|
İstanbul Mahkemesi 138 Numaralı Sicil (H.1237-1238 / M. 1821-1822) cilt: 87, sayfa: 342 Hüküm no: 330 Orijinal metin no: [76a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Seyyid Hasan Beşe b. Seyyid Hüseyin ve Receb Alemdar b. Ahmed’in mâlik oldukları helvacı dükkânlarını kiraladıkları
Muhâye-i helvacı
Mahmiye-i İstanbul’da kâin helvacı esnâfından es-Seyyid Hasan Beşe b. es-Seyyid Hüseyin nâm kimesne meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde zikri âtî helvacı dükkânı derûnunda mevcûde gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmede şerîki işbu bâ‘isü’l-kitâb Helvacı Receb Alemdar b. Ahmed mahzarında ikrâr-ı tam ve takrîr-i kelâm edip mahmiye-i mezbûrede Samatya kurbünde Mirâhor Câmi‘-i şerîfi civârında vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd bir bâb Helvacı dükkânı derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin kırk sekiz sehm i‘tibâriyle otuz sehmi mezbûr Receb Alemdar’ın ve on sekiz sehmi benim bâ-hüccet-i şer‘iye iştirâken yedimizde mâlımız ve mülkümüz olmağla ben âlât-ı mezkûreden ber-i‘tibâr-ı merkūm mâlik olduğum on sekiz sehm hisse-i şâyi‘a-i mezkûremi bin iki yüz otuz yedi senesi Şa‘bâni’l-mu‘azzamı’nın yirmi yedinci gününden bir sene tamamına değin şerîkim mezbûr Receb Alemdar’a üç yüz yetmiş beş guruş ücret-i medfû‘a-i makbûza ile îcâr ve teslîm ol dahi istîcâr ve kabz ve târih-i mezbûrdan işbu târih-i kitâb senesi Şa‘bâni’l-mu‘azzamı’nın yirmi yedinci gününe gelince bir sene tamamen âlât-ı lâzıme-i mezkûreyi zabt edip müddet-i mezkûre hulûlünde icâre-i mezkûre münfesiha oldukdan sonra hâlâ hisse-i mezbûremi fuzûlî zabt etmekle suâl olunup mücerred benim hisse-i merkūmemi bir sene kendüye îcâr etmiş olduğuma binâen mezbûr Receb Alemdar dahi hissesini işbu târih-i kitâbdan bir sene tamamına değin ecr-i misliyle bana îcâr ve hisse-i mezkûrem ile müstakıllen bana teslîm eylesin deyü tasaddî eylediğim da‘vâm meşrû‘a olmadığı bana ba‘de’t-tefhîm âlât-ı mezkûreyi i‘tibâr-ı mezkûr üzere kırk sekiz ay takrîriyle her birimiz hisse-i mezkûremizi zamanen mühâye’e tarîkiyle zabt ve tasarruf etmek üzere karar verip lâkin her birimiz evvel zabt etmek içün ba‘de’l-münâza‘a bi’t-terâzî kur‘a-i ihtiyâr ve ma‘rifet-i şer‘le kur‘a eylediğimizde âlât-ı lâzıme-i mezkûremi ber-i‘tibâr-ı merkūm kırk sekiz ay takdîriyle otuz sehme mâlik olan mezbûr Receb Alemdar işbu târih-i kitâbdan otuz ay tamamına değin mühâye’e tarîkiyle müstakıllen evvel zabt ve tasarruf edip müddet-i mezkûre hitâmında bana teslîm ben dahi ba‘dehû on sekiz ay müddet müstakıllen zabt ve tasarruf etmek üzere zâhir oldukda her birimiz bi’t-tav‘i’s-sâf râzılar olmamızla fîmâ-ba‘d her birimiz ber-vech-i muharrer âharın zaman-ı zabtına kat‘a ta‘arruz etmeyip müddet-i mezkûre tamamında bana teslîm[e] dahi mezbûr Receb Alemdar ta‘ahhüd eyledi dedikde gıbbe [’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.]
Fî 5 Şevvâl sene 1238.
Şühûdü’l-hâl: Kethudâ es-Seyyid İsmail Ağa b. Mehmed, Yiğitbaşı Mehmed Ağa b. Mehmed, Alacahamamlı Halil Ağa b. Mehmed, Kasımpaşalı Mustafa Ağa b. İbrahim, Küçükkaramanlı es-Seyyid Ali Ağa b. Hüseyin, Kumkapılı Hüseyin Ağa b. Ömer.
|