.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689)
cilt: 56, sayfa: 179
Hüküm no: 196
Orijinal metin no: [41a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kireççi taifesinden Kosta v. Liko’nun ücretle yanında çalıştığı Niko v. Duka’da olan alacaklarının tahsilini istemesi

Mahmiye-i İstanbul’da Topkapısı kurbünde sâkin Kireççi tâifesinden işbu râfi‘ü’l-vesîka Kosta v. Liko nâm zimmî meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde yine tâife-i mezbûreden Niko v. Duka nâm zimmî muvâcehesinde üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip ben ücret ile hizmet eder makūlesinden olup ücret-i kavlisine merkūm Niko’ya kireççilik san‘atında on bir sene hizmet eylediğimden sonra târih-i kitâbdan dör[t] sene mukaddem beynimizde hesâb gördüğümüzde merkūm Niko zimmetinde ücretimden on dört bin akçe ile bir re’s katır hakkım zuhûr edip hatta merkūm Niko’ya vech-i muharrer ücretimden bir re’s katır ile meblağ-ı merkūm on dört bin akçe zimmetinde bana lâzımü’l-edâ deyni idiğini alâ re’si’l-işhâd ikrâr u i‘tirâf dahi eyledikden sonra zikr olunan katırı ve meblağ-ı mezbûrun altı bin akçesini yedinden ahz u kabz edip mâ‘adâsı olan sekiz bin akçeyi dahi mezbûrdan taleb eylediğimde bana edâdan imtinâ‘ eder, suâl olunup alıverilmesi matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsına beyyine taleb olundukda yine tâife-i mezbûreden Kethudâ Dimo v. Kerosen ve İstoyed v. Anderye ve Yorgo v. Papa Yorgi ve Dimo v. Ketero nâm zimmîler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka müdde‘î-i mezbûr Kosta ile işbu merkūm Niko târih-i kitâbdan dört sene mukaddem beynlerinde hesâb gördüklerinde müdde‘î-i mezbûr Kosta’nın merkūm Niko zimmetinde ücret-i mezkûresinden bir re’s katır ile on dört bin akçe hakkı zuhûr edip merkūm Niko’ya vech-i muharrer ücret-i mezkûreden zimmetinde müdde‘î-i mezbûr Kosta’ya zikr olunan katır ile meblağ-ı mezkûr on dört bin akçe lâzımü’l-edâ deyni idiğini bizim huzûrumuzda ikrâr u i‘tirâf ve bizi işhâd etmişdi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘de’l-hükm ve’t-tenbîh mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’l-hâmis mine’l-Muharremi’l-harâm li-sene mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: İbrahim Çelebi b. Ahmed, Mehmed Çelebi b. Abdi, Receb b. Osman, Ebûbekir b. Hüseyin, Ali b. Bâli.