|
İstanbul Mahkemesi 12 Numaralı Sicil (H. 1073-1074/M. 1663-1664) cilt: 16, sayfa: 791 Hüküm no: 1075 Orijinal metin no: [109b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Sultan İbrahim’in Yusuf Ağa’ya hibe ettiği konak ve mülhakatının tahriri
Atabe-i aliyye-i sultâniye -lâ zâlet meşhûneten bi’l-inâyeti’s-Sübhâniyye-de Kapıcılar kethüdâlığı şerefiyle müşerref ve ol rütbe-i sâmiyyeye vusûl ile makbûl ve mükellef olup işbu kitâb yed-i kerîmelerine vusûl ile şeref-yâb olan eşrefü’l-e‘âlî ve’l-ekârim sâhibü’l-me‘âlî ve’l-mekârim Yusuf Ağa hazretlerinin taraf-ı karîni’ş-şereflerinden husûs-ı âti’l-beyâna vekîl olup nehc-i şer‘î ve vech-i mer‘î üzre vekâleti sâbite olan umdetü ashâbi’l-inşâ ve’l-inşâd zübdetü’l-mekârim ve’l-emcâd İsmail Efendi meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde bi’l-vekâle takrîr-i kelâm edip vilâyet-i Rumeli’nde Niğbolu sancağına mutasarrıf iken mağdûben katl olunan Kadızâde demekle ma‘rûf İbrahim Paşa’nın taraf-ı mîrîye düyûn-ı kesîresi olduğu ecilden, mülk-i mahzı olup Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Kostantıniyye el-mahmiyye’de Kadırga limanında Nişancıbaşı Ali Ağa mahallesinde vâki‘ cemî‘ mülk menzili ve tevâbi‘ ve mülha[kā]tı düyûn-ı mesfûre için mîrîye kabz olunmuş idi hâlâ sa‘âdetlü ve şevketlü ve devletlü pâdişâh-ı rûy-i zemîn halîfetü’llâhi fi’l-arzeyn, sultân-ı a‘zam hâkān-ı ekrem mâlik-i emânetü’l-azîm es-sultânü’l-bâhir, vârisü’l-hilâfeti’l-kübrâ kâbiran an kâbir, râfi‘ü râyâti’d-dîni’l-ezher, muvazzihu âyâti’ş-şer‘i’l-enver, mâlik-i memâlik li’l-âlem zıllullâhi’z-zalîl alâ kâffeti’l-ümem sultânü’l-maşrıkayn ve hâkānü’l-mağribeyn el-imâmü’l-muktedir bi kudreti’r-Rabbânîyye ve’l-halîfetü’l-magazzi bi’l-izzeti’s-Sübhâniye el-müftehir bi hizmeti’l-Harameyni’l-celîleyn ve himâyeti’l makāmeyni’l cemîleyn es-Sultân ibnü’s-sultâni’s-sultân Gāzi Mehmed Hân ibnü’s-sultâni’l-es‘ad ve’l-hâkāni’l-emced es-Sultân İbrahim Hân -lâ-zâlet âyâtü saltanatihî mastûraten alâ sahâyifi’l-eyyâm ve mâ rubihat silsiletü devletihî müteselsileten ilâ inkırâzi’l-uhûd ve’l-a‘vâm- hazretleri zikr olunan menzili cemî‘ hudûd ve hukūk ve müştemilâtı ve içinde mevcûd olan eşyâ-i ma‘lûmesiyle müvekkilim mûmâ-ileyh Yusuf Ağa’ya hibe-i tâmme ile ihsân ve hibe ve temlîk ve hatt-ı hümâyûn-ı şevket-makrûn mûcebince nişânlı temlîk-nâme ihsân edip ol dahi meclis-i hibede ittihâb ve kabûl ve tarafından vekîli olan fahrü’l-a‘yân Ahmed Ağa ahz u kabz etmişdir ba‘de’n-nazar cânib-i şer‘den üzerine varılıp hudûd ve müştemilâtı ve mülhakātı tahrîr olunmak müvekkilim mûmâ-ileyhin murâdıdır, deyû târih-i kitâb senesi şehri Rebî‘ulevveli ile müverrah ve tuğrâ-yı garrâ-yı sultânî ile muhallâ temlîk-nâme ibrâz edip nazar olundukda mazmûn-ı münîfi vekîl-i mezkûr İsmail Efendi’nin takrîr-i meşrûhuna mutâbık ve muvâfık olmağın taraf-ı şerî‘at-i mutahharadan Mevlânâ Mustafa