|
İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689) cilt: 56, sayfa: 142 Hüküm no: 140 Orijinal metin no: [29a-4] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Yusuf Kaptan b. Abdullah’ın vefat eden Mısır tüccarından Ahmed Şarkavî b. Ali b. Abdullah’daki kahve alacağını varislerinden istemesi
Sefîne kapudanlarından işbu bâ‘isü’l-vesîka Yusuf Kapudan b. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde Mısır tüccârından olup bundan akdem vefât eden Ahmed Şarkavî b. Ali b. Abdullah’ın hasren vârisleri olan zevcesi Safiye bt. Muallim ile sagīr oğulları Ali ve Abdullah’ın tesviye-i umûrları için kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri olmağla tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘u’l-yed olan el-Hâc Hüseyin b. Abdullah mahzarında üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip şerîkim Seydî Ömer nâm kimesnenin doksan altı senesi Zilhicce’sinde Reşid’den Ahmed Şahin nâm reis sefînesiyle bana irsâl eylediği iki kantar ve yetmiş lodra olmak üzere bir ferde kahvemi reis-i mezkûrdan ahz u kabz ve bana teslîme mezbûr Ahmed Şarkavî’yi vekîl eylediğimde ol dahi vekâlet-i mezbûreyi kabûl ve zikr olunan bir ferde kahvemi bi’l-vekâle kabz ve tesellüm ve aynı yedinde mevcûd iken mebniyyen vefât etmeğin hâlâ mezbûrâna suâl olunup zikr olunan kahvenin aynı mevcûd ise aynını, müstehlek ise ba‘de’s-sübût kıymet-i şer‘iyyesini bana teslîme tenbîh olunması matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûrân müteveffâ-yı mezbûrun terekesine vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin husûs-ı mezbûru inkâr edicek, müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-ı müslimînden olup mahmiye-i İstanbul’da İbrahim Paşa mahallesinde sâkin el-Hâc Mehmed b. Abdi ve el-Hâc Şaban Çelebi b. el-Hâc Şaban nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde [29b] meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Şarkavî b. Abdullah bundan akdem hâl-i hayâtında işbu müdde‘î-i mezbûr Yusuf Kapudan şerîki mezkûr Seydî Ömer’in irsâl etdiği iki kantar ve yetmiş lodra bir ferde kahvesini reis-i mezkûrdan kabza beni vekîl etmekle ben dahi mârru’z-zikr kahveyi bi’l-vekâle kabz ve tesellüm eyledim deyü ikrâr ve bizi işhâd etmişidi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın gıbbe’t-tahlîfi’ş-şer‘ mûcebiyle ba‘de’l-hükm mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî evâhiri’l-Muharremi’l-harâm li-sene mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Ahmed b. Mehmed, İbrahim b. Ahmed, Ali b. Bâli, Mehmed Çelebi b. İdris ve gayruhüm.
|