|
İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822) cilt: 86, sayfa: 368 Hüküm no: 352 Orijinal metin no: [71b-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Beneti bt. Yorgi’nin, Fâtıma bt. Mehmed aleyhine açtığı davada iddiasını ispat edemediğinden muarazadan men edildiği
Ketenciler başında menzil
Ma‘rûz-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki
Sâdır olan fermân-ı âlîlerine imtisâlen zikri câ‘î husûsun mahallinde ketb ü tahrîri içün savb-ı şer‘-i enverden me’zûnen irsâl olunan Kâtib Mehmed Hidâyetullah Efendi dâ‘îleri hâssa mimarı hulefâsından es-Seyyid Mehmed Salih ve es-Seyyid İsmail Hakkı Halîfeler ile İstanbul’da ketencilerbaşında Çelebioğlu Alâaddin Mahallesinde vâki‘ nezâret-i dâ‘îlerinde olan âsûde evkāfdan merhûm Tercümân Yunus Bey Vakfı müsakkafâtından olup bir tarafdan Hasırcı es-Seyyid Mehmed Şâkir Ağa dükkânı ve bir tarafdan bundan akdem hâlik olan Sarafim v. Nikola zimmî arsası ve bir tarafdan vakf-ı âhardan Kasab es-Seyyid Ali Ağa dükkânı ve tarafı râbi‘i tarîk-i âm ile mahdûd ve mukaddemâ birbirine muttasıl yeri ihtisâbdan Derzi ve bir kârgîr sarraf dükkânları ve el-yevm bir bâb nâm [nâ-] tamam dükkâna varup cerîdede mazbûtü’l-esâmî huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i âlî ettikte hâlik-i mersûmun sulbî sagīr oğlu sâhib-i arzuhâl Alekon’un anası ve tesviye-i umûruna bâ-hüccet vasiyy-i mansûbesi şahsı mu‘arrafe Beneti bt. Yorgi nâm Nasrâniye meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda derûn-ı arzuhâlde mezkûratü’l-ism Fâtıma bt. Mehmed nâm hatunun zevci ve tarafından husûs-ı âtîde vekîl olduğu zâtını ârifân es-Seyyid Mustafa Nesib Ağa b. Mehmed Sâdık ve es-Seyyid Mehmed Ağa b. es-Seyyid Mehmed Emin şehâdetleriyle sâbit olan es-Seyyid Abdüssamed Efendi b. es-Seyyid Mustafa nâm kimesne muvâcehesinde zikr olunan Tercümân Yunus Bey Vakfı’nın mütevellîsi es-Seyyid Ahmed Efendi b. es-Seyyid İbrahim hâzır olduğu hâlde işbu derûnunda [72a] akd-i meclis-i şer‘-i âlî olunan mukaddemâ iki ve hâlâ bir bâb dükkân-ı mezkûr hâlik-i mersûm Sarafim zimmînin sağlığında bâ-temessük-ı mütevellî bi’l-icâreteyn müstakillen taht-ı tasarrufunda iken bin iki yüz otuz altı senesi Şa‘bâni’l-mu‘azzamının yirmi sekizinci günü mecmû‘u elli iki zirâ‘ olup ancak otuz iki zirâ‘ on üç parmak mahallini müvekkile-i mezbûre Fâtıma Hatun’a bâ-re’y-i mütevellî ferağ ve tefvîz ol dahi tefevvüz ve kabûl eyledikden sonra müvekkile-i mezbûre bu esnâda dükkân-ı mezkûrları yedimle müceddeden binâ bir bâb attâr dükkânı binâ ve inşâ eder oldukda mimârân-ı mezbûrân mesâhalarıyla ittisâlinde olan arsa-yı merkūmeden tûlen yedi zirâ‘ beş parmak ve arzen iki zirâ‘ bi-hisab-ı terbî‘i on beş zirâ‘ on bir parmak mahallini müvekkile-i mezbûreye fâriğ olmuşken müvekkile-i mezbûre bi-gayr-ı hakkın fuzûlî zabt etmekle keff-i yed-birle sagīr-i mersûm içün bana teslîme müvekkile-i mezbûre Fâtıma Hatun’a izâfetle vekîl-i merkūm es-Seyyid Abdüssamed Efendi’ye tenbîh olunmak bi’l-vesâye matlûbumdur deyü da‘vâ ettikte vekîl-i mezbûr dahi cevâbında hâlik-i mersûm Sarafim zimmî sağlığında vech-i meşrûh üzere dükkân-ı mahdûd-ı mezkûrları müvekkilem mezbûre zevcem Fâtıma Hatun’a bâ-re’y-i mütevellî işbu ta‘yîn olunan hudûduyla ferağ ve tefvîz ol dahi tefevvüz ve kabûl etmişidi deyü ba‘de’d-def‘ ve’l-inkâr dâfi‘-i vekîl-i merkūm def‘-i mezkûrunu kurb ve civârında olup kizb üzerine kavâtı‘ları mutasavver olmayan bî-garaz Müslimînden Hasırcı es-Seyyid Mehmed Şâkir Ağa b. es-Seyyid Hüseyin ve es-Seyyid Mehmed Ağa b. el-Hâc Ahmed ve Ali Ağa b. Abbas ve Şekerci el-Hâc Ahmed Ağa b. Ahmed ve İsmail Ağa b. Halil ve Berber Ömer Ağa b. Hüseyin ve Kasab es-Seyyid Ali Beşe b. es-Seyyid Hüseyin nâm kimesneler şehâdetleriyle vasiyy-i mezbûr-ı mersûma Beneti Nasrâniye muvâcehesinde vech-i şer‘î üzere isbât etmeğin mûcebince müdde‘iye-i mersûme da‘vâ-yı mezkûresiyle müvekkile-i mezbûre Fâtıma Hatun’a izâfetle zevci vekîl-i merkūm es-Seyyid Abdüssamed Efendi’ye bî-vech-i şer‘î mu‘ârazadan men‘ eylediğini kâtib-i mezbûr mahallinde ketb ve tahrîr ve ma‘an meb‘ûs ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘a gelüp tarafeyn hâzır oldukları hâlde alâ-vukū‘ihi inhâ ve takrîr eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
Fî 26 L sene 1237
|