.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 10 Numaralı Sicil (H. 1072-1073 / M. 1661-1663)
cilt: 51, sayfa: 485
Hüküm no: 550
Orijinal metin no: [67a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Maktul Mimarbaşı Mustafa Ağa’nın zevcesi Mahimünir Hatun’a mehri ve cihet-i karzdan dolayı borçlu olduğu

Hüccet-i yemîn.

Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde istimâ‘ ve tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘den Mevlânâ Mustafa Efendi b. Ahmed irsâl olunup ol dahi hâlâ Atebe-i aliyye-i sultanîde lâ-zâlet meşhûnetihî bi’l-inâyeti’s-Subhâniye’de şıkk-ı evvel defterdârı olan el-cenâbü’l-âlî makarru’l-mefâhirü ve’l-meâli sahibü’l-câhü’l-menî‘ sahibü ezyâli’l-mecdi’r-refî‘ âkidü me‘âkidi’d-devletü’ş-şâmiha kā‘idü mekâ‘idi’l-izzeti’r-râsiha el-mahfûfu bi-sunûf-i avâtıfü’l-Meliki’l-ganî a‘ni-bih Ahmed Efendi edâmallâhu ve ıkbâlehu hazretlerinin mahmiye-i İstanbul’da Vefa meydânı kurbünde vâki‘ menzil-i âlîlerine varıp zeyl-i rakīmde esâmîleri mastûr Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i kadîm eyledikde mahmiye-i mezbûrede Ayasofya-i kebîr kurbünde Hayreddinbey mahallesi sükkânından iken magzûben katl olunan Mi‘mârbaşı Mustafa Ağa’nın zevce-i metrûkesi işbu râfi‘u’l-vesîka Saraylı Mâhimünîr Hatun bt. Abdullah tarafından husûs-ı câ’i’z-zikre vekîl olup zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân olup mahalle-i mezbûre sükkânından Mehmed Efendi b. Ahmed ve Mustafa b. Abdullah şehâdetleri ile hasm-ı câhid mahzarında şer‘an vekâleti sâbite olan el-Hâc Fazlullah b. Mustafa meclis-i mezbûrda maktûl-i mezbûrun cümle muhallefâtını bâ-fermân-ı âlî cânib-i mîrî için zabteden müşârün-ileyh efendi hazretleri mahzarında bi’l-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müvekkile-i mûmâ-ileyhânın zevc-i maktûl-i mezbûr zimmetinde mütekarrir ve ma‘kūdun-aleyh bin kıt‘a riyâlî guruş mehr-i mü’ecceli ve cihet-i karzdan dahi beş yüz riyâlî guruş hakkı olup hatta mezbûr Mustafa Ağa katl olunmazdan bir gün mukaddem Çavuşbaşı habsinde iken minvâl-ı muharrer üzere müvekkileme deyni olduğunu ikrâr ve Müslimîni işhâd dahi etmişdir suâl olunup alıverilmek matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl ve’l-inkâr vekîl-i mezbûrdan müdde‘âsına mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-ı ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden olup mahalle-i mezbûre sükkânından fahrü’l-müderrisîn Hüseyin Efendi b. eş-Şeyh Halil ve Receb Efendi b. Mehmed ve Cafer b. Ali ve Sultan Bâyezid kurbünde Eminbey mahallesi sükkânından Abdurrahman Efendi b. Mirza nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘de hâzırûn olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ müvekkile-i mezbûrenin zevci Mi‘mârbaşı Mustafa Ağa katl olunmazdan bir gün mukaddem Çavuşbaşı habsinde iken bizim huzûrumuzda zevcem Saraylı Mâhimünîr Hatun’un zimmetimde bin kıt‘a riyâlî guruş mehr-i mü’ecceli ve cihet-i karzdan dahi beş yüz kıt‘a riyâlî guruş ki cem‘an bin beş yüz riyâlî guruş deynim vardır deyü ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu vech üzere <<şâhidleriz>> mezbûr Mustafa Ağa’nın ikrârına şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe ri‘âyet-i şerâ’iti’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra müvekkile-i mezbûreyi tahlîf için mevlânâ-yı mezbûr zikrolunan Hayreddinbey mahallesinde vâki‘ maktûl-i mezbûrun sâkin olduğu menzile varıp zeyl-i rakīmde isimleri mastûr Müslimîn huzûrunda meblağ-ı mezbûru hayatında maktûl-i mezbûrdan ahz u kabz veyâ hîbe veyâ muhallefâtından ahz ve ihfâ etmekle istifâ veyâ taraf-ı şer‘iyeden bir tarîk ile zimmetini ibrâ etmediğine müvekkile-i mezbûre Saraylı Mâhmünîr Hatun’a yemîn teklîf olundukda ol dahi alâ-vefki’l-mesûl halfü billâhi’l-aliyyü’l-azîm etmeğin mevlânâ-yı mezbûr mahâllinde tahrîr ve istimâ‘ ve şehâdet-i mezbûr mûcebince hükmeyledikden sonra meclis-i şer‘e gelip alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mevlânâ-yı mezbûrun hükmü tenfîz olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sânî aşer min-Şevvali’l-mükerrem li-sene isneyn ve seb‘în ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: es-Sâbıkūn.