.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653)
cilt: 49, sayfa: 73
Hüküm no: 41
Orijinal metin no: [7a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mustafa Beşe’nin vefâtı üzerine muhallefatının beytülmâl emininden alınarak vârislerine verilmesi

Vilâyet-i Anadolu’da İnegöl Bursa kazâsına tâbi‘ İsaviran nâm karye sâkinlerinden işbu bâ‘isü’l-kitâb Mustafa b. Receb nâm kimesne yediyle kazâ-i mezbûrda bi’l-fi‘il kādı olan umdetü’l-kuzât mevlânâ Şeyh Mehmed Efendi b. Ahmed kıbelinden imzâsıyla mümzâ ve hatemi ile mahtûm târîh-i kitâb senesi Recebi’l-ferdi’nin on üçüncü günü ile müverrah nakl-i şer‘î vârid olup mazmûnu karye-i mezbûre sâkinelerinden Kerime ve Mü’mine bintey Hasan Dede nâm hatunlardan da‘vâ-yı âti’z-zikre istişhâd şer‘î sudûrundan sonra kazâ-i mezbûrdan fahrü’l-kuzât İbrahim Efendi b. Halil b. Ahmed ve Kapıcı Mahmud Bey b. Abdurrahman b. Mustafa nâm kimesneler nakl ve tahvîl için mahall-i cerh ve ta‘dîle hâzırân, mezbûretân Kerime ve Mümine, Mazarak? cezîresi muhâfazasında iken bi-emri’llâh vefât olup muhallefâtı cezîre-i mezbûrede emîn-i beytülmâl yedinde mazbût olduğu mesmû‘umuz olan Mustafa Beşe nâm râcilin li-ebeveyn karındaşları ve gāib ani’l-meclis İvaz nâm kimesne dahi müteveffâ-i mezbûrun li-ebeveyn ammisi oğludur, verâseti mezkûra münhasıradır, müteveffâ-i mezbûrun bunlardan gayrı zâhirde vâris-i ma‘rûfu olduğu ma‘lûmumuz değildir deyü edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye edip şehâdetleri ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye hayyiz-i kabûlde vâkı‘a oldukdan sonra mezbûretân Kerime ve Mü’mine hakk-ı mevrûs-ı şer‘îlerini beytülmâl emîni yedinden ahz u kabz ve ahz u kabza mutavakkıf olan umûrun küllîsine merkūm Mustafa’yı taraflarından vekîl nasb ve ta‘yîn edip ol dahi vekâlet-i merkūmeyi kabûl ve hizmet-i lâzımesin edâya müte‘ahhid olduğunu müştemil olmağla kitâb-ı mezbûr müteveffâ-i merkūmun muhallefâtına vâzı‘u’l-yed olup ol târîhde cezîre-i mezbûrede beytülmâl emîni olan el-Hâc Hüseyin Ağa b. el-Hâc Hasan mahzarında feth ve kırâet olundukda mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa müteveffâ-i mezbûrun muhallefâtını kabz eylediğini mukır ve nakl-i merkūmun mevlânâ-yı mezbûr kıbelinden vürûdunu münkir olmağın zeyl-i kitâbda isimleri mastûr olan şuhûd-ı tarîkden Mehmed b. Süleyman ve Muslı b. Cihan nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde hâzırân olup gıbbe’l-istişhâd fi’l-vâki‘ kitâb-ı mezbûr mevlânâ-yı mezkûr Şeyh Mehmed Efendi b. Ahmed’indir, huzûrumuzda imzâlayıp ve mühürleyip hat ve hatemine bizi işhâd eyledi, bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyip edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebi ile hüküm-birle mâ-vaka‘a gıbbe’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ min-Şa‘bâni’l-mu‘azzam li-sene selâse ve sittin ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Mehmed Efendi el-müezzin, İshakzâde Mehmed Ağa b. Mustafa, Mübâşir Mumcu Ali Bey b. Mustafa, Hasan Çelebi Kethüdâ-yı kerestehâne.