.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 305
Hüküm no: 282
Orijinal metin no: [56b-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Osman Ağa b. Osman’ın, Sarraf Agob v. Melkon’a borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiği

840.000 guruş mahalline ba‘de’l-edâ eşyâyı teslîme ta‘ahhüd

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Darbhâne-i âmire nâzırı sa‘âdetlü efendi bendelerinin işbu bir kıt‘a i‘lâmında mastûrü’l-ism sarraf tâifesinden Maşikerli Agob v. Melkon nâm zimmî bi’l-ma‘iyye rü’yete memûr hâlâ mîrî kâtibi mü-derrisîn-i kirâm-ı zevi’l-ihtirâmdan fazîletlü Mehmed Ârif Efendi dâ‘îleri ile evvelen bi’d-defa‘ât Çarşamba günleri arz odasında huzûr-ı hazret-i Sadâret-penâhîde ve ba‘dehû du‘âhânemizde ma‘kūd [57a] meclis-i şer‘-i enverde kezâlik derûn-ı i‘lâmda ismi mezkûr sâbıkā gümüş madeni emîni dergâh-ı âlî ka-pıcıbaşılarından Osman Ağa b. Osman nâm kimesne muvâcehesinde mûmâ-ileyh Osman Ağa ile bir müddetden berü beynimizde cereyân eden ahz u i‘tâ mu‘âmelâtımızın hesâbını bin iki yüz otuz altı senesi Şevvâli’l-mükerreminin yedinci günü târihiyle müverrah bana i‘tâ eylediği bir kıt‘a mümzâ ve memhûr ibrâ ve tahvîli nâtık olduğu üzere sehv ve galatdan ârî hesâb-ı sahîh ile rü’yet eylediğimizde ağa-yı mûmâ-ileyhin zimmetimde bir akçe ve bir habbe alacak hakkı zuhûr etmeyüp ol vechile hukūk-ı şer‘iyyeden benim zimmetimi kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt edüp lâkin benim cihet-i karzdan ve bi-şartü’r-rücû‘ emriyle medfû‘atımdan ağa-yı mûmâ-ileyh zimmetinde alacak hakkım olduğu lede’l-muhâsebe zâhir olan yüz yetmiş beş bin yedi yüz seksen bir guruşun yirmi beş bin yedi yüz seksen bir guruşunu ben rızâmla tenzîl etmemle bâkī yüz elli bin guruş zimmetinde ciheteyn-i mezkûreteynden sahîhan bana deyni olduğunu ağa-yı mûmâ-ileyh kat‘iyyen ikrâr ve ikrârını nâtık yine şehr-i merkūmun on beşinci günü târihiyle müverrah karz unvânıyla yedime bir kıt‘a deyn temes-sükü dahi i‘tâ edüp hâlâ edâ etmemekle meblağ-ı merkūm yüz elli bin guruşu mûmâ-ileyh Osman Ağa’dan taleb ederim deyü ba‘de’d-da‘vâ ve’l-istintak mûmâ-ileyh Osman Ağa cevâbında hesâb-ı mezkûru ve ibrâ-i merkūmu ve meblağ-ı mezbûr zimmetinde deyni olmak üzere ikrâr edüp temessük verdiğini hâlâ ikrâr edüp lâkin hesâbımızda galat vâki‘ oldu deyü mersûma ifâde eylediğimde mesfûr hesâbımız sahîhdir dediğinden mâ‘adâ târih-i mezkûrda eğer hesâbımıza tekrar nazar etmeyüp bana yüz elli bin guruş ikrâr-ı deyn edüp hukūk-ı şer‘iyyeden zimmetimi ibrâ eder isek sana Ayıntab voyvodalığı iltizâmını alıveririm dedikde ben dahi Ayıntab voyvodalığı iltizâmını alıvermek şartıyla ibrâ ve ba‘dehû ikrâr-ı deyn edüp zikr olunan ibrâ tahvîli ile deyn temessükü vermemle ol vechile şart-ı mezkûr ile olan ibrâ ve ikrâr-ı deyn şer‘an mu‘teber olmamağla sarraf-ı mersûm ile beynimizde cereyân [eden] ahz u i‘tâmızın tekrar hesâb rü’yet olunmak matlûbumdur deyü eylediği şart-ı mezkûr ile ibrâ ve ikrâr-ı deyn da‘vâlarını mesfûr Sarraf Agob zimmî ba‘de’l-inkâr mûmâ-ileyh Osman Ağa’nın da‘vâ-yı mezkûrelerine bi’d-defa‘ât şâhid olmak üzere ikāme eylediği kimesneler edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye edemeyip şâhid-i âhar ikāmesin-den ızhâr-ı acz edüp tahlîfe dahi tâlib olmamağla mûcebiyle da‘vâ-yı mezkûreleriyle