.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 781
Hüküm no: 580
Orijinal metin no: [133b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Receb b. Mehmed’in, merhume Gülümşah’tan kendisine isabet eden hissesini vasîden talep ettiği

Vilâyet-i Anadoluˈda Havza kazâsına tâbiʽ Kayacık nâm karyeden işbu bâʽisüˈl-vesîka Receb b. Mehmed meclis-i şerʽde mahmiye-i İstanbulˈda Kaliçeci Hasan mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden el-Hâc Mustafa Beşe b. Ahmedˈin sagīre kızı Arziˈnin tesviye-i emrine kıbel-i şerʽden mansûb vasîsi olmağla tereke-i müteveffâ-yı mezbûra biˈl-vesâye vâziʽüˈl-yed olan Habib Bey b. Veli mahzarında üzerine daʽvâ ve takrîr-i kelâm edip mezbûrun li-ebeveyn kız karındaşı olan Gülümşah nâm hatun mezbûr el-Hâc Mustafaˈdan mukaddem vefât etmekle müteveffâ-yı merkūmun verâseti zevce-i metrûkeleri Muʻammere ve Mülâyim ve Müslime nâm hatunlar ile sulbiye sagīre kızları Râbia ve Arzi ve Döndüˈye ve ben li-ebeveyn karındaşı oğlu ve min-cihetiˈl-usûbetiˈn-nesebiye vârisi olmağla bana münhasıra iken hâlâ vasi-i mezbûr Habib Bey merkūm Gülümşah hâlâ hayatındadır deyü tereke-i müteveffâ-yı mezbûrun yetmiş iki sehimden benim on beş sehim hisseme isâbet eden hakkımı vermede taʽallül eder suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl vasî-i mezbûr cevâbında mezbûre Gülümşahˈda müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Mustafaˈdan mukaddem vefât eylediğini inkâr edicek müddeîʽ-i mezbûr müddeʽâsına beyyine taleb olundukda udûl-ı ricâlden olup yine karye-i mezbûre imâmı olan Hasan Efendi b. Salih ve Dergâh-ı âlî yeniçerilerinin on sekizinci bölüğe mahsûs oda ahâlîsinden olup yine karye-i mezbûre sâkinlerinden olan el-Hâc Şa‘bân Beşe b. Ahmed nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şerʽa hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-hakīka müteveffâ-yı mezbûrun li-ebeveyn kız karındaşı olan merkūme Gülümşah müteveffâ-yı merkūmdan mukaddemâ vefât edip biz cenâzesine hazır olduk biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şerʽiyye eylediklerinde isre-riʽâyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle baʽdeˈl-hükm mâ vakaʽa biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈs-sâlis min-Cumâdelûlâ li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Fahrüˈl-eşbâh Yusuf Ağa Haseki el-mübâşir, Hüseyin Bey b. Mahmud, Davud Beşe b. Ali, Ali Beşe b. Mehmed, Bilal b. Abdullah, Yusuf b. Abdullah, Mehmed Beşe b. Ahmed