.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 94 Numaralı Sicil (H. 1222-1223 / M. 1807-1809)
cilt: 85, sayfa: 355
Hüküm no: 337
Orijinal metin no: [45b-4]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Derohi bt. Manik’in, vefat eden Ahmed Efendi’den almış olduğu borcunu vârislerine ödeyerek rehin vermiş olduğu emlak hissesinin kendisine teslim olunması

Üsküdar’da şerbethâne gediği,

Ma‘rûz

Mübârek rikâb-ı kamer-tâb-ı hüsrevânîye takdîm-i arzuhâl eden Derohi bt. Manik nâm Nasrâniye bi’l-ma‘iye rü’yete memûr Haremeyn-i şerîfeyn müfettişi müderrisîn-i kirâm-ı zevi’l-ihtirâmdan fazîletlü Mehmed Fikri Efendi ile bi’d-defa‘ât Çarşamba günü Arz Odası’nda huzûr-ı hazret-i kāimmakām-ı âlî makāmîde ma‘kūd meclis-i şer‘-i münîrde Dârü’s-sa‘âdeti’ş-şerîfe Ağası hazretlerinin nezâretlerinde âsûde evkāfdan ser-bevvâbîn-i Dergâh-ı âlî merhûm es-Seyyid el-Hâc Mehmed Tâhir Ağa vakfı mülhakātından merhûm-ı mezbûrun vâlidesi Şerife Zeyneb Hatun Vakfı’nın bi’l-meşrûta mütevellîsi ve merhûm-ı mezbûrun oğlu Hâcegân-ı Dîvân-ı hümâyûndan derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism es-Seyyid Mehmed Emin Efendi husûs-ı âtîde vekîl olduğu Çukadâr Mustafa b. Ömer ve Derviş Mehmed Salih b. Ali nâm kimesneler şehâdetleriyle sâbit olan es-Seyyid eş-Şeyh Mehmed Ziya Efendi b. Abdullah mahzarında kezâlik derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism olup bundan akdem bilâ-veled vefât eden eş-Şeyhzâde demekle Ârif Ahmed Efendi b. Mehmed’in veresesi zevcesi zâtı mu‘arrefe Nefise bt. Hasan nâm hatun ile İbrahim Ağa b. Osman hâzır oldukları halde vakf-ı mezbûr musakkafâtından medîne-i Üsküdar’da Yeni mahalle demekle ma‘rûf Murad Reis mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Şerbethâneci Totos [46a] oğlu Kirkor zimmî menzili ve bir tarafdan Basmacı Şişman Elemiye zimmî menzili ve iki tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd ulyâda bir cihânnümâ ve fevkānî dört bâb oda ve iki matbah odası ve iki sofa ve bir mikdâr dîvânhâne ve bir memşâ ve tahtında bir mikdâr bahçe ve bi’r-i mâ ve fıskiyeli havuz ile bir birine muttasıl bir bâb şerbethâne ve bir bâb ekmekçi iskemlesi ve bir bâb kahve dükkânı ve bir bâb simitçi fırını ve menzil-i mezkûr ittisâlinde vâki‘ fevkānî iki bâb oda ve bir sofa ve bir mikdâr dîvânhâne ve bir harâb dehliz ve tahtında bir mikdâr havluyu müştemil mukaddemâ ki bâb ve hâlâ bir bâb menzil-i kebîr ile şerbethâne ve fırın ve iskemle ve dekâkin-i mezkûre sekiz sehm i‘tibârıyla beşer sehmi bir kıt‘a temessük mantûkunca benim ve bir sehmi diğer bir kıt‘a temessük mantûkunca sadriye kızım olup bundan akdem hâlike olan Sima bt. Bedros nâm Nasrâniyenin sadrî oğlu Haçador ve sadriye kızı Maryem nâm sagīrânın bi’l-icâreteyn taht-ı tasarrufumuzda ve şerbethâne-i