.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767)
cilt: 76, sayfa: 236
Hüküm no: 232
Orijinal metin no: [104-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Hasır İskelesi’ne yanaşma hususunda Karamürsel kayıkçıları ile piyade kayıkçılarının anlaşmaları

Hasır İskelesi’nde Karamürsel kayıkçıları ile piyâde kayıkçılarının nizâmı

Ma‘rûz,

Arzuhâl eden Karamürsel Reisleri Kethüdâsı Mehmed ve reislerinden es-Seyyid Osman ve Halil ve İbrahim ve sâirleri Çarşamba günü Arz Odası’nda huzûr-ı âlîlerinde ma‘kūd meclis-i şer‘-i şerîfde Hasır İskelesi’nde piyâde kayıkları kethüdâsı İsmail ve ustalarından Ali ve Osman ve Mustafa ve es-Seyyid Mustafa ve İbrahim ve Veli ile terâfu‘larında yetmiş dört târîhinde Karamürsel reisleri yedlerinde olan fermân-ı âlîşânda Hasır İskelesi’nde Büyük Gümrük tarafına Yeniköy ve Bebek Bahçesi Pazar kayıkları yanaşıp ve Yemiş iskelesi tarafına Karamürsel kayıkları başdan kara yanaşması musarrah ve piyâde kayıkçıları yedlerinde olup yetmiş dokuz Zilka‘desi târîhinde izzetlü Bostancıbaşı Ağa i‘lâmında mahâll-i mezkûra Karamürsel kayıklarının ancak biri yanaşıp tefrî‘-i hamûle etdikden sonra çıkıp yerine biri dahi başdan kara yanaşıp piyâdecilere mâni‘ ve müzâhim olmaya deyü iltimâsları münderiç olup lâkin kadîmîsi üzere amel oluna deyü fermân-ı âlîşân sâdır olmağla Karamürsel kayıkçıları kadîmîsi üzere mahâll-i mezkûra müstevfâ yanaşmak için piyâdecilerden iddi‘âlarına binâen beynleri tevfîk olunmak üzere havâle buyrulmuş idi. Ba‘dehû mahâll-i mezkûrda peremeciler dâ‘îhâneye gelip bizim dahi mahâll-i mezkûrda bir kayıklık bir yerimiz vardır deyü iddi‘â etmeğin yedlerinde müstakil fermân-ı âlîleri [105] olmamağla da‘vâlarına iltifât olunmamağın tarafeyn tekrâr dâ‘îhâneye gelip fî-mâ-ba‘d mezkûr iskelenin Büyük Gümrük tarafına ke’l-evvel Yeniköy ve Bebek Bahçesi pazar kayıkçıları yanaşıp ve hamûlelerinden müşteriye numûne olmak için ancak iki zenbil veyâhud iki çuval çıkarıp ve ziyâde yük çıkarmağla mahâll-i mezkûrun tazyîk ve işgāl etmemek şartıyla piyâdecileri irzâ ve piyâdeciler dahi minvâl-i meşrûh üzere mezbûrların iki aded kayıklarının yanaşmasına bundan böyle aslâ dahl ü ta‘arruz ve nizâ‘ etmemek üzere her biri ta‘ahhüd ve bu nizâmın hilâfına tarafeynden hareket eder olur ise izzetlü Yeniçeri Ağası ma‘rifetiyle te’dîb için kal‘aya vaz‘ olunmağa râzı olmalarıyla vech-i meşrûh üzere ağa-yı mûmâ-ileyh kullarına hitâben tuğrâ-yı fermân-ı âlîleri sudûrunu istid‘â eyledikleri huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 14 S sene [1]180.