|
İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822) cilt: 86, sayfa: 248 Hüküm no: 224 Orijinal metin no: [43b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Peksimetçibaşı Hacı Ahmed Ağa’nın, un değirmeni gediğini Mehmed Efendi’ye sattığı
11.000 guruşa uncu değirmeni mübâya‘ası
Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]
Peksimetçibaşı el-Hâc Ahmed Ağa b. İsmail nâm kimesne tarafından husûs-ı âtîde ikrâra vekîl olduğu kapan-ı dakīk tüccârından Ellialtı el-Hâc Mustafa Ağa b. Mehmed ve uncular kethüdâsı el-Hâc Mehmed Ağa b. el-Hâc İbrahim nâm kimesneler şehâdetleriyle ber-nehc-i şer‘î sâbit olan yine kapan-ı dakīk tüccârından es-Seyyid el-Hâc Veliyüddin Ağa b. Ali meclis-i şer‘-i münîrde hâlâ ekmekçiler kethüdâsı Mehmed Efendi b. Ali muvâcehesinde uncular kethüdâsı merkūm el-Hâc Mehmed Ağa ile esnâf-ı mezkûrenin nizâm ustalarından mazbûtü’l-esâmî kimesneler hâzır oldukları hâlde müvekkilim peksimetçibaşı [44a] el-Hâc Ahmed Ağa mahmiye-i İstanbul’da Zeyrek kurbünde vâki‘ âyineli değirmeni demekle ma‘rûf ma‘lûmü’l-hudûd üç horoslu bir bâb uncu değirmeni derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik tâ‘bir olunur on iki re’s bârgir ve sâir uncu âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmesi akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin yedimde mâlım ve mülküm olmağla ben zikr olunan gedik tâ‘bir olunur on iki re’s bârgir ve sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmemi tarafeynden bi’l-îcâb ve’l-kabûl şürût-ı müfsideden ârî bâtten ve sahîhan safka-i vâhide ile on bir bin beş yüz guruşa merkūm ekmekçiler kethüdâsı Mehmed Efendi’ye bey‘ ve temlîk ve teslîm ol dahi iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabz ve kabûl ettikden sonra semeni olan meblağ-ı merkūm on bir bin beş yüz guruşun altı bin beş yüz guruşunu benim cânib-i mîrîye olan deynime mahsûben kabza memûra edâ etmek üzere mezbûr Mehmed Efendi’ye emr eylediğimde ol dahi ber-vech-i muharrer emrimle edâya ba‘de’t-ta‘ahhüd semen-i merkūmun mâ‘adâsı olan beş bin guruşu dahi bana def‘ ve teslîm ben dahi yedinden ahz ü kabz edüp mebî‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine müte‘allika âmme-i da‘vâdan her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt dahi etmemizle fîmâ ba‘d sâlifü’z-zikr gedik tâ‘bir olunur on iki re’s bârgir ve sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûme mezbûr Mehmed Efendi’nin emvâl-i müşterâtı olup benim kat‘â alâka ve medhalim kalmamışdır dedi deyü bi’l-vekâle ba‘de’l-ikrâr ve’t-tasdîk âlât-ı lâzıme-i mezkûrenin bâyi‘-i müvekkil-i merkūm Peksimetçibaşı el-Hâc Ahmed Ağa üzerinde olan kaydı kaleminden ref‘ ve terkīn ve müşteri-i mezbûr Mehmed Efendi ismine kayd ile yedine bir kıt‘a sûret i‘tâ buyrulmak bâbında istid‘â-yı inâyet eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]
Fî 24 R sene 1237
|