.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826)
cilt: 89, sayfa: 67
Hüküm no: 30
Orijinal metin no: [12b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Lidorya bt. Yoseb’in Beyoğlu Hüseyin Ağa mahallesindeki evini, borç karşılığında Emine Hatun’a devrettiği

700 guruş ile Beyoğlu’nda menzil reddine ta‘ahhüd

Ma‘rûz

Sâhibe-i arzuhâl mu‘arrefetü’ş-şahs Lidorya bt. Yoseb nasrâniye evvelâ Çarşamba günü Arz odasında huzûr-ı hazret-i sadâret-penâhîde bi’l-ma‘iyye rü’yete memûr nezâret-i hazret-i şeyhülislâm-ı sellemehü’s-selâmîde âsûde evkāf müfettişi müderrisîn-i kirâmdan fazîletlü Mehmed Ârif Efendi ma‘iyyetle ve ba‘dehû dâ‘îhânelerinde müfettiş-i mûmâ-ileyh tarafından meb‘ûs kâtib Hasan Efendi dâ‘îleri hâzır olduğu halde akd olunan meclis-i şer‘-i münîrde Bogasici Hâfız Mehmed Emîn Ağa b. Mehmed ile li-ebeveyn hemşîresi zâtı mu‘arrefe Havvâ Hatun muvâcehelerinde mezbûr Mehmed Emin Ağa’nın hâlâ zevcesi zâtı mu‘arrefe Hediye bt. Ahmed nâm hatun ile nezâret-i hazret-i müşârun-ileyhde âsûde evkāfdan merhûm Soğukçeşmeli Ebûbekir Efendi vakfının mütevellîsi vâkıf-ı mûmâ-ileyhin mahdûmu müderrisîn-i kirâmdan Mustafa Efendi tarafından mürsel câbî-i vakf el-Hâc Abdullah Efendi hâzır oldukları hâlde vakf-ı mezkûr müsakkâfâtından mahrûse-i Galata hâricinde Beyoğlu nâm mahalde Hüseyin Ağa mahallesinde kâin bâ-temessük-i mütevellî bi’l-icâreteyn mutasarrıfe olduğum ma‘lûmu’l-hudûd ve’l-müştemilât bir bâb menzilim bin iki yüz otuz iki senesi Zilka‘detü’ş-şerîfe gurresinde hâzıra-i mezbûre Hediye Hatun’dan karz aldığım bin yüz elli deynim mukābelesinde her ne zamân edâ-i deyn edersem geri red ve ferâğ olunmak şartıyla mezbûre Hediye Hatun ile zevc-i sâbıkı İbrahim Ağa b. Hüseyin’e bâ-re’y-i mütevellî nısfiyyet üzere ferâğ ve tefvîz ve onlar dahi şart-ı mezkûr ile tefevvüz ve kabûl ettiklerinden sonra mezbûre Hediye Hatun târih-i mezkûrdan otuz yedi senesi şehr-i Rebî‘ülevveli gāyetine gelince elli iki ay müddetde meblâğ-ı mezkûrun beher şehr on ikişer guruşdan bilâ-devr murâbahası altı yüz yirmi beş guruşun ancak beş yüz altmış dört guruşunu ceste ceste malımdan alıp altmış guruşunu almaksızın zevcân-ı mezbûrân İbrahim Ağa ve Hediye Hatun zikr olunan otuz yedi senesi şehr-i Rebî‘ülâhir gurresinde menzil-i mezkûru bâ-re’y-i mütevellî bana red ve ferâğ ben-dahi tefevvüz ve kabûl edip ba‘dehû merkūm İbrahim Ağa fevt olup zevcesi mezbûre Hediye Hatun nefsini merkūm Mehmed Emin Ağa’ya tezvîc etmek takrîbiyle meblağ-ı merkūm bin yüz elli guruşa zevci mezbûr Mehmed Ağa’nın vâlidesi Emine bt. Hüseyin nâm