.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 138 Numaralı Sicil (H.1237-1238 / M. 1821-1822)
cilt: 87, sayfa: 357
Hüküm no: 349
Orijinal metin no: [80b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Rum isyanına karışıp firar eden Aci Todori v. Atam ve Aci Yorgi v. Atam’ın bakkal dükkânlarının Ali oğlu Süleyman Ağa’ya satıldığı

Mora fesâdında medhali olan bakkālların gediklerini cânib-i mîrîden mübâya‘aları

Bâb 47

Zindân kapısı dâhilinde Süleyman dükkânı

Âsitâne-i aliyyede ve bilâd-ı selâsede kâin Moralı Rum tâifesi havenesinin üzerlerinde olan bakkāl ve yağcı dekâkin gediklerinin cânib-i mîrîden füruht olunmak üzere müzâyede kāimeleri ihrâc ettirilerek cânib-i mîrîden müzâyede olundukda takdîm eyledikleri defteri mantûkunca karâr eden mu‘accelâtı bir yük elli dokuz bin dokuz yüz on guruş ve zimemleri kırk bin doksan guruş ki cem‘an iki yüz bin guruşa bâliğ ve havane-i mersûmunda tüccârın ve ber-vech-i tahmîn müstemen tâifesinin matlûbları iki yük yirmi altı bin iki yüz kırk dört guruşa resîde olup havene-i mesfûrûnun dekâkin ve mağaza gedikleri mu‘accelatıyla zimemleri olan meblağ-ı mecmû‘-ı mezkûr iki yüz bin guruş tüccâr ve sâirînin matlûbları olan mebâliğden fürû-nihâde ile lede’l-müvâzene tüccâr ve müstemenin yirmi altı bin iki yüz kırk dört guruş ziyâde alacakları olduğu nümâyan idüğü ve Âsitâne-i aliyye Bal Kapanı ve Galata Yağ Kapanı tüccârî ve revgan-ı zeyt ve Odunkapısı ve kuruyemişci ve pekmezci ve tuzcu esnâfının takdîm eyledikleri bir kıt‘a arzuhâlleri mefhûmunda tüccâr ve esnâf-ı merkūmenin bakkāl esnâfına verdikleri zehâirin bahâları haftalık ile edâ olunmak ve içlerinden iflâsa çıkan ve firâr eden ve yâhûd hâlik olanların pazarbaşı ve bölükbaşı ve nizâm ustaları ma‘rifetleriyle dükkânlarında mevcûd zahîre füruht ve zimemleri tahsîl ile tüccâra olan düyûnu tediye olunup vefâ etmediği sûrette mâlik oldukları gedikleri füruht olunup yine vefâ etmez ise kefîllerinden ve kefîlleri hâlik olmuş ise pazarbaşı ve ustabaşılarından tahsîl ve düyûnlarına verilmek bâ-fermân-ı âlî şurût-ı nizâmlarından idüğü tüccâr ve esnâf-ı merkūmûnun bakkāl ve yağcı havenelerinden külliyetli matlûbları var iken gedikleri cânib-i mîrîden zabt ve füruht olunduğu hâlde kendilere gadrı mûcib olacağından bahisle hâllerine merhameten ve şurût-ı nizâmlarını halelden vikāyeten zikr olunan gediklerinin matlûblarına mahsûben terki husûsuna müsâ‘ade-i seniyye erzân buyrulmasını istid‘â eylediklerinde şurût-ı nizâmları istid‘âları mûcebince idüğü Başmuhâsebe’den ba‘de’l-ihrâc ma‘lûm oldukdan sonra mârrü’l-beyân gediklere cânib-i mîrîden dokunulmayarak şurûtları mûcebince taraflarından zabt ve füruhtu içün ziyâde görünen yirmi altı bin iki yüz kırk dört guruş matlûblarından tüccâr ve esnâf-ı merkūmun sarf-ı nazar ile vaz geçerek cânib-i mîrî içün dahi yirmi beş bin guruş teslîm-i hazîne-i âmire eylediklerinde zikr olunan gediklerin nizâmları üzere İstanbul mahkemesinde pazarbaşı ve sâirleri ma‘rifetleriyle âhara bey‘ ve füruht olunarak