.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 344
Hüküm no: 325
Orijinal metin no: [66a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


İstanbul ve bilâd-ı selâsedeki kasap esnâfı ile debbâğ esnafının fiyat konusunda anlaştıkları

Kassabân esnâfıyla debbâğân esnâfının redd-i nizâ‘ları

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Âsitâne-i aliyye ve bilâd-ı selâse ve tevâbi‘lerinde kâin beş ocak tâ‘bir olunur debbâğ esnâfının Yedikule debbâğları kethüdâsı Hüseyin Efendi ve Yiğitbaşı es-Seyyid Ahmed Ağa ve esnâfından el-Hâc Mustafa Ağa ve es-Seyyid Mustafa Efendi ve es-Seyyid Abdi ve Eyüb debbâğları kethüdâsı Süleyman Ağa ve Yiğitbaşı diğer Süleyman Ağa ve esnâfından es-Seyyid Mehmed Efendi ve Hasan Ağa ve İbrahim Ağa ve Kasımpaşa debbâğları Kethüdâsı el-Hâc Ahmed Ağa ve Tophâne debbâğları Kethüdâsı İsmail Ağa ve Yiğitbaşı es-Seyyid Ahmed ve esnâfından Bilal Ağa ve Üsküdar debbâğları kethüdâsı el-Hâc Mustafa Ağa ve esnâfından el-Hâc Mahmud ve es-Seyyid Mehmed Şâkir Ağa ve Mustafa Ağa ve sâirleri evvelâ sâdır olan fermân-ı âlişâna imtisâlen hâlâ dergâh-ı âlî -dâme mahfûfen bi’l-me‘âli- yeniçerileri ağası İzzetlü İsmail Ağa ve dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından hâlâ hâssa kasabbaşısı es-Seyyid el-Hâc Mustafa Ağa bendeleri hâzır oldukları hâlde du‘âhânemizde ve ba‘dehû Çarşamba günü arz odasında huzûr-ı hazret-i Sadâret-penâhîde ma‘kūd meclis-i şer‘-i enverde mûmâ-ileyhimâ taraflarından mürsel kasablar yazıcısı efendi bendeleri hâzır olduğu hâlde hâlâ Yedikule kasabları kethüdâsı el-Hâc Hasan Ağa ve Eğrikapu kasablar kethüdâsı vekîli el-Hâc Mustafa Ağa ve Yedikule kasab ustalarından el-Hâc İbrahim Ağa ve Hasan Ağa ve Şerîf Mehmed Ağa ve diğer Mehmed Ağa ve Eğrikapu kasab ustalarından el-Hâc Ali Ağa ve Mehmed Ağa ve İbrahim Ağa ve sâirleri muvâcehelerinde bin iki yüz yirmi altı senesi Cumâdelâhiresi’nin on yedinci günü târihiyle Harameyn muhâsebesine ve İstanbul mahkemesine ilmühaberi i‘tâ olunan işbu hâmiş-i arzuhâlde derkenâr buyrulan aynen tarafeynin yedlerimizde mevcûd mukaddemâ sâdır olan fermân-ı âlîşânda zikr ve beyân olunduğu üzere Âsitâne-i aliyye ve Bilâd-ı selâsede vâki‘ bi’l-cümle kassabân esnâfı mezbûrdan selhhânelerinde zebh eyledikleri keçi derilerini ber-mûceb-i emr-i âlî her birini yüz yirmi yedişer buçuk akçeye ve yapağılı Karaman ağnâmı derilerini yetmiş altışar buçuk akçeye ve tula tâ‘bir olunur yapağısını Karaman ağnâmı derilerini elli beşer akçeye ve yapağılı kıvırcık ağnâmı derilerini elli dörder akçeye ve tura tâ‘bir olunur yapağısını kıvırcık ağnâmı derilerini otuz dokuzar akçeye bi’l-cümle Âsitâne-i aliyye ve bilâd-ı selâsede kâin beş ocak tâ‘bir olunur debbâğân esnâfına bey‘ edegelüp biz dahi yedlerinden iştirâ ve hisse-i ma‘lûmelerimiz üzere tevzî‘ ve kabz ve ba‘de’l-i‘mâl ibâdullâha ve umûr-ı