.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 12 Numaralı Sicil (H. 1073-1074/M. 1663-1664)
cilt: 16, sayfa: 794
Hüküm no: 1077
Orijinal metin no: [110a-2]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


El-Hâc Yusuf b. el-Hâc Mehmed’in Mehmed b. el-Hâc Mehmed’deki alacağından vazgeçtiği

Mahmiye-i İstanbul’da Hoca Hayreddin mahallesinde sâkin el-Hâc Yusuf b. el-Hâc Mehmed meclis-i şer‘-i hatîrde bundan akdem fevt olan el-Hâc Mehmed b. el-Hâc Mehmed’in verâseti, zevce-i metrûkesi Ayşe nâm hâtuna ve sulbî kebîr oğlu Ömer Çelebi’ye ve sulbî sagīr oğlu Mehmed’e ve sulbiye sagīre kızı Fâtıma’ya münhasıra olduğu şer‘an mütehakkik oldukdan sonra sagīrûn-ı mezbûrûnun kıbel-i şer‘den mansûbe vasiyyeleri olan mezkûre Ayşe tarafından tasdîke ve ibrâ-i âtîye vekîl olup bimâ hüve nehcü’s-sübût şer‘an vekâleti sâbite olan zevci fahrü’l-a‘yân Ömer Ağa b. Ali nâm bostânî ile mezbûr Ömer Çelebi mahzarlarında ikrâr ve i‘tirâf edip merhûm Sinan Bey vakfından icâre-i mu‘accele ve müeccele-i ma‘lûmeyn ile taht-ı tasarrufumda olup mahmiye-i mezbûrede Küçükpazar’da vâki‘ her birinin hudûdu beynimizde ma‘lûm iki bâb kazancı dükkânlarımı, bin altmış iki senesi Şevvâli gurresinde mezbûr el-Hâc Mehmed’e iştirâ ve kabz eylediğim beş yüz guruş mukābelesinde mütevellî-i vakf-ı mezbûr izniyle vefâ’en ferâğ ve teslîm eylediğimden sonra âhar diyâra gitdiğimde, mezbûr el-Hâc Mehmed zikr olunan dükkânları benim iznim yok iken beşer yüz guruşa Mustafa b. Musa’ya ve Mehmed b. Hüseyin’e izn-i mütevellî ile fâriğ olmuş, hâlâ akd-i mesfûru ben muhayyer olup müteveffâ-yı mezbûrun hayâtında makbûzu olan bin guruşun beş yüz guruşunu deynim olan beş yüz guruşa takās edip bâkī kalan beş yüz guruşu dahi terekesine vâzı‘u’l-yed mezbûr Ömer Çelebi ile mezbûre Ayşe’den taleb ve da‘vâ etmişdim hâlâ da‘vâ-yı meşrûhamdan fâriğ olup ba‘de’l-yevm zikr olunan beş yüz guruşa müte‘allika cemî‘ de‘âvî ve mütâlebât ve eymân ve muhâsamâtdan ibrâ-i âm ile ibrâ edip min ba‘d meblağ-ı mezbûrda ve zikr olunan dükkânlarda benim için vechen mine’l-vücûh ve sebebin mine’l-esbâb hak ve alâka kalmadı dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î mezbûr Ömer Çelebi ile vekîl-i mezbûr Ömer Ağa meclis-i şer‘de mezbûr Ömer el-Hâc Musa mahzarında her biri asâleten ve vekâleten ikrâr ve i‘tirâf edip müteveffâ-yı mezbûrun mezkûr Hacı Musa zimmetinde cihet-i şer‘den üç yüz yetmiş guruş hakkı olup kable’l-ahz vefât etmekle meblağ-ı mezbûr irsen verese-i mezbûrûna isâbet ve intikāl eylemişdir deyû mezbûr el-Hâc Musa’dan taleb ve da‘vâ etmişdik, da‘vâ-yı mezkûreden fâriğler olup ba‘de’l-yevm meblağ-ı mezbûre müte‘allika cemî‘ de‘âvî ve mütâlebâtdan zimmetini ibrâ-i âm ile ibrâ ve iskāt eyledik dedikde gıbbe’t-tasdîk vekîl-i mezbûr meclis-i mezbûrede ifâde-i kelâm edip sagīrân-ı mezbûrân ba‘de’l-bülûğ meblağ-ı mezbûrdan hisselerini mezbûr el-Hâc Musa’dan ba‘de’l-isbât ahz u kabz ederlerse ben zâmin ve kefîl oldum dedikde mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fî evâsıtı şehri Rebî‘ilâhir li sene erba‘a ve seb‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Mehmed b. İbrahim, Himmet Beşe b. Mehmed, Mehmed Beşe b. İbrahim, Usta Ali b. Mehmed, Mehmed b. Ömer, Ali Kethüdâ ve gayruhüm.