|
İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689) cilt: 56, sayfa: 154 Hüküm no: 158 Orijinal metin no: [33a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hatice bt. el-Hac Himmet’in Aşık Paşa Müezzini Musa Çelebi b. Nasuh’dan rehin olarak verdiğini iddia ettiği eşyalarını geri almak istemesi
Mahmiye-i İstanbul’da Haraççı Muhyiddin mahallesinde sâkine Hadice bt. el-Hâc Himmet nâm hatun ba‘de’t-ta‘rîfi’ş-şer‘î meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde Âşık Paşa müezzini Musa Çelebi b. Nasuh mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip mezbûr Musa Çelebi’ye târih-i kitâbdan yedi sene mukaddem âhara rehn ve bana on esedî guruş alıverilmek için eşyâ-i memlûkemden altı ayaklı bir çift küpe ve biri zümrüd biri incili bir çift sagīr küpe ve iki sîm sagīr kuşak ve tahmînen kırk dirhem sîmden masnû‘ bir kuşak dahi ve bir sîm bileziğimi def‘ ve teslîm, mezbûr Musa Çelebi dahi ba‘de’l-kabz âhardan akçe alıveremeyip eşyâ-i muharrere yedinde kalmağla hâlâ suâl olunup bana redd ü teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezkûr Musa Çelebi cevâbında mezbûre Hatice’nin zevci gāib ani’l-meclis Mustafa nâm kimesnede cihet-i deyn-i şer‘îden yirmi beş esedî guruş hakkım olup eşyâ-i mezkûreyi mukābelesinde gāib-i mezbûr bana rehn vaz‘ ve teslîm, ben dahi gāib-i mezkûre yedinden ahz u kabz etmişidim deyü eşyâ-i mezkûreyi müdde‘iye-i mezbûre yedinden ahz u kabzını inkâr edicek, müdde‘iye-i mezkûreden sıdk-ı makāline beyyine taleb olundukda isbât-ı beyyineden izhâr-ı acz edip istihlâf etmeğin fi’l-hakīka eşyâ-i mezkûreyi ber-vech-i meşrûh müdde‘iye-i mezbûreden ahz u kabz etmeyip ol vechile üzerinde müdde‘iye-i mezbûrenin hakkı olmadığına mezbûr Musa Çelebi’ye yemîn teklîf olundukda ol dahi hasbe’l-mes’ûl yemîn billâhi’l-aliyyi’l-a‘lâ etmeğin mûcebiyle müdde‘iye-i mezbûre bilâ-beyyine mu‘ârazadan men‘ olunup mâ-hüve’l-vâkı‘ bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-hâmis ve’l-ışrîn min-Muharremi’l-harâm li-sene mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: İbrahim Çelebi b. Ahmed, Abdurrahman b. Abdullah, Hüseyin b. Mustafa, Ali b. Bâli.
|