-esbâb da‘vâ ve nizâ‘ ve alâka ve medhalim kalmadı dedikde gıbbeˈt-tasdîkiˈş-şer‘î mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈl-yevmiˈl-işrîn min-şehri Rebî‘iˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: Abdullah Efendi b. Abdurrahman el-imâm, Ahmed Çelebi b. Mehmed, es-Seyyid Mehmed Çelebi b. es-Seyyid Nuh Çelebi, Mustafa Beşe b. Murteza, Ali Beşe b. Hüseyin el-mübâşir, Hüseyin Bey b. Ali, ve Ali Çelebi b. Murteza ve Ahmed Çelebi b. Mehmed Kassâbzâde, Ali Beşe b. Halil, Hüseyin Çelebi b. Ali.
|