.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689)
cilt: 56, sayfa: 182
Hüküm no: 201
Orijinal metin no: [42a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


İbrahim Beşe b. Mehmed’in el-Hac Hasan b. Süleyman’dan satın aldığı bargirin ayıplı çıkması üzerine iade etmek istemesi

Mahmiye-i İstanbul’da Haraççı Kara Muhyiddin mahallesinde sâkin işbu râfi‘ü’l-kitâb İbrahim Beşe b. Mehmed meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde el-Hâc Hasan b. Süleyman mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip târih-i kitâbdan on beş gün mukaddem mezbûr el-Hâc Hasan işbu müşâhede olunan doru iğdiç bârgirini cemî‘ uyûbdan sâlim olmak üzere otuz guruşa bana bey‘ ve teslîm, ben dahi iştirâ ve tesellüm ve def‘-i semen-i mezbûr etmişdim. Hâlâ zikr olunan bârgir boynundan karaca marazına mübtelâ olduğu aybına muttali‘ oldum, ayb-ı mezbûr kadîm ve inde’t-tüccâr noksân semen îcâb eder uyûbdan olmağın suâl olunup mârru’z-zikr bârgiri ahz ve semen deyü medfû‘um olan meblağ-ı mezbûru bana redd ü teslîme merkūm el-Hâc Hasan’a tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde evvelâ teveccüh-i husûmet için zikr olunan bârgir taraf-ı saltanat-ı aliyyeden ehl-i hibre ta‘yîn olunan Abbas b. Ebûbekir ve Mustafa b. Hasan’a irsâl ve irâ’et olundukda onlar dahi ba‘de’n-nazar meclis-i şer‘a gelip zikr olunan bârgir boynundan karaca marazına mübtelâ olup ayb-ı mezbûr ile elân mu‘ayyebdir deyü her biri haber vermeğin gıbbe’s-suâl mezbûr el-Hâc Hasan cevâbında zikri murûr eden bârgiri târih-i mezkûrda müdde‘î-i merkūma meblağ-ı mezbûr otuz guruşa cemî‘ uyûbdan sâlim olmak üzere bey‘ ve kabz-ı semen eylediğini ikrâr lâkin ayb-ı mezbûrun kadîmini inkâr edicek, müdde‘î-i mezbûrdan ayb-ı merkūmun kadîmini mübeyyin beyyine taleb olundukda udûl-ı müslimînden mezbûrân Abbas ve Mustafa li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka mârrü’l-beyân bârgirde hâlâ mevcûd olan ayb-ı mezkûr otuz günden ekalde hâdis olur değildir kadîmdir, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın gıbbe’t-tahlîfi’ş-şer‘î mûcebiyle ba‘de’l-hükm ve’t-tenbîh mâ-hüve’l-vâkı‘ bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâlis aşer min-Muharremi’l-harâm li-sene mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: İbrahim Beşe b. Ahmed, İbrahim Çelebi [b.] Ahmed, el-Hâc Abdullah Çukadâr, Mehmed b. Ali.