|
İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689) cilt: 56, sayfa: 158 Hüküm no: 164 Orijinal metin no: [34a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Kılıç Ali Paşa’nın azatlısı Receb Bey neslinden olan Raziye Hatun’un vakfa ait mutasarrıf olduğu menzile Abdullah Bey tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini istemesi
Merhûm Kapudan-ı sâbık Kılıç Ali Paşa’nın utekāsı zükûrundan merhûm Receb Bey’in sulbî sagīr oğlu İbrahim’in sulbî oğlu Ali Bey’in sulbiye sagīre kızı olduğu sâbit ve mütehakkık olan bâ‘isetü hâzihi’l-vesîka Raziye nâm hâtûnun zevci ve vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi olan Hasan Ağa b. İshak nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i enver ve mahfil-i dîn-i münîf-i ezherde bi’l-vekâle takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip vâkıf-ı müşârun-ileyh Beşiktaş’da Paşa mahallesinde vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd sarâyını vakf ve süknâ ve tasarrufunu vakfiye-i ma‘mûlün-bihâsı nâtık olduğu üzere ile’l-inkırâz utekāsı zükûrunun evlâdına evlâd-ı evlâdına ve evlâd-ı evlâdına şöyle şart etmişken sarây-ı mezkûrdan merkūm Receb Bey’in ve sâir utekāsının hisselerini ta‘yîn ve herbir utekānın evlâdı babalarına ta‘yîn olunan menzilde sâkinler olup âharın menziline ta‘arruz etmemek üzere şart ve ta‘yîn ve vakfiyede tasrih olunup ve merkūm Receb Bey’in mutasarrıf olup hayâtında vâkıfın ta‘yîn eylediği bir tarafdan İsmail Efendi menzili ve bir tarafdan vakıf bahçe ve bir tarafı Âişe Hatun menzili ve bir tarafdan sâhil-i deryâ ile mahdûd menzile şart-ı vâkıf üzere fevtinden sonra oğlu mezbûr İbrahim Bey mutasarrıf olup ba‘de vefâtihî yine şart-ı vâkıf üzere oğulları mezbûrân Abbas Bey ve Ali Bey mutasarrıflar olup merkūm Abbas fevt oldukda hissesi yine şart-ı vâkıf üzere merkūm İbrahim Bey oğlu mezbûr Ali Bey’in kızı merkūme Raziye’ye intikāl etmiş iken ve Cafer Paşa’nın azadlısı Şaban Bey’in zevcesi Âişe Hanım kendüye vâkıfın ta‘yîn eylediği hissesini hayâtında Fâtıma nâm hâtûna rızâsıyla ferâgat etmiş iken mezbûre Âişe’nin oğlu Cafer Bey’in oğlu olan Abdullah Bey nâm kimesne ceddesinin hissesine ta‘arruz etmeyip mezbûr İbrahim’in evlâdından değil iken hilâf-ı şart-ı vâkıf Abbas’ın mutasarrıf olduğu menzilin nısfını bi-gayrı hakkın zabt murâd edip vakf-ı mezbûr mütevellîsi Salih Çelebi’den hilâf-ı şart-ı vâkıf temessük alıp benim ile Dîvân-ı Hümâyûn’da hâkim-i muvakkı‘-ı sadr-ı kitâb hazretleri huzûrunda murâfa‘a oldukda kaziyye minvâl-i meşrûh üzere olduğu lede’ş-şer‘ mütehakkık oldukdan sonra mahallinde teftîş ve tefahhus olunmak bâbında hâlâ Beşiktaş nâibi olan Abdullah Efendi’ye hitâben fermân-ı âlî sâdır olmağla ol dahi vakf-ı mezbûrun mahallesi ahâlîsinden tefahhus eyledikde merkūm Cafer Paşa’nın mu‘takı Şaban Ağa’nın zevcesi ve mezbûr Abdullah Bey’in ceddesi mezbûre Âişe Hatun mutasarrıf olduğu hakk-ı süknâsını rızâsıyla Fâtıma Hânım’a ferâgat eylediğini ve vakfiyet mûcebince şart-ı vâkıf üzere mezbûr Abdullah Bey’in Abbas’ın mutasarrıf olduğu menzilde alâkası olmadığını cemm-i gafîr şehâdet eylediklerini i‘lâm eyledikde mezbûr Abdullah Bey’in Abbas’ın menzilinde ve bi’l-cümle vakf-ı mezbûrda alâkası olmadığı nümâyân olmağla mûcebince mezbûr Abbas Bey’in mutasarrıf olduğu menzil-i mezkûrun cümlesi şart-ı vâkıf üzere mezbûre Raziye zabt etmek üzere fermân-ı âlî sâdır olmağın mütevellî-i mezbûr dahi izn-i şer‘le bâ-fermân-ı âlî merkūm Abbas Bey’in mutasarrıf olduğu menzilin cümlesi şart-ı vâkıf üzere mezbûre Raziye zabt edip mezbûr Abdullah Bey’in kat‘â müdâhale etmemek üzere yedime işbu temessüğü vermekle nazar olunup li-ecli’l-istihkâm kıbel-i şer‘den hüccet dahi tahrîr olunmak matlûbumdur deyü bir kıt‘a temessük ibrâz edip nazar olundukda mazmûnu takrîr-i meşrûhuna muvâfık ve mütevellî-i mezbûrun imzâ ve hatemini hâvî bulunduğundan mâ‘adâ kaziyye minvâl-i meşrûh üzere olduğu lede’ş-şer‘ vakfiye mûcebince mütehakkık olmağın mûcebiyle müteveffâ-yı merkūm Abbas Bey’in mutasarrıf olduğu menzil-i mezkûrun cümlesine şart-ı vâkıf üzere merkūm Raziye mutasarrıf olup [34b] merkūm Abdullah Bey kat‘â müdâhale etmemek üzere tenbîh olunup kıbel-i şer‘den dahi işbu vesîka-i enîka ketb u terkīm olundu.
Fil-yevmi’t-tâsi‘ ve’l-ışrîn min-Muharremi’l-harâm li-sene mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mehmed Efendi b. Mehmed, İbrahim Kethudâ Efendi, Ahmed Ağa Hazînedâr, Ömer Efendi, el-Hâc ( ) Çukadâr, İbrahim Çavuş, Ali Ağa b. İshak ve Mehmed Çelebi, Selâm Ağası İbrahim Ağa.
|