sâir zuhûr eden düyûnları ırzâ ve iskāt olunmak şartıyla tüccâr [81a] ve esnâf-ı merkūmunun deynleri beynlerinde uydurularak istifâ olunmak içün firâr kāimeleri kayıdları terkīn ve ber-vech-i muharrer bey‘ olunmak bâbında sâdır olan fermân-ı âlî mûcebince şurût-ı nizâmları üzere zikr olunan gedikleri ma‘rifet-i şer‘ ve nizâm ustaları ma‘rifetleriyle bakkālânpazarbaşısı âhara bey‘a memûr olduğunu müş‘îr işbu bin iki yüz otuz sekiz senesi Muharremi’l-harâmı’nın on birinci günü târihiyle müverrah İstanbul ve bilâd-ı selâsede vâki‘ kırk yedi bâb bakkāl ve yağcı dükkânları ve mağazaları gediklerini hâvî İstanbul mahkemesine vârid olan bir kıt‘a memhûr ilmühaber kāimesi mûcebince bi’l-cümle mazbûtü’l-esâmî tüccâr ve esnâf-ı merkūmun hâzır oldukları hâlde zikr olunan gedikleri bâ-fermân-ı âlî âhara bey‘a memûr olan bakkāllar pazarbaşısı Süleyman Ağa b. Ömer nâm kimesne bakkāl esnâfının nizâm ustaları ma‘lûmü’l-esâmî zimmîler kezâlik hâzır oldukları hâlde meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde işbu bâ‘isü’l-kitâb el-Hâc Ali oğlu Süleyman Ağa nâm kimesne mahzarında bi’l-memûriye ikrâr-ı tam ve takrîr-i kelâm edip mahmiye-i İstanbul hısnı ebvâbından Zindân kapısı dâhilinde kapamacılar içinde zikr olunan kırk yedi bâb dekâkin ve mağazalardan Süleyman dükkânı demekle şehîr ma‘lûmü’l-hudûd bir bâb yağcı bakkāl dükkânı derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmeye yüz yirmi sehm i‘tibâriyle nısfiyet üzere mâlikler olan Aci Todori v. Atam ve Aci Yorgi v. Atam nâm zimmîler bundan akdem vukū‘ bulan Rum tâifesi fesâdında medhalleri olduğuna binâen firâr etmeleriyle zikr olunan gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmeleri cânib-i mîrîden zabt ve tüccâra nizâmları üzere ber-vech-i muharrer alacakları içün terk olundukda bâ-fermân-ı âlî âhara bey‘a memûr olmamla esnâfımızın şurût-ı nizâmları üzere firârî-i mesfûrânın münâsafeten mâlikler oldukları zikr olunan dükkân derûnunda mevcûd gedik ta‘bîr olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmeyi tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî şurût-ı müfsideden ârî bey‘-i kat‘-i mu‘teber ile ba‘de’l-müzâyede ve inkıtâ‘ü’r-rağbe semen-i misli idüğü bi’l-ihbâr zâhir olan sekiz bin beş yüz guruşa merkūm el-Hâc Ali oğlu Süleyman Ağa’ya bi’l-memûriye bey‘ ve temlik ve teslîm eylediğimde ol dahi yedinden iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabz ü kabûl ve semeni olan meblağ-ı merkūm sekiz bin beş yüz guruşu bana def‘ ü teslîm eylediğinde ben dahi bi’l-memûriye yedinden ahz ü kabz ve tüccâr ve esnâf-ı merkūmûna teslîm eyledim fîmâ-ba‘d âlât-ı lâzıme-i mezkûrede ber-mûceb-i kāime-i mezkûre ferrâr-ı mesfûrânın ve cânib-i mîrî ve tüccâr ve esnâfdan kimesnenin alâka ve medhali kalmayup merkūm el-Hâc Ali oğlu Süleyman Ağa’nın mâl-ı müşterâsı olmuşdur dedikde gıbbe [’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.]

Fî 2 E sene [1]238.

Şühûdü’l-hâl: Muhzırlar Kethudâsı Hafız İsmail Ağa, Muhzır Molla Hüseyin, Muhzır Molla Mahmud.