|
İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822) cilt: 86, sayfa: 298 Hüküm no: 276 Orijinal metin no: [55a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mustafa Ağa b. Mehmed ve İsmail Efendi b. Ahmed’in, İsmail Usta b. Mehmed ve Mehmed Usta b. Mustafa’ya olan boçlarını ödemeleri gerektiği
Çörekçi ve simidçi gediğinden 3.750 guruş reddiyle hüküm
Mukābele şüd
Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]
Sâhib-i arzuhâl Çörekçi Osman Usta b. Mehmed nâm kimesne meclis-i şer‘-i enverde çörekçi esnâfından zikri âtî gedik âlâtının yüz yirmi sehm i‘tibâriyle otuz sehmine mâlik olmak üzere vaz‘-ı yedi mütehakkık olan derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism el-Hâc Mehmed Usta b. Mustafa ve otuz sehmine kezâlik vaz‘-ı yedi mütehakkık olan İsmail Usta b. Mehmed muvâcehelerinde âlât-ı mezkûrenin i‘tibâr-ı merkūm üzere otuz sehmine mâlik olup kendi nefsinden asıl ve diğer otuz sehmine mâlik olan gāib ani’l-beled es-Seyyid Mustafa Usta b. Mustafa tarafından vekîl-i şer‘îsi olan Çörekçi Ahmed Alemdâr b. Ali hâzır olduğu hâlde bundan akdem fevt olan derûn-ı arzuhâlde ismi mezkûr Yusuf Efendi b. Abdullah b. Abdullah’ın zâhirde zevcesi Şerîfe Sâliha Hatun bt. Abdülazîz’den gayrı vâris-i ma‘rûfu olmayup terekesinin rub‘u zevcesi mezbûreye ve sülüs-i erbâ‘ı cânib-i Beytülmâle âid olmağla bin iki yüz otuz dört senesi hılâlinde müteveffâ-i mezbûrun hîn-i fevtinde İstanbul’da bilâ-vâris-i ma‘rûf fevt olanların terekelerini kabza memûr hâssa Beytülmâl emini olmağla terekesinin sülüse-i erbâ‘ına bi’l-emâne vâz‘u’l-yed olup ber-vech-i âtî husûmete dahi kıbel-i şer‘den me’zûn olan es-Seyyid Mustafa Ağa b. es-Seyyid Mehmed ile tereke-i müteveffâ-i mezbûrun rub‘una vâz‘u’l-yed olan zevce-i mezbûre Şerîfe Sâliha Hatun tarafından mukaddemâ ve hâlâ vekîl-i müseccel-i şer‘îsi Haffâf es-Seyyid İsmail Efendi b. Ahmed kezâlik hâzır oldukları hâlde mahmiye-i İstanbul’da Kumkapı kurbünde Nişancıpaşa Câmi‘-i şerîfi civârında vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd bir bâb simidçi ve çörekçi fırını derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik tâ‘bir olunur ber-mûceb-i defter-i müfredât çörekçi ve simidçi âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmesi yüz yirmi sehm i‘tibâriyle otuz sehmi gāib-i mezbûr es-Seyyid Mustafa Usta’nın ve otuz sehmi hâzır-ı mezbûr Ahmed Alemdâr’ın ve elli sehmi benim ve on sehmi müteveffâ-i mezbûrun yedlerimizde mülkümüz iken âlât-ı mezkûreden ben ber-i‘tibâr-ı merkūm mâlik olduğum elli sehm hisse-i şâyi‘amı müteveffâ-i mezbûr Yusuf Efendi b. Abdullah b. Abdullah’a hayâtında mâlından ve yedinden karz aldığım bin guruş deynim mukābelesinde rehn ve teslîm ol dahi ba‘de’l-irtihân ve’l-kabz ben diyâr-ı âharda bulunduğum hâlde hisse-i mezkûrede yedinde rehn iken târih-i mezkûrda mezbûr Yusuf Efendi fevt oldukda zevce-i mezbûrenin vekîli merkūm ile emîn-i mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa zikr olunan âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin i‘tibâr-ı merkūm üzere müteveffâ-i mezbûrun on sehm hissesiyle benim elli sehmimi mecmû‘u altmış sehmi müteveffâ-yı mezbûr Yusuf Efendi’nin mâlıdır deyü dört bin beş yüz guruş semen-i makbûza mezbûr el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta’ya bi-gayr-ı hakkın bey‘ ve semen-i merkūmu müteveffâ-i mezbûrun defter-i kassâmına idhâl edüp ve ben hâlâ diyâr-ı âhardan geldiğimde vâkıf olduğumda mezbûrânın benim hissemde fuzûlî bey‘lerini mücîz olmayup ol vechile mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta âlât-ı lâzıme-i mezkûreden i‘tibâr-ı merkūm üzere elli sehm hisse-i şâyi‘amı bi-gayr-ı hakkın fuzûlî zabt etmeleriyle meblağ-ı mezbûr bin guruş deynimi müteveffâ-i mezbûra edâ ile fekk-i rehin etmek matlûbum olmağla âlât-ı lâzıme-i mezkûreden i‘tibâr-ı merkūm üzere fuzûlî vaz‘-ı yed eyledikleri elli sehm hisse-i şâyi‘a-i