.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826)
cilt: 89, sayfa: 52
Hüküm no: 19
Orijinal metin no: [6b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Viyana tüccarından Alâiyeli es-Seyyid Yusuf’un, ortağı es-Seyyid Ahmed Ağa ile alışverişlerinin muhasebe edildiği

Beç tüccârından Alâiyeli es-Seyyid Yusuf’un şerîki ile ahz ve i‘tâlarının muhâsebeleri ve meccânen ibrâları

Ma‘rûz

İşbu i‘lâm-ı dâ‘iyâneme merbûta tüccârdan Alâiyeli es-Seyyid Yusuf nâm kimesnenin Bâb-ı Âlî’ye takdîm eylediği arzuhâli bâlâsına sâdır olan fermân-ı âlî-şâna imtisâlen zikri [zikr-i] câ’î husûsun ber-nehc-i şer‘î hesâbını rü’yet için cânib-i şerî‘at-i garrâdan me’zûnen irsâl olunan kâtib es-Seyyid Salih Afîf Efendi İstanbul’da Mahmud Paşa kurbünde Nasûh Ağa Hânı derûnunda vâkı‘ Beç tüccârından Alâiyeli Çelebizade es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’nın odasına varıp muhâsebe-i mezkûreye tarafeynin intihâb ve iltimâsıyla kıbel-i şer‘-i şerîfden memûr kılınan fenn-i hesâba muttali‘ mu‘teberân-ı tüccârdan Şahinzâde el-Hâc Ahmed Ağa ve Cemâlîzâde es-Seyyid Mustafa Ağa ve es-Seyyid Ebûbekir Ağa ve Frengistan ticâreti ahvâline vukūf-ı tâmları olan el-Hâc Mehmed Ağa ve es-Seyyid Mûsâ Ağa ve Ahmed Ağa ve sâir bî-garaz muhâsibîn-i [7a] müslimîn huzûrlarında bi’d-defe‘ât akd-i meclis-i şer‘-i şerîf ettikde merkūm es-Seyyid Yusuf b. es-Seyyid Ahmed meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda kendi nefsinden asîl ve li-ebeveyn birâderi olup bin iki-yüz otuz sekiz senesi şehr-i Rebî‘ülevveli’nin on birinci günü li-ecli’t-ticâre Beç diyârına âzim olan es-Seyyid Ahmed Ağa b. es-Seyyid Mustafa b. es-Seyyid Ahmed nâm kimesne hîn-i azîmetinde Âsitâne-i aliyyede tarafından ber-vech-i âtî rü’yet-i hesâb ile taleb ve da‘vâ ve ahz ve kabz ve husûmete ve lede’l-iktizâ sulh ve ibrâya ve husûs-ı mezkûr mütevakkıf olduğu umûrun küllîsine vekâlet-i âmme-i mutlaka-i sahîha-i şer‘iyye ile kabûlü hâvî vekîl eylediği lede’t-tezkiyye adl ve makbûlü’ş-şehâde idükleri ihbâr olunan kayıkçılar kethüdâsı el-Hâc Mustafa Ağa b. es-Seyyid Osman ve duhân tüccârından el-Hâc Derviş Mehmed Dede b. el-Hâc Mustafa nâm kimesneler şehâdetleriyle mahzar-ı hasm-ı câhidde ber-nehc-i şer‘î sâbit ve sübût-ı vekâletine hükm-i şer‘î lâhık olan merkūm es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa muvâcehesinde zikri [zikr-i] âtî münâza‘amızın hesâbları meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda tarafeynin defâtir ve mekâtîb ve temessükâtına nazar ve yedimizde mevcûd İtalyüniyyü’l-ibâre tezkire? ve evrâk-ı sâire dahi erbâb-ı vukūfuna kırâat ve terceme etdirilerek tüccâr-ı merkūmun ma‘rifetleriyle sehv ve galatdan ârî yegân yegân ber-vech-i dikkat rü’yet olundukda bin iki-yüz otuz altı senesi Zilka‘de-i şerîfe gurresinde ben malımdan üç bin guruş ve müvekkil-i merkūm es-Seyyid Ahmed Ağa dahi malından on sekiz bin sekiz yüz on beş guruş ifrâz ve birbirine halt ile cem‘an yirmi bir bin sekiz yüz on beş guruşa iblâğ ve fâide-i hâsılanın sülüsü benim ve sülüsânı müvekkil-i merkūm es-Seyyid Ahmed Ağa’nın olmak üzere vücûh-ı ticâretle ‘ınânen akd-i şirket ve re’s-i mal-i mecmû‘-i merkūm yirmi bir bin sekiz yüz on beş guruş ile ber-mûceb-i defter-i müfredât Eskişehir’de zuhûra gelen istefe