|
İstanbul Mahkemesi 94 Numaralı Sicil (H. 1222-1223 / M. 1807-1809) cilt: 85, sayfa: 318 Hüküm no: 292 Orijinal metin no: [39b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Çeşme’de İbrahim Ağa Camii ve Mustafa ve Memiş Ağa Camii vakıflarına ait çarşıdaki kasap dükkânlarının deniz kenarında inşa edilen dükkânlarla istibdâli ve Selamoğlu Ahmed’in kasap tayini
Çeşme kasabasında dükkân mâddesi
Ma‘rûz
“Nizâmlarına dâir verilen fermân-ı âlî ve muktezâsı derkenârına nazar-birle iktizâsını i‘lâm eyleyesiz” deyü bu dâ‘îlerine hitâben sâdır olan emr-i âlîlerine imtisâlen nazar olundukda Cezâyir-i bahr-i sefîd’den Sakız cezîresine muzâfe Çeşme kasabasında vâki‘ bundan akdem ashâb-ı hayrâtdan İbrahim Ağa nâm kimesnenin binâ eylediği Câmi‘-i şerîf ve mukaddemce Mustafa ve Memiş nâm kimesnelerin binâ eyledikleri câmi‘-i şerîf ve câmi‘ayn-i mezkûreynin musakkafâtından dört bâb dükkânları kasaba-i mezbûre çarşısı derûnunda olmağla zebh olunan hayvanâtın ta‘affünü sebebiyle râyıha-i kerîhesinden ahâli-i kasaba müte’ezzî olduklarından mâ‘adâ nisvân tâifesi lahm iştirâsından usret üzere olduklarından gayrı dekâkin-i merkūme müşrif-i harâb ve mâil-i türâb olup merkūm İbrahim Ağa vakfından ta‘mîr ve termîme vâfî galle-i vakıf olmadığına binâen mezbûrân Mustafa ve Memiş kendi mallarından bir kimesnenin mülkü olmayan mahâlde leb-i deryâda müceddeden dört bâb kasab dükkânları inşâ ve kasaba-i mezbûrede çarşı derûnunda harâb dükkân-ı merkūmları müceddeden binâ eyledikleri dört bâb dükkânları bi-tarîki’l-istibdâl tebdîl ve nakl ve dekâkin-i mezbûrenin iki bâbını merkūm İbrahim Ağa câmi‘ine ve iki bâbını kendileri ihyâ eyledikleri câmi‘-i şerîfe îrâd-ı vakıf kayd ve ta‘yîn eylediklerinde husûs-ı merkūmeye ba‘zı kesân müdâhale etmek iktizâ etmez iken âhardan ba‘zı kimesne a‘zâr-ı vâhiye îrâd ile hilâf-ı şer‘-i şerîf ve mugāyir-i emr-i münîf müdâhale ve vakfeyn-i şerîfeynin îrâdına kesr ve noksân terettüb etmekle te‘addî ve rencîdeleri men‘ olunmak bâbında emr-i âlî-şân i‘tâ olunan dört aded dekâkini mezbûrede kasaba-i mezbûre ahâlilerinin iltimâs ve ittifâklarıyla sene-i sâbıkā Rûz-ı Kasımı’ndan işbu târih-i i‘lâm senesi Rûz-ı Kasımı’na gelince bâ-hüccet-i şer‘iye ancak bir sene tamamına değin kasab ta‘yîn ve vaz‘ eyledikleri Selamoğlu Ahmed nâm kimesne bundan böyle dekâkin-i mezkûrede kasablık kendüde ibkā ve tahsîs zımnında tuğrâ-yı garrâ-yı cihân-dârî ile yedine bir kıt‘a emr-i âlî ısdârını istid‘â etmiş olup lâkin merkūmu dekâkin-i merkūmeye ahâli vaz‘ etmiş olmağla ahâli-i kasabanın lahm husûsunda muzâyaka çekmemeleri için merkūmun yedine emr-i şerîf ısdârında bir gûne mahzûr var mıdır deyü mahâllinden bi’l-cümle ahâli ihbârlarıyla isti‘lâma muhtâc olduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı [âlîlerine i‘lâm olundu.]
Fî 24 Ra sene 1223.
|