|
İstanbul Mahkemesi 94 Numaralı Sicil (H. 1222-1223 / M. 1807-1809) cilt: 85, sayfa: 328 Hüküm no: 306 Orijinal metin no: [41a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Kasap dükkânı gediklerinin kız çocuklarına verilmeyeceği vakfiye şartından olduğundan vefat eden Giritli Hasan Beşe’nin kızı Raziye Hatun’un kardeşi Hüseyin aleyhindeki talebinin meşru olmadığı
Kasab gediğine dâir
Ma‘rûz
Mahrûse-i Galata’da Arab Câmi‘i mahallesinde sâkine iken bin iki yüz dört senesi Cemâziyelûlâ’sında vefât eden kasab tâifesinden Giridî Hasan Beşe b. Musa nâm kimesnenin sulbiye kızı sâhibe-i arzuhâl mu‘arrefetü’z-zât Râziye Hatun bi’l-ma‘iye rü’yete memûr Haremeyn-i şerîfeyn müfettişi müderrisîn-i kirâm-ı zevi’l-ihtirâmdan fazîletlü Mehmed Fikri Efendi tarafından mürsel Kâtib Mehmed Efendi ile du‘âhânemizde ma‘kūd meclis-i şer‘-i münîrde li-ebin er karındaşı olup hâmiş-i arzuhâlde mastûr derkenâr nâtık olduğu üzere zikri âtî nısf kasab gediğine babası intikālinden mutasarrıf ve ol-vechile vaz‘-ı yedi mütehakkık olan derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism Hüseyin Beşe muvâcehesinde Hudâvendigâr-ı esbak cennet-mekân firdevs-âşiyân merhûm Gāzi Sultan Abdülhamid Han -tâbe serâhû- hazretlerinin evkāf-ı şerîfeleri mütevellîsi tarafından vekîli Mehmed emîn Ağa ve Hâssa kasabbaşısı izzetlü Mustafa Ağa tarafından mürsel Kasablar Kethudâsı Süleyman Ağa ve bi’l-cümle kasab ustaları hâzır oldukları hâlde vakf-ı müşârün-ileyh müstagallâtından olup Yedikule hâricinde vâki‘ ganem salhânelerinden yedinci salhâneye merbût mahrûse-i mezbûrede Yenicâmi‘-i şerîf kurbünde vâki‘ bir bâb kasab dükkânı derûnunda mevcûde beyne’l-hıref gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin nısf-ı şâyi‘ini babamız müteveffâ-yı mezbûr Giridî Hasan Beşe’nin hayatında ile’l-vefât uhde-i tasarrufunda olup ba‘de vefâtihî nısf gedik-i mezkûr eğerçi şurût-ı vakfiye-i ma‘mûlün-bihâ mûcebince sulbî oğlu karındaşım merkūm Hüseyin Beşe’ye intikāl etmiş ise dahi iki yüz yedi senesi Saferi’l-hayrı târihiyle müverrah şeref-yâfte-i sudûr eden fermân-ı âlî-şânda ba‘de’l-yevm kasab gedikleri dahi sâir evkāf-ı selâtîn musakkafâtı misillü evlâd-ı zükûr ve inâsa ale’s-seviye intikāl eyleyip evlâd-ı inâs tarafından cümle kasab ustaları ma‘rifetleriyle esnâfdan kasab ustalığına istihkākı olan kimesneye idâre etdirilmek husûsu düstûrü’l-amel tutulmak şurût-ı evkāf-ı şerîfeden olmağla babamız mezbûr Hasan Beşe fevt oldukda sulbî evlâdı benimle merkūm Hüseyin Beşe ve Fatıma Hatun’u terk etmekle ol-vechile nısf gedik-i mezkûr üç nefer evlâdı benimle mezbûrân Hüseyin Beşe ve Fatıma Hatun’a ale’s-seviye intikāl olunmak iktizâ eder iken karındaşım mezbûr Hüseyin Beşe nısf gedik-i mezkûru bir takrîb üzerine kayd edip zabt ve tasarruf etmekle suâl