ta‘bîr olunur elli beş sandık taşlık? lüle toprağı ve beş Lahorî şâl ve on beş Kirmânî Acem bohçası ta‘bîr olunur şâl ve bir şâl bohça ve beş Lahorî şâl kese ve on beş vukıyye sa‘leb iştirâ ve eşyâ-i mezkûreyi kabz ve müvekkil-i mezbûrun rızâsıyla Nemçe ülkesine götürüp ve Beç ve Lebiska ve Tiriyesta ve Peşte beldelerinde Rozenos ve Macifardi ve Yuhan ve Milaçko nâm dellâllar yedleriyle âhara bey‘ eylediğimde esmânı …? Forint? ta‘bîr olunur kâğıd ve sâir züyûf ve kâsid makūlesi nesneler olmayarak bilâd-ı mezkûrede râyiç olup altmış kırisiye bir forint i‘tibâriyle gümüş forint ta‘bîr olunan nısf-ı riyâl-i semen-i ceyyid ile on bir bin altı yüz forint yirmi yedi kırisiyeye? bâliğ olmağla semen-i mezkûrun bin altı-yüz doksan üç forint yirmi yedi krisiyesini vekîl-i mezbûrun bi’l-vekâle tasdîk ve kabûl eylediği bâ-defter-i müfredât dellâliye ve hammâliye ve nakliye ve gümrük ve bâc ve komisyonluk ve mahzen kirâsı ve harc-ı râht ve sâir mesârif-i ma‘lûmeye harc ve sarf ve bâkī kalan dokuz bin dokuz yüz yedi forintin sekiz bin üç-yüz altmış altı adedini alâ-tarîki’l-poliçe müvekkil-i mezbûr es-Seyyid Ahmed Ağa’ya irsâl edip mâ‘adâ bin beş-yüz kırk bir adedini umûruma sarfla istihlâk etmiş-idim. el-Hâletü hâzihî zikr olunan dokuz bin dokuz yüz yedi gümüş forintin ol-târihde ve el-yevm kıymetlerine mu‘âdil râyici olan beheri yüz kırk paradan otuz dört bin altı-yüz yetmiş dört buçuk guruşa bâliğ olmağın meblağ-ı mezkûrdan re’s-i mal-i mecmû‘-ı merkūm yirmi bir bin sekiz yüz on beş guruşu fürû-nihâde olundukda on iki bin sekiz yüz elli dokuz buçuk guruş fâide hâsıla olup sülüsü olan dört bin iki-yüz seksen altı buçuk guruş ber-mûceb-i mukāvele nîm hisseme isâbet etmiş olmağla bu sûretle [7b] meblağ-ı merkūm dört bin iki-yüz seksen altı buçuk guruş ile re’s-i malım olup müvekkil-i mezbûrun zimmetine ta‘alluk eden meblağ-ı mezkûr üç-bin guruş ki cem‘an yedi bin iki-yüz seksen altı buçuk guruş hakkımdan ber-vech-i bâlâ istihlâk eylediğim bin beş-yüz kırk bir gümüş forintin fiy’ât-ı mezkûre üzere kıymetleri olan beş-bin üç-yüz doksan üç buçuk guruş takāsan lede’t-tenzîl benim müvekkil-i merkūm Ahmed Ağa zimmetinde ancak bin sekiz yüz doksan üç guruş matlûbum çıkıp lâkin müvekkil-i merkūmun âhara bey‘ için muahharen bana irsâl eylediği bir sandık istefeyi dahi yüz yirmi dokuz gümüş forint semen-i makbûza âhara bey‘ etmemle zikr olunan yüz yirmi dokuz gümüş forintin ber-vech-i muharrer yüz kırk paradan kıymetleri olan dört yüz elli bir buçuk guruş ve müvekkil-i mezbûrun malından bi-gayrı hakkın isti‘mâl ve istihlâk edip tazmîn iktizâ eden bir Lahorî şâl kesenin bi’t-tasâduk kıymeti olan yirmi üç guruş ki cem‘an dört-yüz yetmiş dört buçuk guruş meblağ-ı bâkī-i mezkûr bin sekiz yüz doksan üç guruşdan tarh olundukda bâkī bin dört yüz on sekiz buçuk guruş ve bu husûsda kimesnenin emri yoğiken aldığım akçelerin fâizine verdiğim dört yüz yirmi iki forint ve yalnız me’kûlât ve meşrûbâtıma sarf eylediğim << yirmi üç aded >> bin yüz forint ki cem‘an bin beş yüz yirmi iki forint bu vechile matlûbum olup ba‘dehû otuz yedi senesi hilâlinde ben diyâr-ı mezkûrda iken mezbûr es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’nın yalnız kendi malı olarak âhara bey‘ için bana irsâl eylediği mecmû‘u yirmi