|
İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689) cilt: 56, sayfa: 159 Hüküm no: 165 Orijinal metin no: [34b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ali Beşe b. Mustafa b. Bayram’ın İstanbul’da öldürülen Ali Çavuş b. Mustafa b. Abdullah’daki alacağını terekesinden tahsil etmek istemesi
Vilâyet-i Anadolu’da hâlâ Mihaliç’de nâibü’ş-şer‘ olan İsmailzâde demekle şehîr Mehmed Sâdık Efendi b. Mustafa b. Mehmed kıbelinden imzâsıyla mümzâ ve hatemiyle mahtûm ve târih-i kitâb şehrinin yirmi dördüncü günü târihiyle müverrah nakl-i şer‘î vârid olup mazmûnu medîne-i Mihaliç mahallâtından Runguş Paşa mahallesi sükkânından Ali Beşe b. Mustafa b. Bayram nâm kimesneden ber-vech-i âtî da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-ı müslimînden Musli Beşe b. Mehmed b. Abdülmennan ve Acem Mustafa b. Abdullah b. Abdurrahman ve Murad Beşe b. Abdullah b. Abdullah nâm kimesneler nakl ve tahvîl için cerh ve ta‘dîle hâzırûn olup her biri şöyle edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediler ki târih-i kitâbdan iki sene mukaddem müsteşhid-i mezbûr Ali Beşe mahalle-i mezbûre ahâlîsinden olup mahmiye-i İstanbul’da maktûlen fevt olan Anakürelioğlu demekle şehîr Ali Çavuş b. Mustafa b. Abdullah’a hâl-i hayâtında kırk iki esedî guruşu bizim huzûrumuzda ikrâz ve teslîm, ol dahi iktirâz ve kabz ve tesellüm eylediğinden sonra kable’l-edâ mezbûr Ali Çavuş fevt olmağla hâlâ meblağ-ı mezbûr kırk iki guruşu müteveffâ-yı mezbûrun li-ebeveyn er karındaşı kızı ve hasren veresesi olup mahmiye-i mezbûrede sâkine olan Rahime bt. Abdülkerim b. Mustafa nâm hâtûndan tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘atü’l-yed olduğuna binâen müsteşhid-i mezbûr Ali Beşe için hakk-ı taleb ve ahz vardır, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olup müsteşhid-i mezbûr bi’z-zât âzim olmağla mahallinde hükme tevkīf olunduğunu hâvî bulunmağın nakl-i mezbûr müsteşhid-i mezbûr Ali Beşe talebiyle mezbûre Rahime Hâtûn’un zevci ve tarafından husûs-ı âti’z-zikre vekîl olduğu zâtı ârifân Ali Çelebi b. Abdullah ve Mustafa Beşe b. Abdullah şehâdetleriyle şer‘an sâbit olan Mehmed Çavuş b. Mustafa muvâcehesinde feth ve kırâat ve istintâk olundukda vekîl-i mezbûr Mehmed Çavuş müvekkilesi mezbûre Rahime Hâtûn’un tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin nakl-i mezbûrun mevlânâ-yı mûmâ-ileyh kıbelinden vürûdunu inkâr edicek, mezbûr Ali Beşe’den nakl-i mezbûrun mevlânâ-yı mûmâ-ileyh kıbelinden vürûdunda beyyine taleb olundukda udûl-ı müslimînden olup zeyl-i nakl-i mezbûrda mastûrü’l-esâmî olan şuhûd-ı tarîkden diğer Ali Beşe b. Mustafa b. Abdullah ve İbrahim Beşe b. Ahmed b. Mehmed li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ işbu nakl-i mezbûru hâlâ Mihaliç’de nâibü’ş-şer‘ olan İsmailzâde demekle şehîr mûmâ-ileyh Mehmed Sadık Efendi b. Mustafa b. Mehmed bizim huzûrumuzda ba‘de’l-kırâ’e imzâ edip ve mühürleyip bizi hat ve hateminde işhâd eyledi, hâlâ nakl-i mezbûrun zeylinde olan hat ve zahrında olan hatem mûmâ-ileyh Mehmed Sadık Efendi’nin hat ve hatemidir, biz nakl-i mezbûrun mevlânâ-yı mûmâ-ileyh kıbelinden [35a] vürûdunda bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın gıbbe’t-tahlîfi’ş-şer‘î mûcebiyle ba‘de’l-hükm ve’t-tenbîh mezbûr Ali Beşe meclis-i şer‘de vekîl-i mezbûr Mehmed Çavuş mahzarında ikrâr u i‘tirâf edip müteveffâ-yı mezbûr hîn-i fevtinden on sekiz yaldız altınını emâneten bana def‘ ve teslîm, ben dahi kabz ve mesârifime sarfla istihlâk etmekle zimmetimde deynim olmağın ânifen bana edâsına hükm-i şer‘î lâhık olan meblağ-ı mezbûr kırk iki guruşu zikr olunan on sekiz altının kırk iki guruşuna takās vekîl-i mezbûr dahi mukāssa ve kabûl eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîk mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî evâhiri Muharremi’l-harâm li-sene mi’e ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: İbrahim Çelebi b. Ahmed, Ali b. Bâli, el-Hâc Abdi b. Mahmud, Ebûbekir b. Hüseyin.
|