.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 138 Numaralı Sicil (H.1237-1238 / M. 1821-1822)
cilt: 87, sayfa: 207
Hüküm no: 173
Orijinal metin no: [42a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Eyüb Ağa b. Süleyman’ın mâlik olduğu un değirmenini vârislerinin Mehmed Efendi b. Ali’ye sattıkları

Arnavudkeçeli demekle arîf bir bâb uncu

Mahmiye-i İstanbul’da Demirhan mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden uncu esnâfından el-Hâc Eyüb Ağa b. el-Hâc Süleyman’ın verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Şerîfe Âişe Hanım bt. Osman Ağa ile sulbî kebîr oğlu es-Seyyid el-Hâc İbrahim Edhem Ağa’ya münhasıra ba‘dehû zevce-i mezbûre Şerîfe Âişe Hanım dahi vefât etmekle hasren verâseti sadrî kebîr oğlu merkūm es-Seyyid el-Hâc İbrahim Edhem Ağa meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde hâlâ ekmekçiler kethudâsı işbu bâ‘isü’l-kitâb Mehmed Efendi b. Ali mahzarında bi’l-verâse ve bi’l-asâle ikrâr-ı tam ve takrîr-i kelâme edip arsasının senevî Defterdâr-ı esbak Derviş Efendi vakfına üç yüz akçe mukāta‘a-i kadîmesi ve üzerinde mevcûde bi’l-cümle ebniyesi mülk olan mahmiye-i mezbûrede Unkapanı kurbünde Arabacılar nâm mahâlde Hızırbey mahallesinde vâki‘ lede’l-ahâli ve’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd Arnavudkeçeli demekle ma‘rûf üç horoslu bir bâb uncu değirmeni babam müteveffâ-yı evvel-i merkūm el-Hâc Eyüb Ağa’nın hayatında bâ-hüccet-i şer‘iye yedinde mâlı ve mülkü ve ba‘de vefâtihi bi-tarîki’ş-şer‘iye bâlâda tahrîr ve beyân olunduğu üzere hasren bana mevrûs olmağın akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin yedimde mülk-i mevrûsum olan sâlifü’z-zikr arsası mukāta‘alı ebniyesi mülk üç horoslu bir bâb değirmeni ile derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik ta‘bîr olunur akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin müstakıllen bâ-hüccet-i şer‘iye yedimde mâlım ve mülküm olan on iki re’s bârgir ve sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmeden dört re’s bârgir ve onlara isâbet eden sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmeyi yedimde ibkā etmemle mâ‘adâsı olan sekiz re’s bârgir ve onlara isâbet eden sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmemi tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî şurût-ı müfsideden ârî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ve safka-i vâhide ile on bir bin guruşa merkūm Mehmed Efendi’ye bey‘ ve temlik ve teslîm eylediğimde ol dahi yedimden iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabz ve semenleri olan meblağ-ı merkūm on bir bin guruşu bana def‘ ü teslîm eylediğinde ben dahi yedinden tamamen ve kâmilen ahz ü kabz edip mebî‘ayn-i mezkûreynin tağrîr ve gabinlerine müte‘allika âmme-i da‘vâdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt dahi etmemizle fîmâ-ba‘d zikr olunan arsası mukāta‘alı ebniyesi mülk müstakil değirmen ile gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i mezkûreden ancak sekiz re’s bârgir ve onlara isâbet eden sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmesinde benim kat‘a alâka ve medhalim kalmayup merkūm Mehmed Efendi’nin mülk-i müşterâsı ve hakk-ı sırf-ı olmuşdur dedikde gıbbe [’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.]

Fî 4 Ca sene 1238.

Şühûdü’l-hâl: Uncular Kethudâsı el-Hâc Mehmed Ağa b. el-Hâc İbrahim, es-Seyyid el-Hâc Veliyüddin Ağa b. Ali, Hatîbzâde es-Seyyid el-Hâc Hasan Ağa b. Ali, Çetecizâde es-Seyyid İbrahim Ağa b. ( ), sâbık uncular Kethudası Mehmed Efendi b. el-Hâc Hüseyin.