üç bin dokuz yüz elli bir guruş kıymetli yirmi altı sandık istefe ve altı Lahorî şâl ve elli yedi kantâr mazodan? zikr olunan istefe ve şalları beş bin üç yüz on iki gümüş forint semen-i makbûza âhara bey‘ edip zikr olunan mazo yedimde mevcûd iken ba‘zı dâyinlerim Nemçe hükümdârına şikâyet ile alacaklarını mutâlebe eylediklerinde hükümdâr-ı mersûm beni habseylediğine binâen bir kantârı elli-altmış forint değer me’mûl iken otuz üç ve otuz dörder forintden cem‘an bin dört yüz elli dokuz forinte satıp ol-vechile mecmû‘u altı bin yedi yüz yetmiş bir gümüş forinte bâliğ olmağla ol-mikdâr forintin bin yedi yüz yetmiş yedi forintini mesârif-i ma‘lûmeye harc edip dört bin dokuz yüz doksan dört adedi bâkī kalmış idi lâkin benim poliçe tarîkiyle kendüye irsâl eylediğim dört bin yüz forint ve öyle diyâr-ı mezkûrda mütemekkin Azor nâm şahsa verdiğim bin yedi kırk yedi forint ve Pondiki nâm şahsa verdiğim yüz doksan iki forint ve kendüye irsâl eylediğim on bir çift piştovun semenlerine verdiğim iki yüz otuz forint bir nısf kantâr nühâs po… ? semenine verdiğim iki yüz elli bir forint ki min-haysü’l-mecmû‘ altı bin beş yüz yirmi forint medfû‘um olup ol-vechile benim merkūm Ali Ağa’ya ziyâde geçmişim olan bin beş yüz yirmi altı gümüş forint ve emri yoğiken Koko nâm şahsa verdiğim dört yüz kırk bir gümüş forint ve bu defa Der-Aliyye’ye gelir iken kimesnenin emrinsiz umûruma sarf eylediğim yüz elli gümüş [8a] forint ki cem‘an iki bin yüz on yedi gümüş forint bu cihetle matlûbum olup ve yine târih-i mezkûrda ben diyâr-ı merkūmda iken gāibân ani’l-meclis tüccârdan el-Hâc Mahmud Ağa’nın yirmi bin guruş ve diğer Ahmed Ağa’nın dahi üç bin beş yüz guruş ki cem‘an merkūm el-Hâc Ali Ağa’ya teslîm eyledikleri yirmi üç bin beş yüz guruşa kendi malından dahi dört bin dokuz yüz doksan üç guruş zamla yirmi sekiz bin dört yüz doksan üç guruşa iblâğ ve elli üç sandık ile seng-i? istefe iştirâ ve bana irsâl edip işbu istefeyi dahi bey‘le fâidesi benim ve merkūmân el-Hâc Mahmud Ağa ve diğer Ahmed Ağa beynimizde müşterek olsun deyu bâ-mektûb bana tahrîr etmiş ise de ben müşâreketi kabûl etmeyip ancak ol-havâlide külliyetli düyûnum olduğundan kabz ve âhara bey‘ eylediğimde esmânı on bin yedi yüz otuz beş forinte bâliğ olmağla semen-i mezkûrda bin dört yüz on altı gümüş forinti mesârif-i ma‘lûmeye sarf edip bâkī kalan dokuz bin üç yüz on dokuz forintin dahi bin doksan dört forinti kezâlik kimesnenin emrinsiz karz aldığım akçelerin fâizine ve iki bin altı yüz forintini mesârif-i lâzımeden başka yalnız kendi me’kûlât [ve] meşrûbâtıma harc ve sarf etmemle mâ‘adâsı olup mezbûr es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’ya irsâl eylediğim beş bin altı yüz yirmi beş gümüş forintin ber-vech-i muharrer yüz kırk paradan kıymetleri olan on dokuz bin altı yüz seksen yedi buçuk guruş henüz re’s-i mal-i mecmû‘-i mezkûr yirmi sekiz bin dört yüz doksan üç guruşa vefâ etmeyip sekiz bin sekiz yüz beş buçuk guruş zarâr terettüb etmiş ise de ben ber-vech-i muharrer matlûbum olan bin dört yüz on sekiz buçuk guruşu müvekkil-i mezbûr es-Seyyid Ahmed Ağa’dan ve sâlifü’z-zikr iki bin yüz on yedi forint ile husûs-ı mezkûr zımnında sebkat eden hizmetimin beyne’t-tüccâr komisyonluk ta‘bîr olunur ecr-i mislini merkūm