.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 291
Hüküm no: 268
Orijinal metin no: [53b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ümmügülsüm Hatun bt. Abdullah’ın menzil davasında Serpohi bt. Serkiz ile sulh olduğu

Menzil nizâ‘ından bi-tarîkı’s-sulh 60 guruş teberru‘an teslîm

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Sâhibe-i arzuhâl mu‘arrefetü’z-zât mühtedîye Ümmügülsüm Hatun bt. Abdullah İstanbul mahkemesinde meclis-i şer‘-i münîrde derûn-ı arzuhâlde mastûrü’l-ism hâzır bi’l-meclis Mikail v. Serope zimmînin anası ve zikri âtî bir bâb vakıf menzile bâ-temessük-ı mütevellî bi’l-icâreteyn mutasarrıfe olmağla vaz‘-ı yedi mütehakkık olan mu‘arrefetü’ş-şahs Serpohi bt. Serkiz nâm Nasrâniye muvâcehesinde zîr-i nezâret-i dâ‘iyânemde olan evkāfdan ashâb-ı hayrâtdan merhûm el-Hâc Memi Ağa Vakfı’nın mütevellîsi İsmail Efendi b. Mustafa hâzır olduğu hâlde vakf-ı merkūm müsakkafâtından İstanbul’da Karagümrük kurbünde Atîkalipaşa Mahallesinde vâki‘ Ermeni odaları derûnunda kâin ma‘lûmü’l-hudûd bir bâb menzil bundan akdem hâlik olan babam hamal Bedros v. Manok zimmînin sağlığında bi’l-icâreteyn bâ-re’y-i mütevellî tasarrufunda iken hâl-i sıgārımda ben hâşâ Nasrâniye ve Sima ismiyle mevsume iken hâlik oldukda benimle diğer sagīre kızları Beriçek ve Altuza ve sagīr oğlu Artin nâm karındaşlarıma âdiyen ba‘de’l-intikāl ben bi-hidâyetillahi te‘âlâ şeref-i İslâm ile müşerrefe olup Ümmügülsüm tesmiye olunduğumdan sonra müddet-i vâfireden berü ve mahrûse-i Bursa’da iskân etmemle menzil-i mezkûrdan dört sehm i‘tibâriyle bana intikāl eden bir sehm hissemi mersûme Serpohi Nasrâniye bi-gayr-ı hakkın fuzûlî zabt ve tasarruf etmekle suâl olunup hisse-i mezkûremi bana teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur deyü da‘vâ eylediğimde mesfûre Serpohi Nasrâniye dahi cevâbında menzil-i mezkûr babam hâlik-i mersûm Hamal Bedros zimmînin sağlığında tasarrufunda olup hâl-i sıgārımda ben hâşâ Nasrâniye ve Sima ismiyle mevsûme iken benimle diğer evlâd-ı sıgārı karındaşlarım mersûmûna intikāl eylediğini ikrâr lâkin babası mersûm Hamal Bedros bin iki yüz sekiz senesi hılâlinde hâlik oldukda senin ve karındaşların mersûmûnun hâl-i sıgārınızda bâ-hüccet-i şer‘iyye vasîleriniz olan ananız Hanime bt. Kirkor nâm Nasrâniye menzil-i mezkûru mesmû‘-ı şer‘îye binâen âhara ferağa bâ-hüccet-i şer‘iyye me’zûne olmağla sene-i mezbûre Şa‘bâni’l-mu‘azzamının on beşinci günü zevcim olup bundan akdem hâlik olan Serope v. Gabril zimmîye sağlığında bedel-i ma‘lûm ve makbûz ile bâ-re’y-i mütevellî bi’l-vesâye ba‘de’l-ferağ ol dahi menzil-i merkūmun nısfını bin iki yüz on dört senesi Cumâdelûlâsının on beşinci günü yine ma‘rifet-i mütevellî ile sağlığında bana ba‘de’l-ferağ zevcim mersûm dahi hâlik oldukda menzil-i mezkûrdan mutasarrıf olduğum nısf hissesi sulbî kebîr oğlu hâzır-ı mersûm Mikail ile diğer oğlu Gabril zimmîlere ve kebîre kızları Derohi ve Eskohi ve Elmoyi Nasrâniyelere ba‘de’l-intikāl evlâdım mesfûrûn dahi mutasarrıflar oldukları nısf-ı menzil-i merkūmu bin iki yüz otuz senesi şehr-i Recebi’l-ferdinin yirmi beşinci günü yine bâ-re’y-i mütevellî bana ferağ ve tefvîz ben dahi tefevvüz ve kabûl etmemle hâlâ menzil-i merkūmu bi-hakkın zabt ve tasarruf ederim deyü tasaddî eylediği def‘ini ben inkâr edüp ol vechile ba‘de vukū‘ı’l-münâza‘a [ve] bâ-vesâtet-i muslihîn beynimiz tevfîk ve ıslâh olunup ben da‘vâ-yı mezkûrumdan bi’t-tav‘ ve’r-rızâ fâriğa ve anam mersûmenin hâl-i sıgārımda hisse-i mezkûremi ben hâşâ Nasrâniye iken bi’l-vesâye mersûme Serpohi Nasrâniyenin zevci hâlik-i mesfûr Serope zimmîye [54a] sağlığında bâ-re’y-i mütevellî ferağını mücîze olduğumda mesfûre Serpohi Nasrâniye dahi mâlından teberru‘an bana nakden altmış guruş def‘ ve teslîm ben dahi yedinden ahz ü kabz ve emriyle umûruma sarfla istihlâk eyledim fîmâ ba‘d hisse-i mezkûre ve sâire müte‘allika mesfûre Serpohi Nasrâniye ile aslâ ve kat‘â da‘vâ ve nizâ‘ ve husûmetim kalmayup cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye ve meblağ-ı müstehlek-i merkūma müte‘allika âmme-i de‘âvî ve mutâlebât ve kâffe-i eymân ve muhâsamâtdan ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘ ve râfi‘u’l-hısâm ile her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt ve bu vechile külliyen kat‘-ı nizâ‘ eyledik deyü ikrâr ve tasdîkleri huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 28 C sene 1237