.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 18 Numaralı Sicil (H. 1086-1087/M. 1675-1676)
cilt: 18, sayfa: 251
Hüküm no: 221
Orijinal metin no: [54b-3]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


İran Ermenileri’nden tüccar Nazar v. Parsık’ın Agop v. Velihan’a emanet olarak verdiği parayı Agop’un ona daha önce iade ettiğinin tesbiti

Acem tâ’ifesinden diyâr-ı Acem’de Nahçıvan kasabası müzâfâtından Karakoç nâm karye ahâlîsinden olup ticâret tarîkiyle mahmiye-i İstanbul’da Mahmud Paşa kurbunda Tahta hanı’nda sâkin Nazar v. Parsık nâm Ermeni meclis-i şer‘-i şerîf-i vâcibü’t-teşrîfde, tâ’ife-i mezbûreden bâ‘is-i hâze’s-sifr Agop v. Velihan nâm Ermeni muvâcehesinde üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip beynimizde târih-i kitâbdan on sene mukaddem vilâyet-i Rumeli’nde medîne-i Yenişehir’de bin beş yüz guruşluk esmen? ve esedî ve riyâlimi bana mahmiye-i mezbûrda teslîm etmek üzre alâ tarîki’l-vedî‘a mezbûr Agop’a teslîm ol dahi ahz u kabz eylediğinden sonra zikr olunan meblağları bana mahmiye-i mezbûrda def‘ ve teslîm etmeyip, kendi mesârifine sarf ile istihlâk edip zimmetinde kalmağla hâlâ merkūm Agop’a suâl olunup zikr olunan meblağları bana edâ ve teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl merkūm Agop cevâbında zikr olunan meblağları ber vech-i muharrer müdde‘î-i mezbûr yedinden ahz u kabz ettiğimden mâ‘adâ târih-i kitâbdan üç buçuk sene mukaddem vilâyet-i Anadolu’da medîne-i Tokat’da Yeni han’da müdde‘î-i mezbûr Nazar ile karındaşı Merdi nâm Ermeni beynimizde cereyân eden cemî‘ bey‘ ve şirâ ve ahz ve i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâya ve sâir beynimizde ma‘lûme hukūka müte‘allika âmme-i da‘vâdan benim zimmetimi ibrâ-i âmm-ı kātı‘ü’l-hısâm ile ibrâ ve iskāt ettiğinden sonra yedime hat ve hatimlerini hâvî bir kıt‘a [55a] temessük dahi vermişler idi deyû def‘ ile mukābele edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûr Agop’dan def‘-i mezbûru mübeyyine beyyine taleb olundukda tâ’ife-i mezbûreden olup mahmiye-i mezbûrda Vâlide hanı’nda sâkin Kilisli Şâhin v. Mirhan ve Parmakkapı kurbunda Dülgerler Hanı’nda sâkin kasaba-i mezbûrda Şeyh Mahmudlu Ayvaz v. Ohan nâm Ermeniler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakīka târih-i kitâbdan üç buçuk sene mukaddem medîne-i Tokat’da Yenihan’da müdde‘î-i mezbûr Nazar ile karındaşı Merdi nâm Ermeni müdde‘î-i mezbûr ile beynlerinde cereyân eden cemî‘ bey‘ ve şirâ ve ahz ve i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâya ve sâir beynlerinde ma‘lûme hukūka müte‘allika âmme-i da‘vâdan mezbûr Agop’un zimmetini ibrâ-i âm ile ibrâ ve iskāt eylemişler idi biz bu husûsa bu vech [üzre] şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-i şehâdet ettiklerinde şâhidân-ı mezbûrânın keyfiyyet-i hâlini suâl için savb-ı şer‘-i şerîfden irsâl olunan Mevlânâ Mustafa Efendi b. Abdülaziz evvelâ zikr olunan Vâlide hanı’na varıp sükkânından Beros v. Dilan ve Şâhin v. Serkis ve Ferman v. Avanos ve Arakli v. Akarros ve Karabet v. Kanos ve Karabet v. Tesli ve Mandei v. Nikola ve Sakar v. Yanos ve Nikogos v. Karabet nâm Ermenilerden şâhid-i mezbûr Şâhin’in keyfiyyet-i hâlini suâl edip ve sâniyen zikr olunan Dülgerler hanı’na varıp sükkânından veled Agop v. Agop ve Hayder v. Avanos ve Kirkos v. Beros ve Kaya v. Kesir nâm Ermenilerden şâhid-i mezbûr Ayvaz[’ın] keyfiyyet-i hâlini suâl eyledikde her birini şâhidân-ı mezbûrân için ellerinde ve dillerinde hıyânetleri yoktur, makbûlü’ş-şehâdedir deyû haber verdiklerini Mevlânâ-yı mezbûr mahallinde ve ma‘an irsâl olunan Muharrem b. Şaban ile meclis-i şer‘a gelip alâ vukū‘ihi inhâ ve takrîr etmekle ba‘de’t-ta‘dîl ve tezkiyye olunduklarından sonra şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince müdde‘î-i mezbûr Nazar ber vech-i tahrîr bî-vech mu‘ârazadan men‘ olunup mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sânî ve’l-ışrîn min Saferi’l-hayr li sene seb‘a ve semânîn ve elf. Şuhûd[ü’l-hâl]: Mehmed Ağa b. ( ) kethüdâ-yı muhzırân, Mehmed Çelebi b. ( ) kethüdâ-yı muhzırân, Hasan Çavuş el-Mübâşir, İbrahim Çelebi b. Ahmed, Hüseyin Çelebi b. Üveys, el-Hâc Kemal b. ( ) Kethüdâ-yı Hazret-i Efendi, Mahmud Çelebi b. İsmail, Hasan Beşe çukadâr efendi, Musa Çelebi b. Receb ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.