olunup benim sülüs hissemden keff-i yed ve bana teslîme tenbîh olunmak matlûbdur deyü ba‘de’d-da‘vâ ve’l-istintâk mezbûr Hüseyin Beşe cevâbında işbu yedimde olup iki yüz on senesi Saferi’nin yirmi üçüncü günü târihiyle müverrah İstanbul Mahkemesi sicillâtından muhrec âhar arzuhâl hâmişinde mastûr i‘lâm-ı şer‘î mantûkunca müdde‘iye-i mezbûre Râziye Hatun ile kız karındaşı merkūme Fatıma Hatun taraflarından vekîlleri Osman ve Hasan nâm kimesneler husûs-ı mezkûru benim hâl-i sugrumda tesviye-i emrime vasîm olan vâlidem Havva Hatun’dan da‘vâ ve keyfiyet-i hâl kasabbaşı ve ustalarından isti‘lâm olundukda cevâblarında kasab ustalarından olan gedik ashâbından biri fevt oldukda kız evlâdlarına gedik hissesi verilmeyip gediği ancak erkek oğluna verilmek merhûm-ı müşârün-ileyh hazretlerinin vakf-ı hümâyûnları şurûtundan olup evlâdın zükûr ve inâsına ale’s-seviye intikāl husûsu iki yüz yedi senesinde emr-i şerîf-i âlî-şân ile nizâm-yâfte olup mezbûr Giridî Hasan [41b] iki yüz dört senesinde fevt oldukda merhûm-ı müşârün-ileyh hazretlerinin vakf-ı hümâyûnları şurûtu mûcebince müteveffâ-yı mezbûrun gediği ancak erkek oğlu sagīr-i mezbûr Hüseyin’e verilmek iktizâ eder deyü her biri meclis-i şer‘de haber vermeleriyle ol-vechile babam mezbûrun fevti iki yüz dört senesinde olup zükûr ve inâsa ale’s-seviye verilmek iki yüz yedi senesinde olduğundan kızları mezbûretâna gedik intikāl etmediği vekîlân-ı mezbûrâna tefhîm olundukda onlar dahi müteveffâ-yı mezbûr iki yüz dört senesinde fevt oldukda vasîyy-i mezbûre gedik-i mezkûru i‘lâm alıp oğlu üzerine kayd ve yedine temessük almamağla binâen-aleyh taleb ederiz deyüp babam merkūm Giridî Hasan fevt olduğu anda mutasarrıf olduğu gediği şurût-ı vakfiye-i ma‘mûlün-bihâ mantûku üzere yalnız oğlu mezbûr Hüseyin’e intikāl edip lâkin ol târihde temessük almadıkları kızlara intikāli müstelzem olmadığı dahi vekîlân-ı mezbûrâna tefehhüm olundukda mücâb olmayıp îrâd eyledikleri kelimâtları şurût-ı vakfiye-i ma‘mûlün-bihâya mugāyir olmağla kelâmlarına iltifât ve ısgā olunmayıp gedik ta‘bîr olunan nısf âlât-ı mezkûre babam mezbûr intikālinden benim üzerime kayd ü zabt ve tasarrufu için cânib-i vakf-ı şerîfden temessük verilmesi için i‘lâm olunup mûcebince taraf-ı vakıfdan nısf gedik-i mezkûru zabt ve tasarruf etmem için yedime temessük i‘tâ olunmuş idi deyü hâzırûn-ı mezbûrûnun tasdîkleriyle eylediği takrîrine mutâbık ibrâz eylediği bir kıt‘a i‘lâm ve temessükün mazmûnunu ve kaziyye minvâl-i meşrûh üzere olduğunu bi-tamamihâ tâyi‘an ve kat‘iyyen ikrâr ü i‘tirâf etmeğin mûcebince müdde‘iye-i mezbûre Râziye Hatun da‘vâ-yı mezkûresiyle merkūm Hüseyin Beşe’ye bî-vech-i şer‘î mu‘ârazadan men‘ olunduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı [âlîlerine i‘lâm olundu.]
Fî 23 Ra sene 1223.
|