hatuna vermek üzere bi’l-müvâcehe havâle etmekle ben-dahi menzil-i mezkûru havâle olunan meblağ-ı merkūm mukābelesinde yine şart-ı mezkûr ile gurre-i mezbûrede bâ-re’y-i mütevellî merkūme Emine Hatun’a vefâen ferâğ eylediğimde ol-dahi şart-ı mezkûr ile kabûl ve zikr olunan otuz yedi Rebî‘ülâhiri gurresinden işbu kırk bir senesi Şa‘bânü’l-mu‘azzamı gāyetine gelince elli üç ay müddetde kezâlik bilâ-devr murâbaha olarak dokuz yüz bir guruşumu ahz etmiş-idi. El-Hâletü hâzihî mezbûre Emine Hatun bu esnâda fevt oldukda menzil-i mezkûre oğlu mezbûr Mehmed Emin Ağa ile kızı mezbûre Havvâ Hatun kendülere intikāl eder zu‘muyla bi-gayrı hakkın müdâhale edip lâkin benim ber-vech-i muharrer şartla olan ferâğım sahîh ve mu‘teber olmadığından mâ‘adâ bâlâda tafsîl olunduğu üzere gerek hâzıra-i mezbûre Hediye Hatun’un ve gerek müteveffât-ı mezbûre Emine Hatun’un malımdan bilâ-devr nemâ olarak aldıkları bin dört yüz altmış beş guruşa bâliğ olmağın bu sûretde nemâ-i mezkûrun bin yüz elli guruşu asla mahsûb olundukda üç yüz on beş guruş ziyâde geçmiş ise de ziyâde-i mezkûreyi istirdâd da‘vâsına tasaddî etmememle ol-vechile deyn-i mezkûr tamâmen istîfâ olunmuş olduğundan mezbûrân Mehmed Emin Ağa ve Havvâ Hatun’un menzil-i mezkûre müdâhaleleri men‘ olunmak matlûbumdur deyu da‘vâ onlar dahi cevâblarında fi’l-hakīka menzil-i mezkûru evvelâ hâzıra-i mezbûre Hediye Hatun’a ve ba‘dehû müteveffât-ı mezbûre Emine Hatun’a ber-vech-i muharrer şartla ferâğ eylediğimi ve bilâ-devr ol-mikdâr meblağı aldıklarını ikrâr ve i‘tirâf ve hâzıra-i [13a] mezbûre Hediye Hatun dahi tasdîk edip ancak hâzıra-i mezbûre ile müteveffât-ı merkūmeden her biri mâhiye-i mezkûreleri menzil kirâsı olmak üzere almışlar idi dediklerinde takrîr-i meşrûhları üzere ber-nehc-i şer‘î tahliye ve teslîm ve îcâr ve istîcâr bulunmaksızın kirâ ahzı meşrû‘ olmayıp alınan meblağ-ı mezkûr bir livâ-i mahzar hükmünde idüğü taraf-ı şer‘-i şerîfden kendülere tefhîm olundukdan-sonra beynimiz te’lîf olunup ben târih-i i‘lâmdan doksan bir gün hitâmında malımdan mezbûrân Mehmed Emin Ağa ve Havvâ Hatun’a müsâlaha sûretiyle kat‘an li’n-nizâ‘ yedi yüz guruş vermeğe onlar dahi ba‘de’l-ahz menzil-i mezkûru re’y-i mütevellî ile bana red ve ferâğa tarafeynden her birimiz ta‘ahhüd eyledik deyu mukırre-i mesfûre Lidorya nasrâniyenin cemî‘-i takrîr-i meşrûhunu mezbûrân Mehmed Emin Ağa ve Havvâ Hatun ile hâzıra-i mezbûre Hediye Hatun’dan her biri tasdîk ve bu vechile bi’t-terâzî külliyen kat‘-ı nizâ‘ eyledikleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.

Fî 29 L sene [1]241