.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826)
cilt: 89, sayfa: 62
Hüküm no: 26
Orijinal metin no: [10a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kosta v. Andreya’nın, çayırdan bozma tarlasına, Yorgi v. Kosti, Nikola v. Yorgi ve Panayot v. Yani adlı bahçıvanların müdahale ettikleri

Safra Karyesi’nde tarla keşfi

Ma‘rûz

Sâdır olan fermân-ı âlîlerine imtisâlen zikri câ’î husûsu mahallinde ber-nehc-i şer‘î mu‘âyene ve istimâ‘ ve tahrîr için taraf-ı dâ‘iyânemden irsâl olunan Kâtib es-Seyyid Mehmed Tahir Efendi bi’l-ma‘iyye rü’yete memûrlar [olup] nezâret-i hazret-i şeyhülislâm-ı sellemehu’s-selâmîde âsûde evkāf müfettişi müderrisîn-i kirâm-ı zevi’l-ihtirâmdan fazîletlü Mehmed Ârif Efendi tarafından mürsel Kâtib es-Seyyid Mustafa Efendi ve Havâss-ı refîa kādısı mevâlî-i izâmdan Kâtibzâde fazîletlü es-Seyyid el-Hâc İsmail Fahreddin Efendi tarafından mürsel baş-kâtib es-Seyyid Abdülhalîm Efendi [10b] hâssa mi‘mârı hulefâsından İsmail Kemâlî ve Ali Necîb halîfeler ile Havâss-ı refîa kazâsına muzâfe Çekmece-i Sagīr nâhiyesine tâbi‘ Safra karyesi kurbünde Beylik Değirmen civârında vâkı‘ bir tarafdan Taht-ı Revân Çayırı ve bir tarafdan Ayadere ve bir tarafdan Bosna karyesiyle Safra karyesi beynlerinde olan tarîk ve bir tarafdan değirmen-i mezkûr harkı ile mahdûd çayırdan bozma bir kıt‘a tarla üzerine varıp cerîdede mazbûtu’l-esâmî müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i Nebevî etdiklerinde Istabl-ı âmireye tâbi‘ Emlâk-i hümâyûn nâzırı hâlâ mirâhor-ı evvel-i hazret-i şehriyârî sa‘âdetlü el-Hâc Ali Bey tarafından vekîl-i müseccel-i şer‘îleri Hâs Ahır kâtibi İbrahim Edhem Efendi b. el-Hâc İbrahim sâhib-i arzuhâl Kosta v. Andreya zimmî hâzır olduğu hâlde meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda bahçıvan tâifesinden Yorgi v. Kosti ve Nikola v. Yorgi ve Panayot v. Yani zimmîler asâleten ve zikr olunan Safra Karyesi’nde mütemekkin Topal Andon v. Kostandi zimmînin sulbî kebîr oğlu ve tarafından husûs-ı âtîde vekîl olduğu mirâhor ağa-yı mûmâ-ileyh kayıkçılarından Hüseyin Ağa b. Mustafa ve Korucu Ahmed Ağa b. Ali nâm kimesneler şehâdetleriyle ber-nehc-i şer‘î sâbit olan Foti zimmî muvâcehelerinde hudevendigâr-ı esbak cennet-mekân-ı adn-âşiyân merhûm ve mağfiret-nişân Sultân Bâyezid-ı Velî Hân tâbe-serâhû hazretlerinin evkāf-ı celîleleri mütevellîsi Kadızâde fazîletlü Mehmed Ârif Efendi taraflarından husûs-ı âtiyyü’l-beyânda vekîl olduğu Derviş Mustafa Ağa b. Süleyman ve Çukadâr Mehmed Ağa b. İsmail nâm kimesneler şehâdetleriyle ber-nehc-i şer‘î sâbit olan Çekmece-i Sagīr câbîsi Kara Hasan Ağa b. Ali hâzır olduğu hâlde hâmiş-i arzuhâlde muharrer Istabl-ı âmire defterinden muhrec derkenâr nâtık olduğu üzere işbu mu‘âyene olunup mi‘mârân-ı merkūmân mesâhalarıyla doksan dönüm tarla-yı mahdûd-ı mezkûr mine’l-kadîm Emlâk-i hümâyûndan olarak Istabl-ı âmire-i evvele tâbi‘ Safra çayırlarından sâlifü’l-beyân Taht-ı Revân Çayırı’ndan olup bundan akdemce