|
İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826) cilt: 89, sayfa: 45 Hüküm no: 13 Orijinal metin no: [4b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
İran tüccarından Zencânî Zeynelâbidin’den kiraz çubuğu alan Uzun Mehmed Ağa b. Salih’in çubukları iade etmek istediği
8300 guruşu iki taksîtle edâya ta‘ahhüd
Ma‘rûz
İran tüccârından sâhib-i arzuhâl Zencânî Zeynelâbidîn b. Abdullah meclis-i şer‘-i münîrde derûn-ı arzuhâlde ismi mezkûr sâbıkâ çıkrıkçı esnâfı kethüdâsı Uzun Mehmed Ağa b. Salih nâm kimesne muvâcehesinde çubukçu tâifesinden Ahmed Alemdâr b. el-Hâc Ali ve Arnabud Mustafa b. Hasan ve Torlak İsmail b. Feyzi nâm kimesneler hâzır oldukları hâlde ben işbu bin iki-yüz kırk bir senesi şehr-i Rebî‘ülâhiri’nin on dokuzuncu günü malımdan on bin aded işlenmemiş kiras çubuğunu beheri kırk altışar paradan cem‘an on bir bin beş-yüz guruş semen-i tesmiyesiyle merkūm Mehmed Ağa’ya bey‘ ve teslîm ve semen-i merkūm on bir bin beş-yüz guruşu târih-i mezbûrdan sekiz ay mürûrunda bana edâ etmek üzere imhâl ve te’cîl eylediğimde ol-dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve tesellüm ve ecl-i mezkûru kabûl ve meblağ-ı mezkûr deyni olduğunu nâtık yedime bir kıt‘a temessük i‘tâ edip hâzirûn-ı merkūmûn Ahmed ve Mustafa ve İsmail’den her biri dahi meblağ-ı müeccelün-bih-i mezkûra bi’l-emr ve’l-kabûl başka başka kefîl ve zâmin olduklarından sonra merkūm Mehmed Ağa semen-i müeccelün-bih-i mezkûr on bir bin beş-yüz guruşun ancak yedi-yüz guruşunu rızâsıyla kable hulûli’l-ecel bana edâ ve teslîm etmekle bâkīsi olan on bin sekiz yüz guruşu dahi ba‘de hulûli’l-ecel tamâmen edâ ve teslîme müte‘ahhid iken mezbûr Mehmed Ağa ben zikr olunan çubukları iştirâ eder iken karanlık yerde olunduğundan kemâliyle nazar ve dikkat edemeyip ba‘dehû dükkanıma nakl ile i‘mâle şürû‘ ve bin adedini i‘mâl ve bey‘ eylediğimde me’mûlüm gibi çıkmayıp zarâr eylediğimden mağbûn olmuş olmamla öyle olıcak bâkī kalan dokuz bin çubuğu red ederim deyu takrîr-i meşrûhu üzere eylediği gabn da‘vâsı bu mertebe ile iltifâta şâyân olmadığı taraf-ı şer‘-i şerîfden kendüye tefhîm ile beynimiz ıslâha lede’l-havâle muslihîn tavassutuyla beynimiz ıslâh olunup ben zikr olunan on bin çubuğun kırk altışar para semeninin beherinde onar paradan cem‘an iki bin beş-yüz guruşunu rızâmla hat ve tenzîl etmemle bu sûretde beheri otuz altışar paradan zikr olunan on bin çubuğun esmânı olan dokuz bin guruşun yedi-yüz guruşunu ber-vech-i bâlâ ahz ve istîfâ edip bâkī ancak sekiz bin üç-yüz guruş hakkım kalmağla mezbûr Mehmed Ağa dahi bu vechile râzı ve zikr olunan çubukları cemî‘-i uyûbuyla kabûl ve meblağ-ı bâkī-i mezkûr sekiz bin üç-yüz guruş cihet-i mezkûreden zimmetinde sahîhan bana deyni olduğunu ikrâr ve i‘tirâf ve nısfı olan dört bin yüz elli guruşu işbu târih-i i‘lâm şehri Şevvalü’l-mükerremin on üçüncü gününden bed’ ve i‘tibâr ile on gün mürûrunda ve nısf-ı âharı olan dört bin yüz elli guruşu dahi yine târih-i i‘lâm-ı mezkûrdan elli bir gün tamâmında bana edâ ve ol-vechile mecmû‘unu teslîm ve îfâya ta‘ahhüd etmekle meblağ-ı bâkī-i merkūm sekiz bin üç-yüz guruşdan mâ‘adâ ber-vech-i muharrer hatt ve tenzîl eylediğim meblağ-ı merkūmu iki bin [5a] beş yüz guruş mutâlebesine ve mebî‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine ve bi’l-cümle husûs-ı mezkûra müte‘allika âmme-i da‘vâdan asıl-ı merkūm Mehmed Ağa ile kefîlleri hâzirûn-ı mezbûrûn Ahmed ve Mustafa ve İsmail’den her birinin zimmetlerini onlar dahi kezâlik mebî‘-i mezkûrun tağrîr ve gabnine ve ber-vech-i muharrer ve da‘vâsına ve bi’l-cümle husûs-ı mezkûra müte‘allika âmme-i da‘vâdan benim zimmetimi her birimiz şurût-ı müfsideden ârî ve uhûd-ı mubtıladan berî cebr ve kerhden hâlî ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ve ıskāt-ı tâmm-ı sarîh-i mer‘î ile ibrâ ve ıskāt ve her birimiz ber-vech-i muharrer âharın ibrâsını kabûl edip ol-vechile hâzirûn-ı merkūmûn Ahmed ve Mustafa ve İsmail’in dahi ancak meblağ-ı bâkī-i mezkûr sekiz bin üç-yüz guruşa kemâ-kân kefâletleri bâkī olup mâ‘adâsından onların dahi zimmetleri berî’e olmuşdur deyu mukırr-ı mezbûr Zeynelâbidîn’in bi’l-cümle takrîr-i meşrûhunu merkūm Mehmed Ağa ile hâzirûn-ı mezbûrûndan her biri tasdîk ve ber-vech-i muharrer kabûlü hâvî ibrâ eylediklerini ve ibrâdan müstesnâ meblağ-ı bâkī-i merkūm sekiz bin üç-yüz guruş zimmetinde sahîhan merkūm Zeynelâbidîn’e deyni olup ber-vech-i tafsîl iki taksîtle edâya ta‘ahhüd eylediğini ve merkūm Mehmed Ağa ve ber-minvâl-i muharrer meblağ-ı bâkī-i mezkûr sekiz bin üç-yüz guruşa kefâlet-i sahîha-i şer‘iyye ile başka başka kefîl ve zâmin olduklarını hâzirûn-ı merkūmûn Ahmed ve Mustafa ve İsmail’den her biri bi’t-tav‘i’s-sâf ikrâr ve i‘tirâf ve bu vechile külliyen kat‘-ı nizâ‘ ve ref‘-i husûmet eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.
Fî 13 L sene [1]241
Mukābele-şüd
|