|
İstanbul Mahkemesi 147 Numaralı Sicil (H. 1241-1242 / M. 1826) cilt: 89, sayfa: 101 Hüküm no: 66 Orijinal metin no: [22b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Zeliha Hatun’un, kocası kiler-i hassa bölükbaşılarından Şişman es-Seyyid Mustafa Ağa’nın, kiler-i hassa ağası Mehmed Memiş Ağa tarafından darb edildiğini ve bunun tesiriyle vefat ettiğini iddia ettiği
Cerh da‘vâsından men‘
Ma‘rûz
Üsküdar’da Ayazma İskelesi’nde Bostan Sokağı’nda sâkin iken işbu bin iki yüz kırk bir senesi Recebü’l-ferdi evâilinde fevt olan kilâr-ı hâssa bölükbaşılarından Şişman es-Seyyid Mustafa Ağa b. Mehmed’in verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Zeliha bt. Hüseyin nâm hatun ile sulbî evlâdı zevce-i mezbûreden mütevellid es-Seyyid Ahmed ve es-Seyyid Mehmed İzzet ve es-Seyyid Hasan Şâkir nâm sığâr ile âhar zevcesi müteveffât Fâtıma’dan mütevellid medîne-i Mağnisa’da sâkin es-Seyyid Mehmed ve zevce-i mutallakası Nefîse Hatun’dan mütevellidler medîne-i Gelibolu’da sâkin Sarrâc es-Seyyid İsmail nâm kimesneler ile medîne-i Üsküdar’da Eski Vâlide kurbünde sâkine Şerife Fâtıma Zekiye Hatun inhisârı tahakkukundan sonra sâhibe-i arzuhâl zâtı mu‘arrefe zevce-i mezbûre Zeliha Hatun kendi nefsinden asâleten ve oğullar-ı sıgār-ı mezbûrûnun vasî-i mansûbları olmağla vesâyeten Çarşamba günü arz odasında huzûr-ı fâ’izü’n-nûr-ı hazret-i vekâlet-penâhîlerinde ma‘kūd meclis-i şer‘-i münîrde derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism kilâr-ı hâssa ağası Mehmed Memiş Ağa b. Hasan muvâcehesinde ve mûmâ-ileyh Mehmed Memiş Ağa işbu sene-i mübâreke Recebinde regāib gecesi iki nefer külâhlı adam gönderip zevcim mezbûra seni ocak ağası çağırıyor deyu haber vermeleriyle ol-dahi ertesi günü saat üçde kilâr-ı hâssaya vardıkda ağa-yı [23a] mûmâ-ileyh lisânen ta‘zîr ve değnek ile darb edip ba‘dehû tezkire ile menziline geldikde darb-ı mezkûrdan müte’essiren birkaç gece mürûrunda fevt olmağla mûceb-i şer‘îsini bi’l-verâse ve bi’l-vesâye taleb ederim deyu da‘vâ ettikde ol-dahi cevâbında yevm-i mezkûrda ben çağırtmaksızın kendi ocağa <> gelmiş olmağla ben hasta olduğu halde gördüğümde on iki guruş harçlık verip ma‘iyyetine bir bölükbaşı ve üç külâhlı adam terfîk ve hânesine irsâl edip ba‘dehû bir hafta mürûrunda hastalıkdan fevt olmuşdur deyu darbını külliyen inkâr etmekle evvelen bu makūle mecrûh ve mahnûk ve maktûl ve maslûb bulunan kimesnelerin keyfiyyet-i cerâhatleri ma‘rifet-i şer‘le keşf ve mu‘âyene olundukdan sonra defn <> olunmak mu‘tâd iken müteveffâ-yı mezbûr keşf olunmuş olmadığından mâ‘adâ vâkı‘ hâl ağa-yı mûmâ-ileyhin takrîri üzere olduğu ihbâr dahi olunmuş ise de ber-muktezâ-yı şerî‘at-i garrâ müdde‘iye-i asîl ve vasî-i mezbûreden beyyine iktizâ edip lâkin ikāmet-i beyyineden âcize edâ-i tahlîfe dahi tâlibe olmamağla kavl-i mücerrediyle şer‘an bir nesne sâbit olmadığı müdde‘iye-i asîl ve vasî-i mezbûreye tefhîm ve da‘vâ-yı mezkûresiyle mûma-ileyh Mehmed Memiş Ağa’ya bilâ-beyyine mu‘ârazadan men‘ olunduğu İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm oldu. Bâkī emr u fermân hazret-i veliyyü’l-emrindir.
Fî 12 min L sene 1241
|