biçime salâhiyeti olmadığı istihbâr olunarak bin iki yüz otuz altı senesi Ramazânü’l-mübâreğinin yedinci günü mirâhor-ı evvel esbak Halil Ağa sâlifü’z-zikr doksan dönüm çayırı senevî otluk ümenâsına bin iki yüz akçe vermek üzere çayırlıkdan bozup tarla etmek şartıyla hâzır-ı mersûm Kosta zimmîye bâ-temessük iktâ‘ ol-dahi târih-i mezkûrdan beri çayır-ı merkūmu sürerek tarla edip ol-vechile el-yevm bamya mezrû‘ olan Istabl-ı âmire-i evvele tâbi‘ Safra Çayırı’ndan olarak tasarruf olunur iken asîl ve müvekkil-i mersûmdan tarla-yı mahdûd-ı merkūma bi-gayrı hakkın müdâhale etmeleriyle suâl olunup müdâhaleleri men‘ ve def‘ olunmak bi’l-vekâle matlûbumdur deyu hâzır-ı mersûm Kosta zimmînin tasdîkiyle da‘vâ ettikde asîl ve vekîl-i mersûmûn dahi cevâblarında yedimizde olup cânib-i vakf-ı müşârun-ileyhden verilen iki kıt‘a temessük mantûklarınca vakf-ı müşârun-ileyh arâzisinden bir tarafdan Kazdar zimmî tarlası ve bir tarafdan mîrî bahçesi tarlası ve bir tarafdan dere ve bir tarafdan Yanaki oğlu tarlası ile mahdûd senevî altmış akçe bedel-i öşr mukāta‘alı bir kıt‘a çayıra bâ-temessük-i mütevellî mutasarrıf olan Dülger Toma zimmî işbu mu‘âyene olunan doksan dönüm çayır-ı mezkûru ber-vech-i muharrer hudûd-ı mezkûre ile mutasarrıf olduğu çayırdır diyerek bin iki yüz otuz sekiz senesi Recebü’l-ferdinin on üçüncü günü bedel-i ma‘lûm mukābelesinde bizimle müvekkil-i mesfûra bâ-re’y-i mütevellî irbâ‘an fâriğ olduğunda biz dahi ber-vech-i muharrer tefevvüz eylediğimize binâen müdâhale ederiz deyip lâkin asîl ve müvekkil-i mersûmûnun yedlerinde olan temessükleri mantûkunca tefevvüz eyledikleri çayırın hudûdu sâlifü’l-beyân mu‘âyene olunan doksan dönüm tarlaya mutâbık olmayıp karye-i mezbûre civârında vâkı‘ diğer mahalde vâkı‘ tarlaya [11a] <> mutâbık olduğundan mâ‘adâ sâlifü’l-beyân doksan dönüm tarla Istabl-ı âmire-i evvele tâbi‘ Safra çayırlarından olup kadîmden beri ol-vechile bilâ-nizâ‘ zabt ve tasarruf olunageldiğini Bosna karyesi ahâlîsinden Hasan Ağa oğlu Hüseyin ve İbrahim b. Perver oğlu Osman ve Hasan b. Abdullah ve İsmail b. Osman ve Halil b. Hüseyin ve Mehmed b. Osman ve Büyük Halkalı karyesi ahâlîsinden Hasan b. Ömer ve Hüseyin b. Mehmed nâm kizb üzerine tevâtu’ları mutasavver olmayan bî-garaz müslimînden her biri ta‘yîn ve tahdîd ve işâret ederek bi’ş-şöhre ve’t-tevâtür alâ-tarîki’ş-şehâde bi’l-müvâcehe ihbâr eylediklerini küttâb-ı merkūmûn dâ‘îleri mahallinde ba‘de’l-mu‘âyene ve’t-tahrîr kādı ve müfettiş-i mûmâ-ileyhimâ ma‘iyyetleriyle Çarşamba günü Arz odasında huzûr-ı hazret-i sadâret-penâhîlerinde akd olunan meclis-i şer‘a gelip tarafeyn ve hâzirûn-ı merkūmûn muvâcehelerinde alâ-vukū‘ihi inhâ ve tarafeyn ve hâzirûn-ı merkūmûndan her biri dahi tasdîk etmeleriyle bu sûretde zikr olunan doksan dönüm tarla Istabl-ı âmire-i evvele tâbi‘ mîrî Safra Çayırlarından olarak zabt ve tasarruf olunmak iktizâ eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.

Fî 10 L sene [1]241

Mukābele-şüd