mühimme içün fiyat-ı ma‘lûmesiyle cânib-i mîrîye bey‘le te‘ayyüş edegelür iken kassabân esnâfı mezbûrûn fiyat-ı mezkûreye kâni‘ler olmayup bin iki yüz otuz iki senesinden berü bize bey‘ eyledikleri cülûd-ı mezkûrenin fiyat-ı mukaddere-i merkūmelerinden mâ‘adâ debbâğân esnâfından bi-gayr-ı hakkın beher sene yirmi bin guruşumuzu ahz edüp ol vechile esnâfımızı rahnedâr etmeleriyle el-hâletü hâzihî cülûd-ı mezkûreyi fiyat-ı merkūme ile iştirâmızdan dahi zarâr ve hüsrânımız derkâr olmağla fiyat-ı mezkûreden birer mikdarı tenzîl olunmak matlûbumuzdur dediklerinde kassabân esnâfı mezbûrûn dahi [66b] cevâblarında esnâf-ı merkūmeye bey‘ eylediğimiz cülûd-ı mezkûre fiyatında mukaddemâ bizim hüsranımız zâhir olmağla her bir derinin fiyat-ı sâbıkāsına zam tarîkiyle dokuzar akçe hesâb eyledik bir senede yirmi bin guruşa bâliğ olup ol vechile fiyat-ı sâbıkādan mâ‘adâ gayr-ez selhhâne-i mîrî ancak kassabân esnâfına yirmi bin guruş verilmek üzere beynimizde bi’t-terâzî karar verilip el-hâletü hâzihî yine fiyat-ı sâbıkā ve meblağ-ı merkūm ile bey‘ etmemizle zarârımız olmağla sâbıkda beynimizde karar verdiğimiz dokuzar akçenin üzerine bu def‘a dahi birer mikdâr zam olunmak matlûbumuzdur deyü münâza‘a-i meşrû‘a eylediklerinde huzûr-ı hazret-i müşârun-ileyhde beynleri telîf ve tevfīk ve ıslâh olundukta tarafeynin yedlerinde olan emr-i âlî mûcebince fîmâ ba‘d işbu sene-i mübârekede dahi kassabân esnâfı mezbûrûn sâbıkda verdikleri vechile selhhânelerinde zebh eyledikleri keçi derilerini her biri yüz yirmi yedişer buçuk akçeye ve yapağlı karaman ağnâm derilerini yetmiş altışar buçuk akçeye ve tula tâ‘bir olunur yapağına karaman ağnâmı derilerini ellişer akçeye ve yapağlı kıvırcık ağnâmı derilerini elli dörder akçeye ve tula tâ‘bir olunur yapağısını kıvırcık ağnâmı derilerini otuz dokuzar akçeye debbâğân esnâfı merkūmuna bey‘e ve ba‘de’l-yevm fiyat-ı mezkûreden mâ‘adâ mukaddemâ beynlerinde karar verdikleri senevî ahz eyledikleri meblağ-ı mezbûr yirmi bin guruşu kat‘â taleb etmemek ve ağnâmın yapağlı vaktinde bıçakağzı olarak mu‘tâdlarını tecâvüz etmeyüp ziyâde yapağı kat‘ etmemek ve derileri sâlimen teslîm etmek üzere kassabân esnâfı mezbûrûn ta‘ahhüd eylediklerinde debbâğân esnâfı mezbûrûn dahi ber-vech-i muharrer şirâya râzılar olup fiyat-ı mezkûre ile iştirâ eyledikleri derilerinin esmânını esnâf-ı merkūmuna bilâ-cevr edâya ta‘ahhüd ve mukaddemâ medfû‘ları olan senevî yirmi bin guruşu istirdâda müte‘allika da‘vâdan her biri bi’t-tav‘ ve’r-rızâ fâriğler olduklarını ikrâr ve bu vechile tarafeyn bi’t-terâzî ta‘ahhüd ve ittifâklarını ve ol vechile kat‘-ı nizâ‘ eylediklerini takrîr ve tasdîk eylediklerinden sonra husûs-ı mezkûrun tekîdini hâvî bu def‘a dahi bir kıt‘a fermân-ı âlîşân sudûru bâbında tarafeyn istid‘â-yı inâyet eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 11 Receb sene 1237