es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’dan taleb eylediğimde ol-dahi cevâbında şirket-i mezkûreden mâ‘adâ ikinci ve üçüncü maddelerde iki kalem üç bin yüz doksan üç forint mesârifâtın ancak dokuz yüz otuz iki forintini tasdîk ve iki bin iki yüz altmış bir forintini inkâr eylediğinden mâ‘adâsı zikr olunan elli yedi kantâr mazonun beher kantârını altmışar gümüş forinte bey‘ edip ol-vechile fazlası olan bin dokuz yüz altmış bir forint ile eşyâ-i mezkûre semenlerinden dahi mukaddem göndermiş olduğun defterde nâtık olduğu üzere on dört bin dokuz yüz elli dört forint ki cem‘an on altı bin dokuz yüz on beş gümüş forint ketm ve ihfâ etmekle ol-vechile benim hesâb-ı mezkûr üzere sende cem‘an elli dokuz bin iki yüz iki buçuk guruş alacağım vardır deyu tarafeynin takrîrlerimizi kâtib-i mezbûr mahallinde ketb ve tahrîr ve defter edip ma‘an meb‘ûs ümenâ-i şer‘le meclis-i şer‘-i şerîfe gelip tarafeyn ve tüccâr-ı merkūmûn bâ-cem‘ihim hâzır olduğumuz madde-be-madde Ali merkūma inhâ ve tarafeyn dahi tasdîk eylediğimizde evvelâ takrîr-i meşrûhum üzere üç kalem bin beş yüz on altı forint fâiz-i matlûbum ve kendi umûruma sarf eylediğim yüz elli forint ile mersûm Koko nâm şahsa bilâ-emr verdiğim dört yüz kırk bir forinti rucû‘ meşrû’ olmadığı kıbel-i şer‘-i şerîfden bana tefhîm ve ol-vechile cem‘an iki bin yüz yedi forint mutâlebem şer‘an men‘ olunup ber-vech-i muharrer mazo maddesi fetvâ-yı şerîfeye ve ekl ve şürb husûsları dahi kadr-i ma‘rûfunu ihbâra ve mezbûr es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’nın ziyâde müdde‘âsı beyâna havâle olunmuş-idi. Lâkin ol-havâlîde Müslim şâhid bulunamayacağına binâen mezbûr es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’nın husûs-ı mezkûru muktezâ-yı şer‘-i şerîf üzere isbâta kādir olamayacağı derkâr ve benim Bâb-ı Âlî’ye arzuhâl takdîmiyle kırk bin guruş mutâlebemin aslı olmayıp mezbûr es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’nın küllî mutazarrır olduğu âşikâr olmağla tüccâr-ı hâzirûn-ı merkūmûnun tavassutuyla beynimiz ıslâh olunup ben ber-vech-i muharrer tasaddî eylediğim da‘vâlarımdan ol-dahi da‘vâ-yı mezkûresinden her birimiz meccânen fâriğler olup bi’l-cümle husûs-ı mezkûre ve hukūk-ı şirkete ve hesâbda galat vukū‘una ve sâir beynimizde cereyân eden cemî‘-i ahz ve i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ ve hukūk-ı ma‘lûme ve mechûleye müte‘allika mutlakan âmme-i de‘âvî ve mutalebât ve kâffe-i eymân ve muhâsamâtdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini kat‘an hakkımız ve alacağımız kalmamak ma‘nâsına şurût-ı müfsideden ârî ve uhûd-ı mubtıladan berî cebr ve kerhden hâlî ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ve ıskāt-ı tâmm-ı sarîh-i mer‘î ile bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ibrâ ve ıskāt ve her birimiz ber-vech-i muharrer âharın asâleten ve vekâleten ibrâlarını kabul eyledik deyu mukırr-ı mezbûr es-Seyyid Yusuf’un bi’l-cümle takrîr-i meşrûhunu asîl ve vekîl-i merkūm [8b] es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa’ya bi’l-asâle ve bi’l-vekâle tasdîk ve bu vechile külliyen kat‘-ı nizâ‘ ve ref‘-i husûmet ile beynleri ıslâh ve te’lîf olunduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.

Fî 10 C sene [1]241

Mukābele-şüd gereği gibi