|
İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767) cilt: 76, sayfa: 252 Hüküm no: 254 Orijinal metin no: [114-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Havva bt. Salih’in Kara Davud Paşa Vakfı’ndan menzil hissesini vakfa satması
Oruç Ağa mahâllesinde menzil
Ma‘rûz,
Bi’t-taleb kıbel-i şer‘-i şerîfden mürsel Kâtib Ali Efendi hâssa mi‘mârı hulefâsından ve es-Seyyid Mehmed ile İstanbul’da Horhor kurbünde Oruç Gāzî mahâllesi ahâlîsinden Havva bt. Salih’in sâkin olduğu [115] menzile varıp huzûr-ı Müslimînde akd-i meclis-i şer‘-i kavîm eyledikde zâtı ta‘rîf-i şer‘î ile mu‘arrefe olan mezbûre Havva Meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda zikri âtî vakfın mütevellîsi Salih Ağa b. İbrahim muvâcehesinde mahâlle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan Safiye Hatun menzili ve bir tarafdan Emetullah Hatun menzili ve bir tarafdan Rukıye Hatun menzili ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd ulyâda bir oda ve bir sofa ve vüstâda iki oda ve bir sofa ve kenîf ve kilâr ve süflâda bir oda ve iki kenîf ve kömürlük ve iki matbâh ocağı ve tahta-pûş ve müşterek bi’r-i mâ ve bahçeyi müştemil merhûm Kara Davut Paşa Vakfı’ndan iki yüz otuz dört zirâ‘ arsalı ve üzerinde yüz altmış dört zirâ‘ ebniyeli birbirine muttasıl iki bâb menzil sekiz sehim i‘tibârıyla dört sehmi zevcim müteveffâ Halil’in ve dört sehmi müteveffâ Abdi’nin bi’l-icâreteyn iştirâken tasarruflarında iken zevcim merkūm hayâtında mutasarrıf olduğu dört sehmden bir sehm-i şâyi‘ini bâ-re’y-i mütevellî bana fâriğ oldukdan sonra merkūm Abdi ve zevcim merkūm dahi bilâ-veled fevt ve ol vechile menzileyn-i mezbûreyn mahlûl ve cânib-i vakfa âid ve râci‘ olup mütevellî-i merkūm menzileyn-i merkūmeyni âhara ferâğ murâd etmekle ben menzileyn-i merkūmeynde mutasarrıfe olduğum bir sehm-i şâyi‘im ba‘de’l-mu‘âyene ve’l-misâha ve’t-takvîm ifrâz ve taksîm ve alâmât-fâsıla vaz‘ıyla temyîz olunmak matlûbumdur deyü da‘vâya tasaddî etmiş idim. Lâkin hisse-i mezkûrem kābil-i taksîm olmayıp taksîm olunduğu sûretde dahi vakıf mutazarrır olup taraf-ı vakıfdan iştirâ olunup mecmû‘u ba‘de’l-müzâyede mu‘accele-i misliyesiyle âhara icâr olunmak tarafeyne enfa‘ olduğu ecilden hisse-i mezkûremi nef‘an li’l-vakf mütevellî-i mezbûr benden tefevvüz ve bedel olmak üzere bana yüz on guruş verip ve da‘vâsından zimmetini ibrâ etdikde ben dahi meblağ-ı mezkûru ahz u kabz ve hisse-i mezkûreyi mütevellî-i mezbûra fâriğā olmamla benim menzil-i mezkûrda aslâ alâkam kalmayıp mecmû‘u vakf-ı mezkûra âid olup husûs-ı mezkûre müte‘allıka âmme-i da‘vâdan taraf-ı vakfı ve zimmet-i mütevellî-yi mezbûru ibrâ eyledim deyü bu vechile hisse-i mezkûreden mezbûre Havva’nın ferâğ ve ibrâyı mütevellî-i mezbûr tasdîk ve kat‘-ı nizâ‘ eylediklerini mezbûr dâ‘îleri mahâllinde tahrîr ve ma‘an mürsel ümenâ-yı şer‘le gelip inhâ etmeğin huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
|