|
İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826) cilt: 89, sayfa: 91 Hüküm no: 53 Orijinal metin no: [20a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Bilecik kazasına bağlı Hân-ı Cedîd köyü imamı es-Seyyid Hüseyin Efendi b. Hüseyin’in, Bilecik voyvodasından kazanın gelirlerinde hakkı olduğunu iddia ettiği
Bilecik Karyesi’nde vezâyif ferâğından 180 guruş teslîm ile ibrâ
Sâhib-i arzuhâlden es-Seyyid Hüseyin Efendi b. Hüseyin bi’l-ma‘iyye istimâ‘a memûr nezâret-i hazret-i fetvâ-penâhîde âsûde evkāf müfettişi müderrisîn-i kirâm-ı zevi’l-ihtirâmdan Meşreb Efendi hafîdi fazîletlü Mehmed Ârif Efendi dâ‘îleriyle akd olunan meclis-i şer‘-i münîrde hâcegân-ı dîvân-ı hümâyûndan derûn-ı arzuhâlde merkūmü’l-ism Ali Rûhî Efendi b. Mehmed muvâcehesinde nezâret-i hazret-i müşârun-ileyhde âsûde [evkāfdan] sadrâzam-ı esbak merhûm Köprülü Mehmed Paşa Vakfı’nın evlâdiyyet ve meşrûtiyyet üzere mütevellîsi hâcegân-ı dîvân-ı hümâyûndan Ahmed Nesîb Beyefendi çâkerleri hâzır olduğu hâlde işbu yedimde olup meclis-i şer‘-i şerîfde kırâat olunan Anadolu’da Bilecik kazâsı nâibi es-Seyyid Mehmed Tahir Efendi dâ‘îlerinin mühri mutâbık bir kıt‘a i‘lâmı ve hâmişine bâ-fermân-ı âlî Anadolu Muhâsebesi Kalemi’nden derkenâr olunan berevât-ı aliyye kuyûdu nâtıka olduğu üzere merhûm-ı müşârun-ileyhin Anadolu’da Lefke ve Söğüt kazâları mâ-beyninde vâkı‘ zikr olunan Bilecik kazâsına tâbi‘ Hân-ı Cedîd kasabasında binâ ve ihyâ eylediği câmi‘-i şerîfinin imâmet ve hitâbet ve Yâsîn ve Tebâreke ve Âmene’r-resûlü ve Amme ve devr-hân ve mu‘allim-i mekteb cihetleri benim ve müezzinlik ciheti dahi kasaba-i mezbûrede sâkin li-ebeveyn karındaşım es-Seyyid Ömer Halîfe’nin bâ-vezâ’if-i mersûme uhdelerimizde ve vakf-ı müşârun-ileyhin ekser müstağallâtı dahi kurâ ve mezâri‘ olduğundan kadîmden beri câmi‘-i mezkûrda imâm ve hatîb olanlara senede otuz yedi buçuk keyl ve mu‘allim-i sıbyân olanlara senede on beş keyl ve müezzin olanlara dahi senede kezâlik on beş keyl hınta verilegelmiş iken iki yüz otuz dokuz ve kırk seneleri kazâ-i mezbûr voyvodası olup mahsûlât-ı vakf-ı kabz ve ehl-i mürtezikanın vezâ’if-i mersûme ve mu‘ayyenât-ı kadîmesini te’diye ve îfâya mütevellî-i mîr-i mûmâ-ileyhin vekîli olan merkūm Ali Efendi seneteyn-i mezbûreteyne mahsûben kadîmi üzere verilmesi lâzım gelen cem‘an yüz otuz beş keyl hıntayı bana karındaşım mezbûra vermemekle suâl olunup ol-mikdâr hıntayı benimle karındaşım mezbûra teslîme merkūm Ali Rûhî Efendi’ye tenbîh olunmak murâdımdır dedikde ol-dahi cevâbında husûs-ı mezkûru ve te‘âmül-i kadîmi inkâr edip mütevellî-i mûmâ-ileyh dahi tasdîk etmemekle bu sûretde hınta-i mezkûre hizmet mukābili ücret makūlesinden ise de amel-i kadîm bu vechile cârî olageldiğini ve karındaşı tarafından vekâletini isbâta muhtâc olduğu müdde‘î-i mezbûra tefhîm olundukda isbâtdan âciz olduğundan mâ‘adâ yedinde bir gûne sened ve bu husûsa dâir kalem-i mezbûr ve defter-i vakf ve muhâsebe defterlerinde kayd bulunmamağın ber-muktezâ-yı şerî‘at-i garrâ müdde‘î-i mezbûrun kavl-i mücerrediyle bir nesne mütehakkik olmayıp ancak müdde‘î-i mezbûrun fakr-ı hâline merhameten voyvoda-i mezbûr Ali Efendi malından teberru‘an yüz yirmi guruş ve mütevellî-i mûmâ-ileyh dahi kezâlik kendi malından teberru‘an altmış guruş ki ikisi cem‘an yüz seksen guruş ifrâz ve meclis-i şer‘-i şerîfde ad ve tamâmen müdde‘î-i mezbûra def‘ ve teslîm ve umûruna sarfla istihlâke emr eylediklerinde ol-dahi ahz ve kabz ve emirleri üzere umûruna sarfla istihlâk edip bi’l-cümle husûs-ı mezkûre ve seneteyn-i mezbûreteyne bi’l-istihkāk ziyâde ücret ve vazîfe mutâlebesine müte‘allıka da‘vâdan merkūm Ali Rûhî Efendi ile mütevellî-i mîr-i mûmâ-ileyhin zimmetlerini onlar dahi teberr‘uan medfû‘ları olan meblağ-ı müstehlek-i mezkûrun istirdâdına müte‘allıka da‘vâdan mezbûr es-Seyyid Hüseyin Efendi’nin zimmetini her biri kabûlü hâvî ibrâ ve ıskāt eyledikden sonra hıdemât-ı mezkûrenin vezâyif-i mersûmeleri vakt ü hâle nazaran kalîl olup beyne’l-ahâlî cerre ta‘bîr olunur bir mikdâr hınta verilmedikçe yalnız vezâyifiyle edâ-yı hizmet eder kimesne bulunmayacağı zâhir olduğuna binâen câmi‘-i şerîfi mezkûru ta‘tîlden vikāye zikr olunan emânet [imâmet] ve hitâbet ve mu‘allim-i sıbyân ve müezzinlik cihetleri mutasarrıflarına mahsûl-i vakfdan sene be-sene beherine beşer keylden cem‘an yirmi keyl hınta verilmek üzere yedlerine imtisâli [emsâli] misillü bi’t-tevliye temessük i‘tâsıyla tanzîme ta‘ahhüd eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr.
Fî 26 Za sene [1]241
|