Efendi b. eş-Şeyh Mehmed Efendi irsâl olunup ol dahi menzil-i mezkûra varıp zeyl-i rakīmde isimleri mastûr olan müslimîn huzûrlarında akd-i meclis ve tahdîd-i menzil eyledikde etrâf-ı erba‘ası tarîk-i âm ile Bezzâzistâncı el-Hâc Zülfikār b. Abdullah ve Çadırcı Ömer Çelebi ve Hüseyin Çelebi nâm kimesneler menzillerine müntehî olup hâriciyyesi tabakāt-ı selâseyi hâviye olup tabaka-i ûlâsında ocaklı iki sofalı müzehheb bir oda ve yanında iki ocaklı oda ve önünde bir sofa ve bir hazîne odası ve bir ocaksız oda ve ocaklı kebîr bir kış odası ve dîvânhâne ve bir kahve odası ve bir kiler ve dehliz ve yazlık bir oda ve yanında bir kahve odası ve bir abdesthâne ve iki kenîf ve bir mâbeyn odası ve tabaka-i sâniyyede beş bâb oda ve dehliz ve sofa ve arpa anbarı ve tahtında iki ahır ve tatlı su cârî bir çeşme ve üç su kuyusu zevât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire kebîr bahçe ve kebîr avlu ve bir kapıcı odası ve dâhiliyyesinde tabaka-i ulyâsında ocaklı bir müzehheb oda karşısında ocaklı bir oda ve yanında abdesthâne ve kenîf ve bir sofa ve dehliz ve kaygan döşeme bir sofa ve karşı bekarşı ocaklı iki oda ve bir sofa ve dehliz ve yazlık bir köşk yanında bir kenîf ve tabaka-i vustâsında dehliz ve bir kiler ve tahtında muhtib-ı kebîr ve bir kiler ve kârgîr bir mahzen ve üstünde bir oda ve yanında bir kiler ve kenîf ve bir kebîr mutfak ve iki musluklu bir hamam ma‘a camekân ve kenîf ve iki su kuyusu ve bir sofayı müştemil olduğunu ve yine menzili-i mezkûrun mülhakātından olup hizâsında vâki‘ etrâf-ı erba‘ası tarîk-i hâs ile Mücellid Ömer Efendi el-imâm ve Kız Mustafa ve Kavukçu Mehmed ve Kâmuran Hâtun ve Hacı Mustafa ve Kapıcı Bayram Bey ve Hasan Beşe ve Çörekçi hâtunu Sâliha Hâtun ve berber hâtunu Sâliha Hâtun ve Kazzâz Süleyman Çelebi ve Raziye Hâtun ve Muharrem Bey ve Boyacı hâtunu Fâtıma Hâtun ve kebabcı Hüseyin Beşe menzillerine müntehî olup iki su kuyusu ve bir hamam ve iki terzi dükkânı ve üstünde bir bâb odayı hâvî tûlen ve arzen bi hesâb-ı şatrancî iki bin iki yüz zirâ‘-ı kebîr bahçe olduğunu ve yine menzil-i mezbûrun mül[ha]kātından olup karşısında vâki‘ tahdîdden müstağnî bir kebîr ahır ve ahıra muttasıl her biri ocaklı ikişer odayı hâvî üç bâb menzil ve üç bâb dükkân olduğunu Mevlânâ-yı mezbûr ba‘de’l-müşâhede tahrîr ve ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip alâ vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmeğin mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sânî ve’l-ışrîn Rebî‘ilâhir sene 1074.
Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-eimme Mahmud Efendi b. Mehmed el-İmâm, Ebûbekir b. Hasan Kuşçubaşı, Halil Halîfe b. Mehmed el-Müezzin, Umdetü’l-a‘yân Şevki Efendi, Zülfikār b. Abdullah, Umdetü’l-mehâdim Mustafa Ağa b. İsmail Efendi, Mustafa Çelebi b. Ali, Ali b. Yakub, Süleyman Çelebi b. Muharrem, el-Hâc Yusuf b. Abdullah ve gayruhüm.
|