.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 33 Numaralı Sicil (H. 1183-1185 / M. 1769-1770)
cilt: 77, sayfa: 236
Hüküm no: 194
Orijinal metin no: [64a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Fâtih Camii inşası için nalburiye malzemeleri temin eden Nalbur Ahmed’in alacağını tahsil ettiği

Mahmiye-i İstanbul’da Ebu[l]feth Sultân Mehmed Han -aleyhi’r-rahmetü ve’l-gufrân- hazretlerinin câmi‘-i şerîfi binâsına me’mûr ecille-i kibâr-ı Devlet-i Aliyye dâmet fi’l-himâyeti’r-rabbâniyyede Darbhâne-i âmire emîni olan sa‘âdetlü semâhatlü mahmedetlü bâ‘isü hâze’l-kitâb-ı müstetâb Mehmed İzzet Beyefendi neclü’l-merhûmi’l-mebrûr el-Hâc Ahmed Efendi hazretlerinin zikri âtî husûsda taraf-ı bâhirü’ş-şereflerinden vekîl-i müseccel-i şer‘îleri izzetlü el-Hâc İsmail Ağa b. el-Hâc Ali Ağa ve zikri câ’î husûsu mahâllinde kalem-i şer‘-i kavîm ile ketb ü tahrîri iltimâs buyurmalarıyla cânib-i şerî‘at-ı garrâda irsâl olunan Mevlânâ Ali Efendi mûmâ-ileyh el-Hâc İsmail Ağa’nın Tavşantaşı kurbünde Emin Bey mahallesinde vâki‘ menziline varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i kavîm eyledikde Âsitâne-i aliyye na‘lbur esnâfından el-Hâc Ahmed b. Abdullah nâm kimesne meclis-i şer‘de mûmâ-ileyh el-Hâc İsmail Ağa mahzarında takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip bin yüz seksen üç senesi Recebi’l-ferdi’nin on altıncı günü seksen beş Muharremi’l-harâmı gāyetine gelince câmi‘-i mezkûrun ebniyesi’çünbâ-defter-i müfredât vekîl-i mûmâ-ileyh hazretlerine ve bey‘ ve teslîm eylediğim kened ve zebân ve kiriş ve enîk ve mahlûd mismâr ve cam demirleri ve cunbalar ve kandil tabakası demirleri ve sokak demirleri desdek ve küfe ve kürek ve ıhlamur ve sâir beynimizde ma‘lûm demir âleti semenlerinin ber-mûceb-i defter-i müfredât hesâbı vekîl-i mûmâ-ileyh hazretleriyle hesâb-ı sahîh-i şer‘î ile rü’yet eylediğimizde cem‘an altmış iki yük doksan bin iki yüz kırk akçeye bâliğ olmağla meblağ-ı mecmû‘-ı mezkûru mûmâ-ileyh el-Hâc İsmail Ağa hazretlerinden bundan akdem ceste ceste ve hâlâ bana def‘ u teslîm ve ben dahi defter-i mezkûr üzere yedinden tamamen ve kâmilen ahz u kabz ve ol vechile istifâ-yı hak edip târih-i merkūmdan câmi‘-i mezkûrun hitâmı olan işbu târih-i kitâba gelince eşyâ-i muharrere-i mezkûre semenlerinden müvekkil-i müşârün-ileyh ve vekîl-i mûmâ-ileyh hazretleri zimmetlerinde kat‘an bir akçe ve bir habbe alacağım ve de‘âvî ve nizâ‘ ve husûmetim kalmamağla eşyâ-i muharrere-i mezkûre semenlerine ve hesâbda galat vukū‘una ve bi’l-cümle husûs-ı merkūma müte‘allika âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebât ve eymân [ve] muhâsamâtdan müvekkil-i müşârün-ileyh ve vekîl-i mûmâ-ileyh hazretlerinin zimmetlerini ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ile ibrâ ve ıskāt eyledim dedikde vekîl-i mûmâ-ileyh dahi mukırr-ı merkūmu bi’l-cümle kelimât-ı meşrûhasında vicâhen ve şifâhen tahkīk ve tasdîk eyledikden sonra mezbûr el-Hâc Ahmed yine meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda iâde-i kelâm edip eğer ba‘de zamânin husûs-ı mezbûr için bir kimesne müvekkil-i müşârün-ileyh ve vekîl-i mûmâ-ileyh hazretlerinden de‘âvî ve şer‘an bir nesne ahz eder ise me’hûzuna ben kefîl ve zâmin oldum dediğini mevlânâ-yı mezbûr mahâllinde ketb ü tahrîr ve ma‘an Mürsel ümenâ-i şer‘ ile meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu tahrîren.

Fî 18 min-Muharremi’l-harâm sene 1185.

Şuhûdu’l-hâl: Şâhidûn-ı sâbıkūn.