bilâ-beyyine mu‘ârazadan ba‘de’l-men‘ ikrâr mûcebince meblağ-ı mezkûr yüz elli bin guruşu müdde‘î-i mesfûr Sarraf Agob zimmîye şer‘an edâsı lâzım geldiği mûmâ-ileyh Osman Ağa’ya tefhîm olunduktan sonra mûmâ-ileyh Osman Ağa meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda Sarraf Agob zimmî muvâcehesinde işbu târih-i i‘lâma gelince mesfûr Sarraf Agob zimmî ile beynimizde ce-reyân eden ahz u i‘tâmızın mukaddemâ rü’yet eylediğimiz hesâbında kat‘an sehiv ve galat olmadığından gayrı ibrâ-i mezkûr ve ikrâr-ı deyn dahi şart-ı mezkûr ile olmayup sahîhan vâki‘ olmağla hâlâ meblağ-ı mezbûr yüz elli bin guruş zimmetimde mesfûr Sarraf Agob zimmîye murâbahadan ârî ciheteyn-i mezkûreteynden sahîhan deynim olup meblağ-ı merkūmdan mâ‘adâ Darbhâne-i âmirede vâki‘ ceyb-i hümâyûn hazînesinde zimmetimde deynim olan sek-sen dokuz bin on beş guruşa dahi bi’l-emr ve’l-kabûl sarraf-ı mersûm kefîl bi’l-mâl ve dâmin ve müte‘ahhid olmağla kefîl olduğu meblağ-ı mezbûr içün Darbhâne-i âmireye vermek üzere sarraf-ı mersûma medfû‘um olan on üç bin guruşun ancak beş bin on beş guruşunu meblağ-ı mezbûra mahsûben darbhâne-i âmireye edâ etmekle yedinde bâkī yedi bin dokuz yüz seksen beş guruş ile mesfûr Agob zimmînin güveysi gāib ani’l-meclis Avanes v. Karabet nâm zimmî zimmetinde bâ-tahvîl alacağım olup emrimle kabz eylediği dört yüz kırk yedi guruş ki cem‘an sekiz bin dört yüz otuz iki guruşu zimmetimde bâ-temessük sahîhan deynim olan meblağ-ı merkūm yüz elli bin guruşun ol mikdârına ba‘de’t-takās ve’l-mukāssa ve’l-kabûl bâkī yüz kırk bir bin beş yüz alt-mış sekiz guruş hâlâ zimmetimde murâbahadan ârî mesfûr Sarraf Agob zimmîye edâsı vâcib sahîhan deynim olmağla meblağ-ı merkūm ile eşyâ-i memlûkem-den mersûm Sarraf Agob zimmî yedinde bi-a‘yânihâ mevcûde olup emâneten mahfûz olan mecmû‘u on üç bin guruş kıymetli beş aded beyâz sim raht ma‘a başlık ve iki aded yaldızlı sim raht ma‘a başlık ve iki sim kesme ve bir çuka kaplı kontoş semmur kürk ve bir gezi kaplı beneş semmur kürk ve bir gezi kaplı biniş vaşak kürkden ve sarraf-ı mersûmun ceyb-i hümâyûn hazînesine kefâleten edâya müte‘ahhid olduğu meblağ-ı merkūm seksen dokuz bin on beş gu-ruşdan bâkī seksen dört bin guruşdan mâ‘adâ işbu târih-i i‘lâma gelince beynimizde cârî bi’l-cümle ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ ve cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye müte‘allika mutlaka âmme-i de‘âvî ve mutâlebât ve kâffe-i eymân ve muhâsemâtdan şürût-ı müfsideden ârî ve cebr ve kerh ve muvâza‘adan beri ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ve iskāt-ı tamm-ı sarîh-i mer‘î ile her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt edüp ibrâdan müstesnâ zimmetinde sahîhan deynim olan meblağ-ı bâkī-i mezbûr yüz kırk bin beş yüz [57b] altmış sekiz guruş sarraf-ı mersûma edâya ve ceyb-i hümâyûn hazînesine deynim olup emrimle kefâlete edâ edeceği meblağ-ı bâkī-i merkūm seksen dört bin guruşu mahalline ba‘de’l-edâ bi-tarîkı’l-mürâca‘a kezâlik sarraf-ı mersûma yine ben edâ etmek üzere ta‘ahhüd eylediğimde sarraf-ı mersûm dahi emâneten yedimde mahfûz olan eşyâ-i mezkûremi bi-a‘yanihâ bana red ve teslîme ta‘ahhüd eyledi deyü her biri-nin bi’t-tav‘ ve’r-rızâ kat‘iyyen ikrâr ve tasdîkleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]

Fî 8 Ca sene 1237