.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 78 Numaralı Sicil (H. 1216-1217 / M. 1801-1803)
cilt: 82, sayfa: 81
Hüküm no: 20
Orijinal metin no: [3b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kemhacı esnafının aralarındaki ihtilafı gidererek sulh oldukları

Kemhacı esnâfının ta‘ahhüdleri

Ma‘rûz

Âsitâne-i aliyyede vâki‘ Kemhacı esnâfının me’zûn kalfalarından ashâb-ı arzuhâl Mehmed Said ve es-Seyyid Süleyman ve es-Seyyid Kadri ve Sağır Kadri ve Arnavud Osman ve Abdullah ve es-Seyyid Ahmed ve Mehmed ve Topuz Mehmed ve Kırk yedi bölüğün Halil odabaşı ve Cezayirli Mehmed ve Uzun Mustafa ve Mollaoğlu Ahmed ve zimmî kalfalarından Nikola ve Cihan ve Simon ve Anaştaş ve Ergir ve Bogos ve Zakar ve Yani ve Asvador vesâirleri meclis-i şer‘-i münîrde arzuhâlde mezkûr esnâf-ı mezkûre kethüdâsı Mahmud Ağa ve Serâsercibaşı Bekir Ağa ve Yiğitbaşı Ali Ağa ve sâbıkā Kethüdâ Ömer Ağa ve Ali Ağa ve İbrahim Usta ve Hasan Usta ve Mehmed Sâdık ve es-Seyyid Hasan ve Emrullah ve Abdi ve es-Seyyid Ahmed ve diğer es-Seyyid Ahmed ve es-Seyyid Abdullah ve es-Seyyid Mustafa ve Kasaboğlu Mehmed ve diğer Mehmed Emin nâm kimesneler muvâcehelerinde biz esnâf-ı mezkûrenin pîr-perver kalfalarından olup müstakil destgâh kurup işlemek murâd eylediğimizde kethüdâ ve ihtiyârlarımız siz müstakil destgâh ister iseniz gedik iştirâ edin deyü her birimizden üçer yüz guruş taleb ederler deyü teşekkî ve kethüdâ-yı merkūm ve ihtiyârları dahi cevâblarında mezbûrûnun pîr-perver izin almış kalfa olduklarını ikrâr lâkin el-yevm mevcûd olan dört yüz otuz iki aded destgâh kâfi ve vâfî olmağla ziyâde destgâh ihdâs olunmayıp ve destgâh sâhiblerinden biri fevt oldukda mutasarrıf olduğu gediği evlâdına yok ise müstahik olan kalfasına ve âhar kalfaya verilip bu vechile hareket olunmak üzere mukaddemâ beynimizde ta‘ahhüd ve kavl ve ittifâk etmemizle vech-i muharrer üzere amel olunmak için 1188 senesi târihiyle muvarrah yedimize işbu bir kıt‘a fermân-ı âlîşân i‘tâ olunmuş idi deyü bir kıt‘a fermân-ı âlî ibrâz ve bu vechile beynimizde münâza‘at-ı kesîre vâkı‘a olmuş idi el-hâletü hâzihi kethüdâ ve ustalarımız merkūmûn ba‘de’l-yevm destgâh sâhiblerinden fevt olanların destgâhını evlâdı olmadığı sûretde içimizde eski bulunan kalfalara ol dahi istemez ise derûnunda olan kalfalara verilmek üzere ta‘ahhüd eylediklerinde biz dahi râzılar olup bu vechile kat‘-i nizâ‘ eyledik deyü takrîrlerini kethüdâ ve ihtiyârları merkūmûn tasdîk eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî-17 min-Şa‘bani’l-mu‘azzam sene [1]216