.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 94 Numaralı Sicil (H. 1222-1223 / M. 1807-1809)
cilt: 85, sayfa: 343
Hüküm no: 322
Orijinal metin no: [43b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kahveci Süleyman Beşe’nin Seyyid Mehmed Mücib Efendi aleyhinde gedik iddiasında bulunmaya hakkı olmadığı

Laleli’de Kahvehâne gediği nizâ‘ı

Ma‘rûz

Sâhib-i arzuhâl Kahveci Süleyman Beşe b. Haydar nâm kimesne meclis-i şer‘-i münîrde zikri âtî dükkânın bi’l-icâreteyn mutasarrıfı hâcegân-ı dîvân-ı hümâyûndan derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism es-Seyyid Mehmed Mücib Efendi b. Hasan nâm kimesne mahzarında Bâbüssa‘âdeti’ş-şerîfe Ağası nezâretlerinde âsûde evkāfdan Küçükayasofya Vakfı’ndan İstanbul’da Laleli Çeşme nezdinde Sultan Mustafa Han Câmi‘-i şerîfi kurbünde kâin bir tarafdan Löküncü? dükkânı ve bir tarafdan berber dükkânı ile mahdûd bir bâb kahvehâne ta‘bîr olunur dükkân mukaddemâ gāib ani’l-meclis es-Seyyid Mehmed Beşe’nin ve hâlâ efendi-yi mûmâ-ileyhin bi’l-icâreteyn taht-ı tasarrufunda ve dükkân-ı mezkûrda bundan akdem müsteciren sâkine olan Sadullah Ağa b. Mehmed Şâkir dükkân-ı mezkûra rağbet verip gedik edip bin iki yüz on dört senesinde âlât ve eşyâ-yı mezkûresini dört yüz on beş guruş semen-i medfû‘ ve makbûza gāib-i mezbûr es-Seyyid Mehmed Beşe huzûrunda bana bâ-hüccet bey‘ ü temlik ve teslîm, ben dahi iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabûl edip bu vechile dükkân-ı mezkûrun gediği benim mülküm olmuş olduğuna binâen şehriye beşer buçuk guruş kirâ-yı kadîmini mutasarrıfı efendi-yi mûmâ-ileyh alıp hurûcuma mütesaddî olmamış iken dükkân-ı mezkûr bundan akdemce bi-kazâillâhi te‘âlâ vukū‘ bulan harîkde muhterik olup ben dahi derûnunda olan âlât ve eşyâ-yı ma‘lûmemi ihrâc edip ba‘dehû efendi-yi mûmâ-ileyh dükkân-ı mezkûru bu def‘a müceddeden binâ ve inşâ etmekle benim yedimde olan gedik âlât ve eşyâ-yı ma‘lûmemi dükkân-ı mezkûra ke’l-evvel vaz‘ ve mu‘teber gedik olarak bana izin birle yedime temessük i‘tâ eylesin, ben dahi kirâ-yı kadîmi üzerine yüzer para zamla beher şehr sekizer guruşa istîcâr ve kabûl ederim dedikde efendi-yi mûmâ-ileyh dahi istintâk olundukda cevâbında ben dükkân-ı mezkûra külliyetli mebâliğ-i ma‘lûme harc ü sarfla binâ ve inşâ etmemle dilediğim kimesneye bilâ-gedik icâre-i mümâsili ile îcâr ederim deyüp ve müdde‘î-i mezbûrun takrîr-i meşrûhu üzere dükkân-ı mezkûra rağbet verip gedik etmeleri hilâf-ı şer‘-i şerîf olduğundan mâ‘adâ gedik nizâmının i‘tibârî bir husûsun devam ve istikrârı zımnında taraf-ı pâdişâhîden i‘tâ olunup aklâmdan birinde kayd-ı senedât-ı mu‘tebereye mübtenî olur ise kānûnen mu‘teberâtdan olup mülk ashâbı ve icâreteyn ile müstecir olanların gedik i‘tibâr edip tezkire vermelerine şer‘an ve kānûnen i‘tibâr olunmadığı kendüye tefhîm ve dükkân-ı mezkûr gediği aklâmda mukayyed mu‘teber gediklerden olmadığını dahi müdde‘î-i mezbûr mukırr u mu‘terif iken tasaddî eylediği gedik da‘vâsı şer‘an ve kānûnen mesmû‘a ve mu‘tebere olmamakla mûcebince müdde‘î-i mezbûr Süleyman gedik da‘vâsıyla mûmâ-ileyh es-Seyyid Mehmed Mücîb Efendi’ye bî-vech şer‘î mu‘ârazadan men‘ olunduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı [âlîlerine i‘lâm olundu].

Fî 9 Rebî‘ülâhir sene 1223.