.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 778
Hüküm no: 576
Orijinal metin no: [133a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ayşe bt. Abdullah’ın terekesinden üçte birinin techiz, tekfin ve hayır işlerine harcanması için kocası Mahmud Beşe’yi vekil tayin ettiğinden terekenin beytülmal emininden talep edildiği

Mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Tophâneˈde Ebufazl mahallesinde sâkine iken bundan akdem vefât eden Âişe bt. Abdullah nâm hatunun zevci işbu bâʽisüˈl-vesîka Mahmud Beşe b. Mehmed meclis-i şerʽ-i hatîrde mahmiye-i mezbûre ve tevâbiʽi emîn-i beytü’l-mâl olup zikri câ’î muhallefâta biˈl-emâne vâziʽüˈl-yed olan Mehmed Ağa b. Ali mahzarında üzerine daʽvâ ve takrîr-i kelâm edip zevcem müteveffât-ı mezbûre hâl-i marazında bi-emrillâhi teʽâlâ vefâtımdan sonra terekemin sülüsü ifrâz olunup içinden min-gayr-ı tebzîr velâ taksîr? techîz ve tekfîn ve ıskāt-ı salâtıma ve eyyâm-ı muʽtâdede tabh-ı taʽâm olunup itʽâm-ı fukarâ-yı Müslimîn oluna deyü vasiyet ve ikrâr ve Müslimînˈi işhâd eyledikden sonra tenfîzine beni vasî-i muhtâr nasb ve taʽyîn ve ben dahi baʽdeˈl-kabûl mezbûre musırratün-alâ ikrârihâ vefât edip ve terekesinin sülüsü dahi vasiyet-i mezbûresine müsâʽid iken hâlâ müteveffât-ı mezbûrenin muhallefâtından sülüs-ı mezbûru bana vermede taʽallül eder emîn-i mezbûra suâl olunup alıverilmesi biˈl-vesâye matlûbumdur dedikde gıbbeˈs-suâl ve akībeˈl-inkâr ve isre-talebiˈl-beyyine udûl-ı Müslimînˈden Mehmed Efendi b. Mustafa el-imâm ve Mehmed Çavuş b. Abdullah li-ecliˈş-şehâde meclis-i şerʽa hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-vâkiʽ müteveffât-ı mezbûre hâl-i marazında bi-emrillâhi teʽâlâ vefâtımdan sonra terekesinin sülüsü ifrâz olunup içinden min-gayr-ı tezyîd velâ taksîr techîz ve tekfîni ve ıskāt-ı salâtıma ve eyyâm-ı muʽtâdede tabh-ı taʽâm olunup itʽâm-ı fukarâ-yı Müslimîn oluna deyü huzûrumuzda vasiyet ve ikrâr ve bizi işhâd eyledikden sonra vasiyyetine zevci mezbûr Mahmud Beşeˈyi vasî-i muhtâr nasb ve taʽyîn ol dahi baʽdeˈl-kabûl musırraten alâ-ikrârihâ vefât edip ve terekesinin sülüsü dahi vasiyet-i merkūmesine müsâʽiddir biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şerʽiyye eylediklerinde isre-riʽâyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle baʽdeˈl-hükm mâ vakaʽa biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈl-yevmiˈl-işrîn min-şehri Rebîʽiˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Mehmed Ağa b. Abdullah, Ahmed Çelebi b. Muslı, İbrahim Beşe b. Muslihiddin, Hasan Efendi b. İshak, Ömer Efendi