|
Hasköy Mahkemesi 10 Numaralı Sicil (H. 1085 - 1090 / M. 1674 - 1679) cilt: 30, sayfa: 129 Hüküm no: 149 Orijinal metin no: [84-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Yako v. İsak’ın talebiyle kiracısı olduğu şişehânede kendi malıyla yaptığı binâların keşfi ve mâliyetinin tahmîn edilmesi
Havâss-ı Aliyye kazâsına tâbi‘ kasaba-i Hasköy mahallâtından Pîrî Paşa mahallesinde sâkin olup Hasan Paşa vakfı’ndan zikri âtî bir bâb şişehânenin müste’ciri olan Yako v. İsak nâm Yahudi meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip taht-ı icâremde olup kasaba-i mezbûrede vâki‘ şişehâneye bundan akdem mutasarrıf olan Ali Efendi b. Abdullah vefât eyledikde zikr olunan şişehâne intikāl-i âdî ile sulbî sagīr oğlu Abdülbâkī’ye intikāl eyledikde mezbûr Abdülbâkī sagīr olmağla vâlidesi Sâliha bt. Abdullah nâm hâtun kıbel-i şer‘den tesviye-i umûruna vasî nasb ve ta‘yîn olunup ol dahi bi’l-vesâyâ zikr olunan şişehâneyi bana beher yevm on beşer akçe ücret ile îcâr ve şişehâneye müte‘allik olan ebniye ihdâsına izin vermekle ben dahi ol minvâl üzre istîcâr ve kabûl edip ba‘dehû zikr olunan şişehânede kendi malımdan ba‘zı ebniye ihdâs etmişimdir hâlâ taraf-ı şer‘den üzerine varılıp keşf ve tahmîn olunmak matlûbumdur dedikde savb-ı şer‘den mevlânâ Abdülbâkī Efendi b. Ahmed ve hâssa mi‘mârlardan Üstâd Ali b. Abdullah ve zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmî olup ebniye ve sukūf ahvâline ıttılâ‘ı olan bî-garaz müslimîn ve mezbûre Sâliha Hâtun tarafından vekîl olup mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân olan Musa b. Hasan ve Ali b. Mustafa şehâdetleri ile şer‘an vekâleti sâbite olan Ahmed Ağa b. Hüseyin ile zikr olunan şişehâneye varıp keşf ve tahmîn eylediklerinde mezbûr Yako Yahudi kendi malından binâ eylediği tahta perde bi hesâb-ı terbî‘î beş yüz elli bir buçuk zirâ‘ olup her bir zirâ‘ına on beşer akçeden sekiz bin iki yüz yetmiş iki akçe ve sofa döşemeleri dahi kezâlik ba‘de’l-misâha bi hesâb-ı mezbûr yüz doksan sekiz zirâ‘ olup her zirâ‘ına yirmişer akçeden üç bin dokuz yüz altmış akçe ve altı aded yük yeri ma‘a dolap her birine yüz ellişer akçeden dokuz yüz akçe ve on bir pâyeli bir nerdüban dahi iki yüz akçe ve iki sagīr fırın ma‘a ocak her birine beşer yüz akçeden bin akçe ve on iki külevî? ta‘bîr olunur tahta her birine onar akçeden yüz yirmi akçe ve iki fevkānî kenîf her birine üçer yüz akçeden altı yüz ki mezbûr Yahudinin ihdâs eylediği eşyâ cem‘an ancak on beş bin elli iki akçe ile olur deyû mi‘mâr-ı mezbûr tahmîn-i sahîh ile tahmîn eyledikde sâir müslimîn dahi vech-i muharrer üzre icmâ‘ ve ittifâk eylediklerinde vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr ba‘dehû huddâm-ı şer‘den ma‘an ba‘s olunan İbrahim b. Dilâver ve Ali b. Abdurrahman ile [85] meclis-i şer‘a gelip alâ vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sâmin ve’l-ışrîn min şehri Rebî‘ilâhir li sene tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Abdurrahman Çelebi b. Mehmed, Mehmed Bey b. Ali, Süleyman Çelebi b. Ramazan, Hasan Beşe b. Mehmed, Mustafa Çelebi b. Nasuh, Ahmed Çelebi b. Nasuh, İbrahim b. Dilâver ve gayruhüm
|