mezkûre derûnunda mevcûde beyne’l-hıref gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin kezâlik sekiz sehm i‘tibârıyla beş sehmi benim ve bir sehmi sagīrân-ı mersûmânın yedimizde iştirâken ve şâyi‘an mülk ve hakkımız iken ben bin iki yüz on iki senesi Recebi’nin on üçüncü günü mutasarrıf olduğum beş sehm hissemi bi’l-asâle ve sagīrân-ı mersûmânın vasîleri olduğum hasebiyle bir sehm hisselerini sene-i merkūme Zilhiccesi gurresinde bi’l-vesâye müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Efendi’ye yedinden ve malından iktirâz ve kabz eylediğim üç bin guruş zimmetimde deynim mukābelesinde her ne zaman edâ-yı deyn eder isem redd-i ferâğ ve mebî‘ etmek şartıyla bey‘ ve ferâğa olmuş iken mezbûr Ahmed Efendi verâseti hâzırân-ı mezbûrâna münhasıra olduğu hâlde bu esnâda ve sagīre-i mersûme Maryem dahi bundan akdem her biri bilâ-veled fevt ve akārât-ı mezkûrenin ber-i‘tibâr-ı merkūm ancak nısf sehmi cânib-i vakfa âid olmuş iken mütevellî-i müvekkil-i mûmâ-ileyh mezbûr Ahmed Efendi’nin ile’l-vefât taht-ı tasarrufunda olan ber-i‘tibâr-ı merkūm altı sehmi benim mahlûlümdür deyü âhara îcâr murâd edip hattâ akārât-ı mezkûrenin bedel-i misli târih-i mezkûrda ve hâlâ müteveffâ-yı mezûra deynim olan üç bin guruşdan ezyed olduğu dahi ferâğ bi’l-vefâya delîl-i vâzıh olup el-hâletü hâzihî meblağ-ı mezbûr üç bin guruşu müteveffâ-yı mezbûrun veresesi hâzırân-ı merkūmâna edâ birle mütevellî-i müvekkil-i mûmâ-ileyh dahi akārât-ı mezkûrenin ber-i‘tibâr-ı merkūm beş sehmini bana teslîme vekîl-i mezbûra tenbîh olunmak matlûbumdur deyü da‘vâ etdikde vekîl-i mezbûr dahi cevâbında akārât-ı mezkûrenin ber-i‘tibâr-ı merkūm beş sehmini müdde‘iye-i mersûme asâleten ve bir sehmini sagīrân-ı merkūmânın vasîleri olmağla vesâyeten tevârîh-i mezkûrelerde makbûzu olan meblağ-ı merkūm üç bin guruş mukābelesinde ferâğ-ı kat‘î ile ferâğ ve kasr-ı yed etmiş idi deyüp ferâğ bi’l-vefâ da‘vâsını bi’l-vekâle inkâr etmekle husûs-ı mezkûru mahâllinde tahkīk olunmak iktizâ etmeğin akārât-ı mezkûrenin mahâllinde keşf ve mu‘âyene ve yevm-i ferâğda bedel-i mislinin tahkīki için sûret-i şer‘-i enverden irsâl olunan keşif nâibimiz Merhabâzâde Mahmud Efendi ve müfettiş-i mûmâ-ileyh tarafından mürsel Kâtib es-Seyyid Ebûbekir Efendi dâ‘îleri Mimâr-ı hâssa hulefâsından es-Seyyid Mustafa ve Ali halîfeler ile mahalle-i mezkûrede kâin münâza‘un-fîh olan akārât-ı mezkûre üzerine varıp ba‘de’l-keşf ve’l-mu‘âyene cerîdede mazbûtü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akdeyledikleri meclis-i şer‘-i âîde mahalle-i merkūme ahâlisinden ve ehl-i vukūf bî-garaz sikāt-ı Müslimînden İmâm İbrahim Efendi b. Mustafa ve es-Seyyid Mustafa Ağa b. es-Seyyid Osman ve İsmail Ağa b. Ahmed ve Müezzin Molla Ali b. Süleyman ve Süleyman Ağa b. Halil