.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 18 Numaralı Sicil (H. 1086-1087/M. 1675-1676)
cilt: 18, sayfa: 258
Hüküm no: 228
Orijinal metin no: [56b-4]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kâtibe bt. Abdullah’ın vakfettiği eve dair vakfiye

Mâ iştemele aleyhi hâze’l-kitâb mine’l-vakfi’l-mûcibi li’s-sevâb cerâ indî alâ nehci’s-savâb ve hakemtü bi sıhhatihî ve lüzûmihî mürâ‘iyen levâzıme’l-hükmi fî küllî bâb âlimen bi mevâki‘i’l-hilâfi’l-cârî beyne’l-eimmeti’l-eslâf ve ene’l-fakīru ile’llâhi Abdülkādir b. Feyzullah el-müvellâ hilâfeten bi medîne-i Kostantıniyye el-mahmiye -ufiye anhümâ-. [57a] Elhamdü lillâhi li veliyyihî ve’s-salâti alâ nebiyyihî ve alâ âlihî ve ashâbihi’l-müte’eddibîne bi âdâbihî ammâ ba‘d, sebeb-i inşâ-i kitâb-ı şer‘î ve bâ‘is-i imlâ-i hitâb-ı mer‘î oldur ki mahmiye-i İstanbul’da Çıkrıkçı Kemal mahallesinde sâkine Kâtibe bt. Abdullah nâm hâtun tarafından vakf-ı âti’l-beyânı ikrâr, ba‘dehu da‘vâ-yı rücû‘ ve istirdâda vekîl olduğu zâtını ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân Seyyid Musa Efendi b. Seyyid Mehmed ve Osman Ağa b. Kemal nâm kimesneler şehâdetleri ile sâbit olan Mehmed Çelebi b. Ali nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i enver ve mahfil-i dîn-i münîf-i ezherde, vakf-ı âti’l-beyâna li ecli’t-tescîl mütevellî nasb ve ta‘yîn eylediği diğer Mehmed Çelebi b. Süleyman nâm kimesne mahzarında bi’l-vekâle ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip müvekkilem mezbûre Kâtibe Hâtun vakf-ı âti’z-zikrin sudûruna değin yedinde mülk ve hakkı olup mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan Hüseyin Çelebi mülkü ve iki tarafdan Medîne-i Münevvere vakfı olan menzil ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd fevkānî ve tahtânî iki bâb oda ve bir sofa ve tahtânî bir matbah ve iki kenîfi müştemil mülk menzilini, bi cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık hasbeten lillâhi’s-samed vakf-ı sahîh-i muhalled ve haps-i sarîh-i müebbed ile vakf ve haps edip şöyle şart eyledi ki menzil-i mahdûd-ı mezkûrda evvelâ kendi hayâtında oldukça sâkine ola, ba‘de vefâtihâ Hayati bt. Abdullah nâm câriyesi sâkine ola anın dahi vefâtından sonra İsmail b. Abdullah nâm kimesne sâkin ola, ba‘de vefâtihî mezbûr İsmail’in evlâdı ve evlâdı ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdı sâkin olalar ve ba‘de inkırâzi’l-kül menzil-i mahdûd-ı mezkûra mahalle-i mezbûrede müezzin olanlar mutasarrıf olalar ve meşrûtun-lehümden her biri nevbetinde menzil-i mezbûrun imâret ve meremmete muhtâc olan yerlerini kendi mallarıyla imâret ve meremmet eyleyeler ve kezâlik meşrûtun-lehümden her biri kendi mallarıyla beş akçe su iştirâ ve iskā-yı atşân edip sevâbını rûhuma ihdâ eyleyeler deyû menzil-i mahdûd-ı mezkûru fâriğan ani’l-şevâgil mütevellî-i mezbûra teslîm ol dahi ber vech-i muharrer tesellüm ve kabz eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î vekîl-i mezbûr Mehmed Çelebi semt-i vifâkdan cânib-i şikāka âzim olup vakf-ı akār hazret-i İmâm-ı A‘zam ve hümâm-ı akdem mezheb-i şerîflerinde gayr-ı lâzım olduğundan mâ‘adâ, İmâm-ı Muhammed hazretleri katında vâkıf menfa‘at-i vakfı kendi nefsine şart etmekle vakıf bâtıl olur, binâen alâ zâlik vakf-ı mezbûrdan rücû‘ edip menzil-i mezbûru müvekkile-i mezbûre için bi’l-vekâle istirdâd ederim dedikde mütevellî-i merkūm cevâb-ı bâ savâba mütesaddî olup eğerçi hâl bast olunan minvâl üzredir, lâkin İmâm-ı Ebû Yusuf hazretleri katında vâkıf mücerred vakaftü demekle vakıf şart-ı mezkûra mukārin dahi olursa sahîh olup sıhhat ise imâm-ı müşârün-ileyh hazretleri katında lüzûmdan müfârık değildir deyû redden imtinâ‘ ve vekîl-i mezbûr ile husûmet ve nizâ‘ edip hâkim-i muvakki‘-i kitâb hazretleri huzûrunda müterâfi‘ân ve fasl ve hasma tâlibân olduklarında, hâkim-i mûmâ-ileyh -lâ zâle’l-hakku câriyyen beyne yedeyhi-hazretleri dahi vakfa nazar ve mubtıl-ı hayr olmakdan hazer edip alâ kavli men yerâhu vakf-ı mezbûrun evvelâ sıhhatine ve sâniyen lüzûmuna hükm etmeğin ba‘de’l-yevm menzil-i mahdûd-ı mezkûrun vakfı sahîh ve lâzım oldu. Femen beddelehû ba‘demâ semi‘ahû fe-innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıfı ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm [57b] cerâ zâlik ve hurrire fi’l-yevmi’s-sânî ve’l-ışrîn min Saferi’l-hayr li sene seb‘a ve semânîn ve elf min hicreti men lehü’l-izzi ve kemâlü’ş-şeref.


Şuhûdü’l-hâl: Seyfullah Efendi b. Osman el-İmâm, Ali Ağa b. Osman, Seyyid Mehmed Efendi b. Musa, Osman Ağa b. Kemal, Hasan Ağa b. Receb, Mehmed b. Şaban, sipâhi Mehmed Bey b. Hasan, Hasan Bey b. Abdullah, Ali Beşe b. Abdullah, terzi Hasan Beşe b. ( ) ve gayruhüm.