|
İstanbul Mahkemesi 10 Numaralı Sicil (H. 1072-1073 / M. 1661-1663) cilt: 51, sayfa: 893 Hüküm no: 1101 Orijinal metin no: [153a-5] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ümmühani Hatun’un kocası merhum Hüseyin Efendi’nin zimmetinde on sekiz bin akçe mehir alacağı olduğuna yemin ettiği
Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde istimâ‘ ve tahrîri iltimâs olunmağın cânib-i şer‘den Mevlânâ Mustafa Efendi b. Ahmed irsâl olunup ol dahi mahmiye-i İstanbul’da Debbağzâde mahallesinde vâki‘ merhûm Hüseyin Efendi b. Mehmed’in menziline varıp zeyl-i rakīmde esâmîleri mastûr Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i kavîm eyledikde müteveffâ-yı mezbûrun zevce-i metrûkesi olup Yenibağçe kurbünde Karabaş mahallesi sâkinelerinden Ümmühani Hatun tarafından zikri câ’î mehri da‘vâ ve taleb ve ahz u kabz ve kendiye îsâle vekîl olup mezbûrenin zâtını ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân olan Mustafa Efendi b. Mehmed ve Yusuf b. Abdullah şehâdetleri ile şer‘an vekâleti sâbite olan babası Mehmed Ağa b. Yusuf meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda [153b] müteveffâ-yı mezbûrun babası ve sagīre kızı Fâtıma’nın vasîyy-i şer‘îsi olmağla muhallefâtına vâzı‘u’l-yed olan mezbûr Mehmed mahzarında üzerine da‘vâ edip müteveffâ-yı mezbûr Hüseyin Efendi zevcesi müvekkilemi hâl-i hayatında on sekiz bin akçe mehr-i mü’eccel üzerine kendi nefsine tezevvüc edip mehri olan meblağ-ı mezbûru kable’l-edâ vefât edip terekesine vasîyy-i mezbûr vâzı‘u’l-yed olmağın suâl olunup mehri olan meblağ-ı mezbûru terekesinden bi’l-vekâle taleb ederin dedikde gıbbe’s-suâl vasîyy-i mezbûr cevâbında müvekkile-i mezbûre müteveffâ-yı mezbûrun zevce-i metrûkesi olduğunu ikrâr lâkin kadr-ı mehri on sekiz bin akçe olduğunu inkâr edicek vekîl-i mezbûrdan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda zikrolunan Debbağzâde mahallesi sükkânından Mustafa Efendi b. Abdurrahman ve Ebûbekir Efendi b. Mehmed nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr Hüseyin Efendi hâl-i hayatında müvekkile-i mezbûreyi kendi nefsine bizim huzûrumuzda on sekiz bin akçe mehr-i mü’eccel üzerine tezevvüc ve kabûl etmeğin müvekkile-i mezbûrenin mehri on sekiz bin akçe olduğuna şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe ri‘âyeti şerâ’iti’’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra müvekkile-i mezbûreyi tahlîf için taraf-ı şer‘den fahrü’l-kuzât Ahmed Efendi b. İbrahim irsâl olunup ol dahi Yenibağçe kurbünde Karabaş mahallesinde vâki‘ mezbûre Ümmühani’nin menziline varıp mezbûrenin zâtını [ârifân] mezbûrân Mustafa Çelebi b. Mehmed ve Yusuf Çelebi b. Abdullah ta‘rîfleri ile mu‘arrefe oldukdan sonra zevci müteveffâ-yı mezbûrdan hâl-i hayatında mehri olan on sekiz bin akçeyi küllen ve ba‘zan ahz u istifa veyâ hîbe veyâ turûk-ı şer‘iyeden bir tarîk ile zevcinin zimmetini ibrâ etmediğine mezbûre Ümmühani’ye yemîn teklîf eyledikde ol dahi alâ-mâ hüve’l-mesûl yemîn billâhi’l-aliyyü’l-azîm eylediğini mahâllinde tahrîr edip ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihî takrîr ve mevlânâ-yı mezbûr Mustafa Efendi dahi mûcebince ba‘de’l-hükm vâki‘ hâli ma‘an irsâl olunan Sarrâc Ali Beşe b. Mustafa ile meclis-i şer‘a gelip inhâ ve takrîr etmeğin mevlânâ-yı mezbûrun hükmü tenfîz olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’s-sâlis mine’l-Muharremi’l-harâm li-sene selâse ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-eimme Mustafa Efendi b. Süleyman el-imâm, Mehmed Efendi b. Abdullah el-imâm, Hatîb Mustafa Efendi b. Abdurrahman, Derviş Mehmed Efendi el-kādî, Hüseyin Çelebi el-müezzin, Hüseyin b. Davud el-muhzır, Hüseyin b. Osman, Abdullah b. Osman ve gayruhum.
|