ve es-Seyyid Mustafa Efendi b. es-Seyyid Ahmed ve Hüseyin Ağa b. Mustafa ve Subaşı el-Hâc Mehmed Ağa b. Ahmed ve Mustafa Ağa b. Mehmed ve es-Seyyid Veliyüddin Ağa b. Hüseyin ve Mehmed Nuri Ağa b. el-Hâc Mehmed ve Mahmud Beşe b. İsmail ve es-Seyyid Ahmed Ağa b. Hasan ve Hasan Ağa b. Hüseyin ve Ahmed Ağa b. Mehmed’den her biri hasmân-ı merkūmân muvâcehelerinde işbu mu‘âyene olunan akārât-ı mezkûrenin tahte’l-binâ ma‘a bahçe mecmû‘ arsası mi‘mârân-ı merkūmân misâhalarıyla bi-hesâbı terbî‘î altı yüz yetmiş iki zirâ‘ olup yevm-i ferâğda bedel-i misli beher zirâ‘ı on beşer guruşdan cem‘an on bin seksen guruş eder deyüp ve ferâğ-ı mezbûr ferâğ bi’l-vefâ tarîkiyle oldu deyü her biri alâ-tarîki’ş-şehâde bi’l-muvâcehe haber verdiklerinden sonra binâsının dahi kıymeti mi‘mârân-ı merkūmândan suâl olundukda kebîr ebniye üç yüz doksan beş zirâ‘ olup beher zirâ‘ı altışar guruşdan cem‘an iki bin üç yüz yetmiş guruş ve harâb ebniye yüz otuz zirâ‘ olup beher zirâ‘ı ikişer guruşdan cem‘an iki yüz altmış guruş ve havuz-ı mezkûr altı zirâ‘ olup beher zirâ‘ı beşer guruşdan cem‘an otuz guruş ve bi’r-i mâ ma‘a tulumba elli guruş ki kā‘ide-i mi‘mârî üzere kāimen kıymetleri cem‘an iki bin yedi yüz on guruşa bâliğ olup arsa-i mezkûrenin dahi bedel-i misli olan on bin seksen guruş ki min-haysü’l-mecmû‘ hîn-i ferâğda ve hâlâ bedel-i misli on iki bin yedi yüz doksan guruş olduğu şühûd-ı mezbûrûnun şehâdetleri ve mi‘mârân-ı merkūmânın haberleriyle zâhir ve mütehakkık olduğu ve akārât-ı mezkûrenin kirâları müstecirlerinden suâl olundukda şerbethâne-i mezkûrenin şehriye otuz beş guruş ve bakkāl dükkânının şehriye dört guruş otuz para ve ekmekçi iskemlesinin şehriye bir buçuk guruş ve kahve dükkânının şehriye üç buçuk guruş ve simitçi fırınının şehriye dokuz buçuk guruş ve kebîr ebniyede fevkānî dört bâb odada şehriye on yedi guruş ki cem‘an yetmiş bir guruş on para kirâ hâsıl olup mâ‘adâ mahâllinde müdde‘iye-i mersûme ve hissedârları mütemekkinler olduklarını kâtibân-ı mezbûrân mahâllinde ketb ü tahrîr ve ma‘an meb‘ûs ümenâ-i şer‘le Arz Odası’nda müfettiş-i mûmâ-ileyh ma‘iyetiyle akdolunan meclis-i şer‘a gelip mi‘mârân-ı merkūmân es-Seyyid Mustafa ve Ali Halîfeler verese-i merkūmân İbrahim ve Nefise hâzır oldukları hâlde müdde‘iye-i mersûme Derohi Nasrâniye ve mütevellî vekîli es-Seyyid eş-Şeyh Mehmed Ziya Efendi muvâcehelerinde inhâ ve takrîr eylediklerinde tarafeyn dahi bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ba‘de’t-tasdîk mûcebiyle merkūm üç bin guruşu müteveffâ-yı mezbûr Ahmed Efendi’nin veresesi hâzırân-ı mezbûrâna edâ ve teslîm ve akārât-ı mezkûreyi bâ-re’y-i mütevellî müdde‘iye-i mersûme Derohi Nasrâniye’nin zabt ve tasarrufu iktizâ eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 15 Rebî‘ülevvel sene 1223.