mezkûremden keff-i yed ile bana red ve teslîme mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta’dan her birine deynimden olmak üzere makbûzları olan meblağ-ı merkūm dört bin beş yüz guruşdan âlât-ı mezkûrenin i‘tibâr-ı merkūm üzere elli sehmine isâbet eden üç bin yedi yüz elli guruşu talebleriyle mezbûrâna red ve teslîme hâzır-ı merkūmân es-Seyyid İsmail Efendi ve es-Seyyid Mustafa Ağa’dan her birine tenbîh olunmak matlûbumdur deyü ba‘de’d-da‘vâ ve’l-istintak mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta hâzırân-ı mezbûrânın tasdîkleriyle cevâblarında âlât-ı lâzıme-i mezkûrenin yüz yirmi sehm i‘tibâriyle altmış sehmi müteveffâ-i mezbûr Yusuf Efendi’nin hayâtında yedinde mâlı ve mülkü olup ba‘de vefâtihi rub‘u zevcesi müvekkile-i mezbûreye mevrûse ve sülüse-i erbâ‘ı zevcesi mezbûreden gayrı vâris-i ma‘rûfu olmamağla [55b] cânib-i Beytümâle âid oldukdan sonra zikr olunan âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin i‘tibâr-ı mezkûr üzere altmış sehm-i şâyi‘ini işbu yedimizde olan bin iki yüz otuz dört senesi Cemâziyelevvelîsi’nin dördüncü günü târihiyle müverraha ve ol târihde askerî kassâmı olan mevâlî-i izâmdan fazîletlü Mehmed Sâdık Efendi’nin imzâ ve hatmini hâviye bir kıt‘a hüccet-i şer‘iyye mantûkunca zevce-i mezbûre Şerîfe Sâliha Hatun bt. Abdülazîz’in vekîli hâzır-ı mezbûr es-Seyyid İsmail Efendi ile ol târihde mahmiye-i mezbûrede bilâ-vâris-i ma‘rûf fevt olanların terekelerini kabza memûr hâssa Beytülmâl emini olan hâzır-ı mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa yedlerinden dört bin beş yüz guruş semen-i medfû‘ ve makbûza iştirâken iştirâ ve kabz etmemizle ol vechile mâl-ı müşterâmız olmak üzere bi-hakkın vaz‘-ı yed ederiz deyü âlât-ı mezkûrenin i‘tibâr-ı merkūm üzere sâlifü’l-beyân altmış sehminden elli sehmi müdde‘î-i mezbûr Osman Usta’nın yedinde mâlı olup müteveffâ-i mezbûr Yusuf Efendi’ye cihet-i karzdan bin guruş deyni mukābelesinde hayâtında rehn ve teslîm ol dahi irtihân ve kabz eylediğini her biri ba‘de’l-inkâr müdde‘î-i mezbûr Osman Usta âlât-ı lâzıme-i mezkûrenin ber-vech-i muharrer yüz yirmi sehm i‘tibâriyle elli sehm yedinde mâlı olup müteveffâ-i mezbûr Yusuf Efendi b. Abdullah’a cihet-i karzdan bin guruş deyni mukābelesinde hayâtında rehn ve teslîm ol dahi irtihân ve kabz eylediği müdde‘âsını âlât-ı mezkûreyi mahallinde ta‘yîn ve irâe edüp makbûlü’ş-şehâde idükleri bi’l-ihbâr zâhir olan esnâf-ı mezkûreden Uzun Ahmed Usta b. Hasan ve Hüseyin Usta b. Mustafa nâm kimesneler şehâdetleriyle mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta ve hâzır-ı vekîl-i mezbûr es-Seyyid İsmail Efendi ve emîn-i hâzır-ı mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa muvâcehelerinde vech-i vecih-i şer‘î üzere ba‘de’l-isbât ve’l-halef ve’l-hükm mûcebiyle âlât-ı lâzıme-i mezkûrenin ber-vech-i muharrer yüz yirmi sehm i‘tibâriyle altmış sehmden ancak on sehmini yedlerinde ibkā ile mâ‘adâsı olan elli sehm-i şâyi‘i aynen müdde‘î-i mezbûr Osman Usta def‘ ve teslîme mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta’dan her birine ve zikr olunan bin guruş tereke müteveffâ-i mezbûr içün müdde‘î-i mezbûr Osman Usta’nın yedinde ba‘de’l-kabz sâlifü’l-beyân altmış sehm-i şâyi‘ın semeni olmak üzere hîn-i bey‘lerinde mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta yedlerinde bi’l-vekâle ve bi’l-emâne makbûzları olduğu bi’t-tasâduk zâhir olan meblağ-ı merkūm dört bin beş yüz guruşdan müdde‘î-i mezbûr Osman Usta’nın mâlı idüğü şer‘an sâbit olan mârrü’l-beyân elli sehme isâbet eden üç bin yedi yüz elli guruşu talebleriyle mezbûrân el-Hâc Mehmed Usta ve İsmail Usta’ya red ve teslîme hâzır-ı mezbûr vekîl-i hâzır-ı mezbûr es-Seyyid İsmail Efendi ve emin-i hâzır-ı mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa’dan her birine tenbîh olunduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
Fî selh-i Rebî‘ülâhir sene 1237
|