.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767)
cilt: 76, sayfa: 229
Hüküm no: 222
Orijinal metin no: [100-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Eyüp debbağlarından Abdullah ve annesi Hatice’nin, Eyüp debbağları Ahi Babası Musa ve sairleri aleyhindeki davalarında anlaşma sağlanması

Keşf-i debbâğhâne der-kurb-ı Eyüb

Ma‘rûz,

Eyüb debbâğlarından arzuhâl eden Abdullah ile zâtı mu‘arrefe anası Hadîce bt. Abdullah Çarşamba günü Arz Odası’nda huzûr-ı âlîlerinde Haremeyn-i muhteremeyn müfettişi dâ‘îleri ma‘iyyetiyle akdolunan meclis-i şer‘-i hatîrde yine Eyüb debbâğları Ahi babası el-Hâc Musa ve Kethüdâsı el-Hâc Mustafa ve yiğitbaşıları Ahmed ve ustalarından el-Hâc İsmail ve Usta Mehmed ve diğer Mehmed ve Ali Bey ve Molla Osman ve Küçük Mehmed ve Derviş Mustafa ve Yazıcı Ahmed ve Mahmud ve Usta ve Yeğen Mehmed ve es-Seyyid Hüseyin ile terâfu‘larında esnâf-ı mezkûre Eyüb’de Lonca Ardı nâm mahâlde olan mahzende hissemiz var iken bizi men‘ eylediklerinden mâ‘adâ mahzen-i merkūm ittisâlinde olan dükkânımıza mahsûs olan otuz yedi buçuk hisse derilerimizi dahi vermemeleriyle mahzen-i merkūmdan hissemiz ifrâz ve derilerimizin dahi alıverilmesi matlûbumuzdur deyü da‘vâlarına binâen taraf-ı dâ‘îlerinden es-Seyyid Halil Efendi dâ‘îleri ve müfettiş efendi dâ‘îleri tarafından Mehmed Efendi ve bi’n-nefs Eyyûb nâibi Feyzullah Efendi dâ‘îleri mi‘mâr halîfeleriyle mahzen-i merkūma varıp mu‘âyene ve istintâk eylediklerinde Hazret-i Eyüb Vakfı’ndan dört sehim i‘tibârıyla iki sehmi Ali b. Yusuf ve bir sehmi Hüseyin b. Abdullah ve bir sehmi dahi Ahmed b. Mustafa nâm kimesneler üzerinde olup mezbûrânın alâkaları olmamağla ifrâz ve taksîm iktizâ etmeyip lâkin ittisâlinde vâki‘ mezbûrânın dibâgat eyledikleri dükkânda olanlar mahzen-i merkūmda hisse sâhibi rızâlarıyla i‘mâl ve bey‘ eyledikleri mûmâ-ileyhim ba‘de’l-inhâ mezbûrân esnâf-ı mezkûre ile huzûr-ı âlîlerinde tekrâr murâfa‘alarında esnâf-ı mezkûre bundan sonra mezbûrânın ta‘yîn olunan hisselerini kesmeyip ve hilâf-ı şer‘-i şerîf dükkânlarında kâr ü kisblerine [101] dahl ve ta‘arruz etmemek üzere ta‘ahhüd etdiklerinde mezbûr Abdullah dahi nizâm-ı kadîmleri üzere mezbûrânın loncalarına varıp muvâneset ve fî-mâ-ba‘d mugāyir-i nizâmları vaz‘ ve hareketde olmayıp ve kezâlik hilâf-ı şer‘-i şerîf esnâf-ı mezkûre itâle-i yed ve hisân etmemek üzere ta‘ahhüd ve eğer bir dahi bu mugāyir-i nizâm hareketleri olur ise te’dîben esnâf-ı mezkûreden ihrâc olunmağla râzı olup te’mîn eyledikde onlar dahi râzılar olup bu vechile kat‘-ı nizâ‘ eyledikleri bi’l-iltimâs huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 9 Safer sene 1180.