.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 249
Hüküm no: 225
Orijinal metin no: [44a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


İstanbul’daki zernişancı esnâfının hakkâk esnâfına müdahale etmeyeceklerini taahhüt ettiği

Hakkâk esnâfına zernişancı esnâfının adem-i müdâhalesinin ta‘ahhüdü

Mukābele şüd

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Âsitâne-i aliyyede vâki‘ hakkâk esnâfının kethüdâ vekîli Mehmed Şâkir ve Yiğitbaşı Mehmed Emin Ağa ve esnâfdan mazbûtü’l-esâmî kimesneler meclis-i şer‘-i münîrde esnâf-ı mezkûreye mülhak zernişancı esnâfı olan yirmi nefer mazbûtü’l-esâmî zimmîler hâzır oldukları hâlde yine esnâf-ı mezkûreye mülhak çubuk taşı delüp endâm veren delikçi ve endâmcı tâ‘bir olunur esnâfından Yako v. Yasef ve Celbon v. Adave nâm Yahûdiler muvâcehelerinde zikr olunan delikci ve endâmcı esnâfından ustabaşı Salamon ve Nesim ve Sabetay ve Aslan ve Avram ve Yasef ve Başova ve İsak ve Boda ve Davit ve Baron ve Menteş nâm Yahûdiler kezâlik hâzır oldukları hâlde zikr olunan delikçi ve endâmcı esnâfı ancak Bursa’dan gelen çakmak taşından âharın i‘mâl eyledikleri taşlığı ahz ve deliklerini delip endâm verdikden sonra zernişancı esnâfına bey‘ onlar dahi zernişan i‘mâl edüp çubukçu esnâfına bey‘ etmek ve her biri âharın san‘atına müdâhale etmemek ve delikçi ve endâmcı tâifesi olan Yahûdiler zernişancılık eyledikleri takdîrce bi’z-zarûre hakkâk esnâfına mahsûs keman isti‘mâline muhtâc ve tâife-i Yâhud keman isti‘mâliyle taş hakk eyledikleri sûretde mühür hakkine dahi cesâretleri meczûm olmağla def‘an li’l-fesâd zikr olunan Yahûdiler zernişancılıkdan bâ-fermân-ı âlî külliyen memnû‘ olduklarına binâen bundan akdem işbu arzuhâlimiz hâmişinde mastûr bir kıt‘a i‘lâm-ı şer‘îde zikr olunduğu üzere fîmâ ba‘d içlerinden her kim zernişancılık işler ise ketm etmeyüp isim ve resmiyle lonca odasında cümle muvâcehesinde haber verüp kendileri dahi bir vakitte zernişancılık san‘atına ta‘arruz etmeyüp mâ‘adâ şürût-ı mer‘iyyelerine ri‘âyet etmek üzere ta‘ahhüd etmişler idi el-hâletü hâzihî mesfûrân Yako ve Çelbon Yahûdiler delikçi ve endâmcılık san‘atlarını i‘mâl eylediklerinden mâ‘adâ hilâf-ı ta‘ahhüd kendi menzillerinde hufyeten keman isti‘mâliyle zernişancılık i‘mâl etmeleriyle mesfûrân dahi kemâ-fi’s-sâbık men‘ olunup mugāyir-i ta‘ahhüd hareketlerine binâen küreğe vaz‘ıyla tedîb olunmaları cümlemizin matlûbumuzdur deyü tedîblerini istid‘â ve iltimâs etmişdik el-hâletü hâzihî mesfûrân Yahûdiler hilâf-ı ta‘ahhüd hareketlerini ba‘de’l-ikrâr yedlerinde olan keman ve hakkâk ve zernişancıya mahsûs âlâtlarını bize ve zernişancı esnâfına bey‘ ve teslîme ve fîmâ ba‘d bir dahi zernişancılık san‘atına müdâhale etmemek üzere ta‘ahhüd edüp eğer hilâf-ı ta‘ahhüdüne i‘mâle cesâret ederler ise ol vakitde küreğe vaz‘ etmelerine râzılar olduklarında mezbûrânın ber-vech-i muharrer ta‘ahhüdlerini îfâya hâzirûn-ı mersûmûndan ustabaşıları mesfûr Salamon Yahûdi dahi mükeffel eylediğinde biz dahi ber-vech-i muharrer istid‘â ve iltimâsımızdan rızâmızla fâriğler olduk dediklerini her biri tasdîk ile kat‘-ı münâza‘a eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]

Fî 15 R sene 1237