|
İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767) cilt: 76, sayfa: 231 Hüküm no: 224 Orijinal metin no: [101-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mağrib eşyası satan fesçi esnafının Galatalı ve İstanbullu olarak iki guruba ayrılması ve kethüda tayinleri
Fesciyân kethüdâlığı
İstanbul ve Galata ve tevâbi‘i fesciyân-ı Mağrib kethüdâlığına bilâ-ta‘yîn mutasarrıf olan el-Hâc Süleyman Bey şer‘an ta‘zîri mûcib ef‘âl-i şenî‘ası ale’n-nehci’ş-şer‘i’ş-şerîf sâbit ve mütehakkık olduğundan ref‘i lâzım geldikde mezbûr Cerbinî? el-Hâc Süleyman’dan teşekkî eden Galata ve İstanbul’da sâkin Tunus ve Trablus ve Cezâyirli olan fırka ile mezbûr Süleyman’ın tarafgîrleri beyninde ittihâd ile bir kethüdâ ihtiyâr etmeleri mümkün olmamağla bundan akdem mesbûk olduğu vech üzere fermân-ı âlîşâna imtisâlen mezbûr Tunuslular ekser Galata sükkânından olmağla Galatalı ve İstanbullu ta‘bîriyle beynlerinde temyîz kılınan fırkateynin Galatalı ta‘bîr olunup merkūm Süleyman ve teba‘asından teşekkî eyleyen otuz dört aded dükkân sâhibleri ve yine onlara tâbi‘ torbacı ta‘bîr olunan otuz dokuz nefer kimesneler içlerinden el-Hâc Ömer b. Mehmed nâm kimesneyi ihtiyâr ve İstanbullu tesmiye olunan elli bir aded dükkân ve torbacılar el-Hâc Yahya b. Mehmed’i kethüdâlığa ihtiyâr ve kabûl ve bundan akdem i‘lâm olunduğu üzere Mağrib’den gelen fes ve şal ve kuşak ve ihrâmı iki tarafın kethüdâları ve yiğitbaşıları ve ihtiyârları ma‘rifetleriyle pazar ve iştirâ ve onu on bir fâizden ziyâde ile ibâdullaha bey‘ etmemek üzere ta‘ahhüd ve tevzî‘ ve taksîmde birbirlerinin sihâmına müdâhale ve gadr ü himâye ve hilâf-ı şer‘-i şerîf falaka ve deynek ile esnâfını kethüdâları ve yiğitbaşıları darb ve rencîde etmeyip iktizâ eden ta‘zîr-i şer‘îleri İstanbul Mahkemesi’nde ba‘de’s-sübût icrâ olunup ve hilâf-ı nizâm hareketleri olup esnâfından tard veyâhud te’dîb iktizâ eder ise gerek İstanbul mahkemesinde fırkateynin kethüdâları muvâcehelerinde görülüp mûcibi icrâ olunmak ve bundan sonra birbirlerinin kethüdâlığına ve sâir umûrlarına hilâf-ı şer‘-i şerîf ve mugāyir-i emr-i münîf dahl ü ta‘arruz ederi olur ise devâm-ı nizâmları için hırfetlerinden ihrâc [ve] vatan-ı asliyelerine nefy ile iz‘âc olunmak üzere mezbûrân Ömer ve Yahya fırkalarına kethüdâ nasb ü ta‘yîn ve işbu şurût-ı nizâmları Başmuhâsebe’ye kayd ve yedlerine başka başka berat-ı âlîşânım verilmek bâbında akzâ kuzâti’l-müslimîn İslambol kādısı Mevlânâ Neylîzâde Mehmed Hamid -zîde kadruhû- tevcîh ve beratı i‘tâ olunmak bâbında fermân-ı âlîşânım sâdır olmağın hakkında mezîd-i inâyet-i pâdişâhânem zuhûra getirip bin yüz seksen senesi Muharremi’nin yirmi dördüncü günü târîhiyle müverrah verilen ruûs-ı hümâyûnum mûcebince bu berat-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnu verdim ve buyurdum ki merhûm el-Hâc Ömer b. Mehmed -zîde kadruhû- varıp Galata’nın fesciyân kethüdâlığına bilâ-ta‘yîn mutasarrıf olup edâ-yı hizmet eyledikden sonra bundan evvel bilâ-ta‘yîn kethüdâ olanlar ne minvâl üzere mutasarrıf olagelmişler ise merkūm dahi [102] ol minvâl üzere mutasarrıf ola. Ol bâbda taraf-ı âhardan hiç ferd mâni‘ ve müzâhim olmayıp işbu berat-ı âlîşânıma mugāyir zabt u rabtına dahl ve ta‘arruz kılmayalar, şöyle bileler alâmet-i şerîfe i‘timâd kılalar.
Fî 29 Muharrem sene 1180.
|